1970 yılında Kuzey İrlanda’da yaşanan bir dizi gelişme İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu ile İngiltere arasındaki çatışmanın geleceğini belirleyen nitelikte tarihsel olaylar olarak tanımlanır. Bunlardan biri de Belfast’ın Falls caddesinde İngiliz ordusu tarafından ilan edilen sokağa çıkma yasağı ve ardından yaşanan gelişmelerdir. 36 saat içinde 4 kişinin ölümü ve yüzlerce ailenin evlerini terk etmek zorunda kalmasıyla sonuçlanan olaylar özellikle İngiltere tarafında büyük yankı bulmuştur.
3 Temmuz 1970 günü öğleden sonra saat 4:30 sıralarında İngiliz askerleri Balkan sokağında bir eve baskın düzenler. İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu üyelerine ait olduğu iddia edilen evin önünde bir anda yüzlerce kişi birikip İngiliz askerlerine karşı direniş göstermeye başlar. Bunu üzerine İngiliz askerleri kalabalığı gözyaşartıcı gaz bombaları atarak dağıtmaya çalışır.
Ancak kalabalık gitgide daha da büyür. Falls caddesinde barikat kuran göstericiler caddenin girişindeki kavşağı ele geçirdikleri bir otobüsle kapatır ve molotofkokteylleri ve taşlar ile İngiliz askerlerine karşı direnişe geçer. Bir ev baskını bir anda Falls caddesi ve çevresindeki sokaklarda olayların fitilini ateşlemiştir.
İngiliz askerleri ile göstericiler arasındaki çatışmalar sürerken saat 22:20’de Falls caddesi üzerinde uçan bir helikopter bölgede sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini duyurur. Duyuruda yasağa uymayanların derhal tutuklanacağını ve yargılanacağı da belirtilir.
Sokağa çıkma yasağı Falls caddesi ve çevresindeki 50 sokakta ilan edilirken hemen ardından silahlı çatışmalar başlar. 300 aile evlerini bırakarak bölgeyi terk eder. Zaman zaman çatışmalar durulsa da İngiliz askerleri evlere ateş açar, içeriye gaz bombası atarlar. İnsanlar çareyi ancak bodrum katlarına sığınmakta bulurlar.
Bu arada sokaklardaki kapıların önüne içi sirkeli su ile dolu kovalar ve süngerler konulmuştur. Bunlar gaz bombalarından etkilenen direnişçiler içindir. İngiliz askerleri önünde kova olan evleri hususi olarak hedefler.
Gece boyunca sayıları bini geçen İngiliz askerleri ile göstericiler arasındaki çatışmalar devam eder. Gün ışıdığında İngilizler üç İrlandalıyı öldürmüş birini de yaralamıştır.
36 yaşında malulen emekli olan Charles O’Neill, bir İngiliz askeri aracı tarafından ezilir ve oracıkta can verir. Görgü tanıkları O’Neill’in kasti bir şekilde ezildiğini ifade eder.
54 yaşındaki William Burns ise sokağa çıkma yasağı ilan edilmeden iki saat önce evinin eşiğinde İngiliz askerleri tarafından vurularak öldürülür.
Postacı Zbigniew Uglik ise amatör fotoğraf tutkusunu canıyla öder. Çatışmaları belgelemek isteyen Uglik de İngiliz askerleri tarafından öldürülür.
Yaralanan 63 yaşındaki Patrick Elliman da daha sonra hayatını kaybeder.
Direnişle birlikte birçok yerel lider aracılık yaparak olayların sonlanmasını sağlamaya çalışır. Ama ne zaman olaylar biraz durulsa İngiliz ordusu devreye girer ve göstericilere ateş açar, sağa sola gaz bombaları atar.
Sokağa çıkma yasağı Cumartesi gün boyunca ve Pazar günü erken saatlere kadar sürer. Daha da sürmesi planlanan yasağı Falls caddesi ve civarında yaşayanların yeterli yiyeceği olmadığını öğrenen 3 bini aşkın kadın gösterici aşar. Ellerinde erzaklarla yürüyüşe geçen kadınlar İngiliz askerlerinin barikatlarını aşarak evlere süt ve ekmek dağıtır.
Kadınlar Sultan sokağında oluşturdukları bir merkezden yiyecekler dağıtmaya başlar. Binlerce kadın buraya gıda ulaştırmak için sokaklara dökülür.
Kadınların bu direnişi ile birlikte İngiliz ordusu sokağa çıkma yasağını kaldırmak zorunda kalır.
Olayların ardından İngiltere, İngiliz ordusu tarafından yapılan insan hakları ihlallerinin üstünü örtmek için hummalı bir çalışmaya girer. Kamuoyuna kendilerinin terörizme karşı mücadele verdiğini anlatan İngilizlerin Savunma Bakanı, dört sivili öldüren İngiliz ordusu için "Çok zor görevleri özverili bir şekilde yerine getiren ordumuzdan olağanüstü etkilendim" ifadelerini kullanır.
Ancak Falls sokağındaki o direniş Kuzey İrlanda’daki özgürlük mücadelesinin en etkileyici sloganlarından birini afişlere taşıdı: Baskı direnişi besler.