Barış (Çözüm) süreci ağır, sancılı bir yol izleyerek devam ediyor. Sürecin ağır, sancılı bir yol izlemesini hafifletmek için ilk önce kafamızdaki karakolların yıkılması, en azından karakol duvarlarında gedik açılması için çok çalışmak gerekiyor.

Kemalizmin kafamızda oluşturduğu karakolları yıkmak için az emek sarf edilmedi. Sevgili İsmail Beşikçi “Özgür Gelecek” dergisinin çıktığı dönemde dergiye gönderdiği bir mesajdan dolayı Ankara 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılanıyordu. Son savunmayı ben hazırlamıştım. Sevgili Mehmet Bayrak sonradan yayınladığı “Kürt Kimliği Mücadelesi Özgür Gelecek Dava Dosyası” kitabında benim hazırlayıp tek başıma imzalayıp sunduğum savunmaya diğer avukatların da isimlerini yazarak yayınladı. Ben Beşikçi’nin savunmanı olarak kendi adıma savunmayı hazırlamıştım. Diğer savunmanlar “arkadaşımızın savunmasına iştirak ediyoruz” demişlerdi. Duruşmada Savcı Talat Şalk benim ismimi not defterine kayıt etmişti. Duruşma sonrasında kürsüye yaklaşıp kartvizitimi vermiş “ev adresi ve ev telefonum belki yanınızda yok, kartvizitimin arkasına yazdım” deyip duruşma salonundan çıkmıştım. Kürt Özgürlük Mücadelesi dört yaşında idi. Ve İsmail Beşikçi ilk defa yargılandığı bir davadan beraat ediyordu. Beşikçi 1990 yılının Mart ayında “Devletlerarası Sömürge Kürdistan” kitabından dolayı yeniden tutuklandı. 30 Temmuz 1990 günü tahliye edildi. Serhildanların başladığı yıl idi. Ve İsmail Beşikçi ilk defa hakkında açılan dava devam ederken tahliye edilmişti.
Kürtler Kemalizmin kafalarda oluşturduğu karakolların yıkılması için çok ağır bedeller ödediler. Dağlarda 30 bini aşkın evladını şehit verdiler. Hapishanelerde yattılar. Sürgün edildiler. Fail’i malumlara kurban edildiler.Şüphesizki yalnız Kürtler bedel ödemedi. Sayıları az da olsa Kemalizmin kelepçelerinden kurtulan sosyalist ve demokrat Türk aydınları, Türkiyeli emekçilerde bedel ödedi. Türkiyeli emekçi mazlum halklar da 10 bin evladını 30 yıllık süreçte kaybetti. Müslüman demokratlar da Kemalizmin karakollarının yıkılması için 90 yıldır bedel ödüyorlar.
Türk resmi ideolojisinin (Kemalizm) kafalarda oluşturduğu karakollar tamamen yıkılmamasına rağmen çatısı, duvarları yıkılarak viraneye döndü. Şimdi bu resmi ideolojinin tahribatlarını tamir zamanıdır. Bu tahribat öyle “Biz et ile tırnağız”, “Bizler kardeşiz” gibi demode laflarla tamir edilmeyecektir. Ortadoğu’da Kürt ve Türk halkı arasında demokratik saygı ve birliktelik oluşturularak çözüme gidilecektir. Sadece Kürt ve Türkiye halkı arasında değil, Kürt ve İran hakları, Kürt ve Arap halkı arasındada demokratik saygı ve birliktelik sağlandığında, tüm Ortadoğu halkları eşit olduklarında, İslam toplumunun 56 apartman dairesinin yanında 57.ci olarak Kürtlere de bir apartman dairesi ayrıldığında Ortadoğu huzur ve barışa kavuşacaktır.
BDP heyeti Kandil’in son mektubunu sayın Öcalan’a ulaştırmak için yola çıktı. Büyük bir olasılıkla bu hafta sonunda BDP heyeti Öcalan ile yeniden görüşecek. Öcalan uzun süreli ateşkes ve diyalog sürecinin devamı için gerekli açıklamaları yapacaktır.
Beşikçi’nin savunmasını yaparken 27 Nisan 1990 tarihinde şunları söylemiştim “Müvekkilimiz Mahkemeye sunduğu yazılı sorgusunda belirttiği gibi Türkiye çok hızlı bir toplumsal ve siyasal değişme sürecindedir. Hukuk kurumları bu değişmenin mümkün olduğu kadar sancısız ve sarsıntısız bir şekilde gerçekleşmesi için gerekli ortamın hazırlanmasına katkıda bulunmalıdır. Bunun içinde yargılma süreci ideolojik gerçekleri değil, toplumun somut gerçeklerini, bilimsel düşünceyi dikkate almalıdır. Ülkenin uzun vadeli çıkarları bu yöndedir”.
Türk Mahkemelerinden son dönemlerde cılızda olsa bu yönde kararlar çıkmaktadır. Bu yöndeki kararların çoğalması süreci daha da hızlandıracaktır. Herkesin duyarlı olması gerekir. Kemalist karakolların geride kalan harabelerinin yerle bir olması biraz da buna bağlıdır.


KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* PKK MK Üyesi Mehmet Sevgat, 8 Nisan 1987 tarihinde Herekol Dağı’nda bir çatışmada şehit düştü. Cesedi Kasaplar Deresine bırakıldı.
* 1914 Bitlis Kürt hareketinin öncüsü Melê Selim Efendi, 9 Nisan 1914’te Bitlis’te idam edildi.
* İlk Kürtçe mizah dergisi TEWLO Serhat Bucak’ın imtiyaz sahipliğinde, Tarık Tolunay’ın imtiyaz sahipliğinde 10 Nisan 1992 senesinde İstanbul’da yayınlanmaya başlandı.
* 10 Nisan 1930’da İngiliz mandasındaki Irak hükümeti Kürtçeyi Kürdistan’ın Güneyinde resmi dil olarak kabul etti.
* 10 Nisan 1991 tarihinde Güney Kürdistanlılar BM G.Konseyinin aldığı 668 sayılı karar gereği Çekiç Güç kontrolunda topraklarına geri döndüler.
* 12 Nisan 1995 tarihinde Holanda’nın Lahey kentinde PKDW (Sürgünde Kürdistan Parlamentosu) açılış toplantısını üyelerinin yemin töreni ile yaptı. PKDW daha sonra muhtelif tarihlerde Viyana, Moskova, Kopenhag, Oslo, Roma, Brüksel olmak üzere 7 toplantı gerçekleştirdi. Tüzük gereği KNK’nin kuruluşu ile birlikte PKDW kendisini fesh ederek KNK’ye katıldı.
* 14 Nisan 1925 tarihinde Azadi örgütünün kurucusu ve ilk Genel başkanı Miralay Xalit bey, Bitlis eski mebusu Yusuf Ziya, Y.Ziya’nın kardeşi teğmen A.Rıza, damadı Faik bey ve Melê A.Rahman Bitlis’te idam edildiler.
* 14 Nisan 1959 tarihinde Niğde CHP Milletvekili Asım Eren’in Kerkük olayları nedeniyle verdiği misilleme önergesini protesto etmek için 105 Kürt üniversite öğrencisi telgraf gönderdi.