Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a uygulanan ağırlaştırılmış tecridin hiçbir şekilde insani değerlerle uyuşmadığını söyleyen Prof. Norman Paech Avrupa devletlerinin sessizliğinin de kabul edilemez olduğu söyledi.

Uluslararası hukuk uzmanı Prof. Norman Paech, Türk devletinin Öcalan üzerine uyguladığı ağırlaştırılmış tecridin hiçbir şekilde insani değerlerle uyuşmadığını söyledi. ANF’ye konuşan Prof. Paech, Avrupa devletlerinin sessizliğinin de kabul edilemez olduğunu söyledi.

Türk devletinin son yıllarda Kürdistan’da yürüttüğü savaş ile yaşanan ağır insan hakları ihlalleri kaygıyla izlediğini belirten Alman bilim insanı “Bu savaşı durdurabilecek, Türk devletiyle Kürt hareketi arasındaki çatışmayı sonlandırabilecek, bölgede yaşayan halkalara barışı getirebilecek tek isim Öcalan’dır. Tüm bunlar da Öcalan’ı özgürlüğüyle sağlanır” diye konuştu. Öcalan’ın özgürlüğe kavuşmasının sadece Türkiye’de değil, aynı zamanda Ortadoğu’da da tarihi olumlu gelişmelere yol açabileceğine dikkat çeken Prof. Paech “Ben Öcalan’ın gücüne ve etkisine bizzat onunla yaptığım görüşmede de tanık oldum” dedi.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile 1996 yılında Suriye’nin başkenti Şam’da yaptığı görüşmeyi hatırlatan Prof. Paech devamla şunları söyledi: “O görüşmeden sonra Öcalan’ın Ortadoğu’da en etkileyici figürlerden birisi olduğu kanısına vardım. Öcalan’ın bu etkisini hiç azaltmadan bugün de sürdürdüğünü düşünüyorum.”

Avrupa ülkeleri harekete geçmeli

Önemli rolüne rağmen Öcalan’ın iki yıldır ailesiyle görüşmesine bile izin verilmediğini hatırlatan Prof. Norman Paech, İmralı’da devam eden tecride karşı Avrupa ülkelerinin sessizliğini de kınadı.

“Her şey bir yana Öcalan’a uygulanan tecrit insanlık dışıdır ve hiçbir şekilde Avrupa’nın değerleriyle bağdaşmıyor” şeklinde tepkisini gösteren Alman bilim insanı; Avrupa Konseyi üyelik anlaşmasını, İşkenceyi Önleme Komitesi’nin (CPT) şartları ve Uluslararası İnsan Hakları Sözleşmesi gibi Türk devletinin imzalayarak kabul ettiği şartlara dikkat çekti.

“Avrupa devletlerinin İmralı’daki bu duruma göz yumması kabul edilemez” diyen Paech, Türk devletinin İmralı’daki uyguladığı hukuksuzluğun son bulması için başta federal Alman hükümeti olmak üzere Avrupa ülkelerinin harekete geçmesini istedi.

‘Leyla Güven’in eylemi  çok anlamlı’

Prof. Paech Leyla Güven ile arkadaşlarının eylemini de çok anlamlı bulduğunu aktardı. Açlık grevleri eylemlerinin sonuç vererek Öcalan üzerindeki tecridin kalkmasını ummadığını belirten Prof. Paech “Açlık grevine girenlerin sağlık durumlarının kötüleşmemesini diliyorum” diye konuştu.

‘Rojava saldırının önüne geçilmeli’

Geçtiğimiz günlerde Berlin yönetiminin yaptığı “Türk devletinin Suriye topraklarına askeri müdahalede bulunmasını istemiyoruz” açıklamasını da değerlendiren Prof. Paech şu çağrıları yaptı: “Rojava’ya saldırının önüne geçilmesi için uluslararası güçler ve batılı ülkeler Erdoğan iktidarına baskılarını artırmalı. Erdoğan artık başka bir ülkenin topraklarına saldırının uluslararası hukuku çiğnemesi anlamına geldiğini anlamalı. Burada önemli bir rol Almanya’ya düşüyor. Federal hükümet açıklamalarla sınırlı kalmayarak tavrını pratikte göstermeli. Tabii ekonomik çıkarlar baskın geliyor, Almanya her iki halka da (Türkler ve Kürtler) eşit yaklaşmalı. Almanya’nın bu savaştaki tek katkısı üstleneceği barış misyonu olmalı.”

ANF/HAMBURG