Kürdistan’da Newroz kutlamaları zaten on gün öncesinden başlamıştı. Kürt kadınlarının dünya kadınlarına örnek oluşturan 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlamaları ardından Kürt halkı, Newroz kutlamalarını başlatmıştı. Amed Newrozu açısından merak edilen, katılacak nicelik, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın mesajı ve kutlamada yer alacak konuklardı. Merak edilen tüm bu konularda Newroz kutlamalarına güç katan ilkler yaşandı.
Katılan sayı bakımından tüm zamanların en büyük Newroz’u 2014’te Amed’de yaşandı. Güneş Ülkesi’nde her tarafı kucaklayan güneşli bir bahar günü, milyonlarca Kürdü ve dostunu Newroz meydanına çekti. Yine hem Kürdistan’ın diğer parçalarından ve hem de dışarıdan katılan konuk sayısı ilk defa bu kadar fazlaydı. Özellikle Başur ve Rojava’dan katılımın çokluğu dikkat çekiciydi. Celal Talabani’nin eşi ve merhum İbrahim Ahmet’in kızı Xerohan da Amed Newrozu’na katılanlar arasındaydı.
2013 Newrozu’nda olduğu gibi bu Newroz’a damgasını vuran da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan gelen barış mesajıydı. Bu konuda da günlerdir beklenen gerçekleşmişti. Kürt Halk Önderi’nin Newroz mesajı, kelimenin tam anlamıyla bir “barış çığlığı” idi. Buna tarihin en güçlü barış çağrısı denebilir. Söz konusu barış çağrısı gücünü özgürlük, demokrasi ve kardeşlik ile bütünleşmiş olmasından almaktadır. Bu durum gerçekleşme ve kalıcı olma imkanını artırmaktadır. Zaten mesaj, “Yaşasın halkların kardeşliği” şiarı ile bitmektedir.
Önder Abdullah Öcalan, özgürlük, barış ve kardeşlik vurgusunu çok bütünlüklü ve güçlü yapmıştır. Örneğin, “Direnirken korkmadık, barışırken de korkmayacağız” vurgusu çok güçlüdür. Yine bundan sonraki sürecin “Ya darbelerle ya da tam ve radikal bir demokrasi ile yürüyeceğini” belirtmesi ve bunların arasının kalmadığını vurgulaması çok önemli olmuştur. Çok açık bir biçimde herkes, “barışın yapı taşı olmaya” çağrılmıştır.
Önemli bir husus, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın mesajı ile birkaç gün önce yayınlanan KCK Yürütme Konseyi’nin Demokrasi Deklarasyonu’nun tam bir uyum içerisinde olmasıdır. Önder Abdullah Öcalan da hükümetten ve devletten çok halk kitlelerini, tüm ezilen ve demokrasiye ihtiyacı olan kesimleri muhatap alarak, esas itibariyle onlara çağrılar yapmıştır. Barış mücadelesinde gençlere ve kadınlara özellikle vurgu yapmış olması da dikkat çekicidir. Tabii 2013 Newroz çağrısından bu yana geçen bir yıllık pratiğin sonuçlarının tanımlanması ve AKP hükümetinin sergilediği yaklaşımın açıkça eleştirilmiş olması da önemlidir
Barış mücadelesinin daha zor olduğunu vurgulayan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın, “Biz hegemonik güçlere karşı mücadele ettik, barış ve demokrasiyi ise halklarla birlikte kuracağız” demesi ayrıca bir anlam ifade etmektedir. Yine Kürdistan’daki özgürlük mücadelesinin bölgedeki tüm vesayet rejimlerini gerilettiğini vurgulamış olması, Kürdistan Özgürlük Mücadelesi ile Ortadoğu demokrasisi arasındaki ilişkiyi açıklaması açısından anlamlıdır.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Amed Newroz Meydanı’nda okunan barış mesajı daha çok tartışılacaktır. Bu mesajla Kürt Halk Önderi barış mücadelesinde ne kadar samimi ve tutarlı olduğunu netçe ortaya koymuştur. İmralı’dan yükselen sesin gerçek bir barış çığlığı olduğu bir kez daha netleşmiştir. Türk-Kürt barışını sağlayabilecek tek kişinin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Amed Newrozu’nun kuşkusuz üzerinde durulması gereken başka yönleri de vardır. Hem kitlenin çokluğu ve hem de coşkusu, yine her fırsatta Kürt Halk Önderi’nin özgürlüğünü istemesi kuşkusuz üzerinde durmayı gerektiren çok önemli bir husustur. Zaten Newroz kutlamaları, “Özgür Kimlik, Özgür Önderlik, Özgür Kürdistan” sloganı etrafında yapılmıştır. Kutlamalar sırasında söz alan çok sayıda konuşmacının hemen hepsi de bu gerçeğe dikkat çekmiştir.
Kutlamada yaşanan bir ilk de KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık’ın görüntülü mesajının Newroz meydanında yayınlanmasıdır. KCK’nin görüşleri kısa süre önce yayınlanan deklarasyon nedeniyle bilinse de, KCK Eşbaşkanlığı’nın görüntülü mesajla doğrudan Newroz kutlamalarına katılabilmesi elbette önemlidir. Bu durum, “Acaba müzakere süreci gelişecek mi?” sorusunu gündeme getirmekte ve birçok çevrede böyle bir umut ve beklenti yaratmış bulunmaktadır.
Tabii Amed Newroz kutlamasında asılmış olan “Ya Müzakere Ya Savaş” sloganı da oldukça dikkat çekicidir. Bu slogan adeta Newroz Meydanı’nda toplanan kitlelerin ve tüm Kürt halkının genel kanaatini ifade etmektedir. Halk savaş istediği için değil, müzakere istediği için bu sloganla kendini ifade etmiştir. Zira halk, müzakere olmazsa, müzakere adımı atılarak Kürt sorununun demokratik siyaset temelindeki çözümü gerçekleşmezse, sonunda savaşın gündeme geleceğini bilmektedir. Demokratik çözüm başarılmazsa savaşın gündeme gelmesini hiç kimsenin engelleyemeyeceğini görebilmektedir.
Kuşkusuz Amed Newrozu ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın tarihi Newroz mesajının 30 Mart yerel seçimleri üzerinde çok önemli bir etkisi olacaktır. Newroz kutlamaları demokrat adaylar, özellikle BDP ve HDP adayları için önemli bir destek oluşturmuştur. Amed, Van, Mardin ve Urfa gibi büyük şehirlerin kazanılmasında AKP’nin şansını iyice azaltırken, BDP adaylarının kazanma şansını oldukça güçlendirmiştir. Kalan süre içinde yürütülecek dikkatli çalışma bu sonucu yaratmak açısından yeterli olacaktır.
Newroz kutlamaları ile birlikte HDP’nin seçim çalışmalarının daha da güçlenebileceği belirtilebilir. Özellikle Karadeniz’den gelip de Amed Newrozu’na katılan müzik grubunun verdiği mesajlar, Karadeniz ile Kürdistan’ı birleştiren dilek ve çığlıklar şovenizmi zayıflatarak HDP çalışmalarının önünü açabilir. Newroz’un sonuçları yerel seçim sandıklarına taşınabilirse çok güçlü bir demokrasi hamlesi ortaya çıkabilir.
Tabii seçimde bir demokratik hamlenin yapılması, Kürt toplumunun gelmiş olduğu “ya müzakere ya savaş“ ikileminde müzakere eğiliminin baskın çıkmasını sağlayacaktır. Çünkü bu sloganın anlamı açıktır. “Seçim sonuçları bu ikilemden hangisinin geçerli olacağını belirleyecek” denmektedir. “İsteyen müzakereyi, isteyen savaşı tercih etsin” denmektedir. Daha açık bir söylemle, “Barış isteyen İmralı’ya gitsin, savaş isteyen ise Kandil’e gitsin” denilmeye getirilmektedir. Eğer savaş önlenmek isteniyorsa, o zaman Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın barış çığlığına mutlaka olumlu karşılık verilmeli ve bu şans doğru kullanılmalıdır.
Kürt halkı hem Amed Newroz’unda ve hem de genel Newroz kutlamalarında gerçek bir tarihi demokrasi destanı yazmayı bilmiştir. Barış ve özgürlükte ne kadar kararlı olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Kuşkusuz insanlığa örnek oluşturan bu tutumu selamlıyor, Önder Abdullah Öcalan’ın ve halkımızın Newroz’unu bir kez daha kutluyoruz!
Barış çığlığı
Amed’de merakla beklenen nihayet gerçekleşti. 2014 Newroz kutlamalarında Amed yeni bir tarih yazdı. Tüm zamanların en büyük Newroz’u Amed’de ve diğer kentlerde yaşandı. Amed Newroz Meydanı’nı özgürlük aşığı milyonlarca insan doldurdu. Ve ikinci kez Amed Newroz Meydanı’nı dolduran milyonlar huzurunda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın tarihi Barış Mesajı okundu. Kürt Halk Önderi’nin barış çığlığı, meydanı dolduran milyonlar tarafından “Bijî Serok Apo” haykırışı ile karşılandı.