
Ödül töreninde konuşan filmin başrol oyuncusu ve senaristi Selamo (Abdülselam Kılgı), “Kürtçe film yaptığımız için festivalde kendimizi öteki gibi hissettik. Zira basın tarafından sansürlendik. Bu yılki festivalde sansürlenen filmlere ödüller verildi, biz de 12 Eylül dönemine tokat atmak istedik“ dedi. Konuşması ayakta alkışlanan Selamo, devamla şunları söyledi: „Bu ülkede 30 yıldır bir savaş var. Yıllardır bu ülkede Kürtlerin dili ve müzikleri yasaklandı, asimile edildi. Şimdi bunlar kabul ediliyor, ne yazık ki 30 yıl önce bunu kabul edebilseydik her şey farklı olurdu. Beraber yasamak aşk gibidir. Birbirimizi ötekileştirmeden kardeşçe yaşamak istiyoruz. Tek bir damla kanın dökülmemesi için, kardeşçe barış içinde yaşayabilmek için sanatçıların bu güçlerini kullanmasını diliyorum. Bugün sanat için burada buluştuk. Bir gün de Diyarbakır’da barış için buluşalım.”
Ödüller mücadele edenlere...
Meş filmiyle En İyi Sanat Yönetmeni ödülünü alan Gıyasettin Şehir de, savaşın, cinsel ayrımcılığın olmadığı, demokratik, özgür, bağımsız ve müreffeh bir toplum içinde yaşamayı dilediğini söyledi. Devamla, „Bu ödülü, demokratik ve aydınlık gelecek için mücadele eden insanlara adıyorum“ dedi.
Selamo ile Shiar Abdi’nin senaristliğini üstlendiği Meş filmi, 12 Eylül 1980 darbesinin öncesi ve sonrasında Mêrdîn’in (Mardin) Nisêbîn (Nusaybin) ilçesinde geçiyor. Darbe zaman zaman hissedilmektedir. Cengo ile birlikte bir grup çocukla arkadaş olan Xelîlo, dışlandığı dünyadan uzaklaşır. Xelîlo’nun arkadaşlarından bazılarının aileleri ilçeyi terk eder, bazılarının yakınları bilinmeyen yerlere götürülür. Tüm bunların ortasında yer alan Xelîlo ise ağzında sigarası ile sessiz protestosunu sürdürmektedir.
Festivale ‘Zenne’ damgası
“Ve Kadın Dünyaya Dokundu” ana temasıyla yapılan 48. Altın Portakal Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda 13 film yarıştı. Bu 13 filmin dokuzu ilk film olma özelliğini taşıyor. Caner Alper ve Mehmet Binay’ın yönetmenliğini yaptığı “Zenne” beş dalda aldığı ödüllerle geceye damgasını vurdu. En İyi Film Ödülü’nü, Hasan Tolga Pulat’ın “Güzel Günler Göreceğiz” filmi aldı. En İyi Film Jüri Özel Ödülü’nü “Nar” filmiyle Ümit Ünal aldı.
Gecede ödül alan konuşmacıların en çok değindiği konular, “kadına karşı şiddet, ötekileştirme, sansür, savaş, telif hakları ve öğretmen atamaları oldu. “Zenne” filminin yönetmenleri, SİYAD Ödülü’nü aldıktan sonra “Projemize destek için Kültür Bakanlığı’na başvurduğumuzda, filmimizin destek vermeye uygun olmadığı cevabını aldık. Bugün aldığımız ödülün, ilahi bir adalet olduğuna inanıyoruz. Din, dil, ırk, cinsiyet fark etmeksizin aynı Tanrı’nın çocuklarıyız. Dürüstlük bazen öldürebilir, Ahmet Yıldız kardeşimiz bu yüzden öldürüldü. Kimliklerimizi saklamadan yaşayabileceğimiz bir Türkiye hayal ediyoruz.”dedi. Güzel Günler Göreceğiz filmiyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü’nü alan Nesrin Cevadzade, ödülünü Sovyetler Birliği yıkıldıktan sonra dünyanın dört bir yanına dağılan bütün güzel ve yalnız kadınlara adadığını söyledi.
“Geriye Kalan” filmiyle En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü alan Devin Özgür Çınar, “Bu ödülü bu ülkede kendini öteki olarak hisseden ve hissettirilen herkes adına alıyorum.” dedi. Zenne filmindeki rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü’nü alan ikinci isim Tilbe Saran, “Bu ödül vicdana gitti. Oynadığım karakterin adı Sevgi’ydi, bu ödül sevgiye gitti. Sanat toplumun vicdanıdır” ifadelerini kullandı.
KÜLTÜR SERVİSİ