Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi İzmir İl Örgütü tarafından Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi'nde "Barış ve Anayasa" konulu panel düzenlendi. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Eş Sözcüsü Arif Ali Cangı, Yrd. Doç. Dr. Maya Arakon, BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ve Prof. Dr. Mithat Sancar'ın konuşmacı olarak katıldığı panele, İzmir'de bulunan çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.


Cangı: Barış için adım atılmalı

Panelde ilk konuşan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Eş Sözcüsü Arif Ali Cangı, sürecin Kürt meselesi konusunda oldukça önemli bir süreç olduğuna dikkat çekerek, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın çağrısıyla birlikte çözüme oldukça yaklaşıldığını ifade etti. Barış olmadan anayasa yapmanın imkansız olduğuna işaret eden Cangı, "Barış Türkiye'nin geleceği açısından çok önemlidir. Öcalan'ın mesajını önemsiyoruz. Toplumun her kesiminin de önemsemesini istiyoruz. Barış için bundan sonra somut adımlar atılmalıdır" dedi. Kürt meselesinin çözümünü Türkiye'yi demokratikleştireceğini belirten Cangı, sürece herkesimden insanın dahil edilmesinin önemine vurgu yaptı.

'Akil insanlar' olsun

Yrd. Doç. Dr. Maya Arakon ise Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu günden bu yana farklı din ve kimliğe mensup insanlardan korktuğunu ifade ederek, 90 yıllık bu dönemde ciddi bir tektipleştirmenin yaşandığına işaret etti. Asimile politikalarına Kürt halkının karşı durduğunu belirten Arakon, Kürt halkının varlığının inkar edildiğini söyledi. "Türkiye'de adalet saraylarının olması, bu ülkede adaletin olduğu anlamına gelmez" diyen Arakon, adaletin sağlanması gerektiğini ifade etti. Başlayan barış süreciyle birlikte basında sıkça "Akil adamlar" diye bir cümlenin kullanıldığını belirten Arakon, "Akil adamlar" isminin derhal düzeltilmesi gerektiğini belirterek, "İçinde Barış Anneleri'nin ve Cumartesi Anneleri'nin olmadığı bir barış, barış değildir. Bu nedenle savaşta en çok zarar gören kadınlar bu süreçte ses vermelidir. Bu 'Akil adamlar', 'Akil insanlar' olsun, doğru olan budur. Süreç sonuna kadar desteklenmelidir" dedi.

'Anayasa her kesime hitap etmeli'

BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ise, barış umutlarının filizlendiği bir döneme girildiğini söyledi. Yeni anayasanın toplumun her kesimine hitap etmesi gerektiğini belirten Kaplan, "Bu duruma herkes kendi penceresinden bakmalıdır. Toplumun her kesiminin fikirleri alınıp, tartışılmalıdır" diye konuştu. Kaplan, Türkiye'nin yüzde 90'ının barış istediğini ve bu süreçte barış isteyen insanların seslerinin çıkması gerektiğini dile getirdi. "Akil insanların" içinde savaşta en çok zararı gören kadınların olması gerektiğini söyleyen Kaplan, kadınların olmadığı bir barışın, barış olmadığını belirtti. Sürecin oldukça hassas bir süreç olduğuna işaret eden Kaplan, "Provokasyonlar olabilir. Bu süreçte bu gibi durumların karşında kitlesel durulmalıdır" diye konuştu.

'O mektup herkes için yazıldı'

Prof. Dr. Mithat Sancar da konuşmasında, süreçle birlikte büyük bir coşkunun hakim olduğunu ifade ederek, coşkuyla birlikte herkesin içinde çeşitli tedirginliklerin hakim olduğuna dikkat çekti. Böyle bir süreçte provokasyonların da olabileceğini dile getiren Sancar, "Bu süreç yeni bir süreçtir. Bu süreçte başarılı olunursa, Türkiye yeniden kurulacaktır. Yeni bir kuruluş bazı kesimleri tedirgin edecektir. Bu kadar tedirğinliğin olması aslında bize yeni bir sürecin başladığını gösterir" dedi. Mandela örneğini veren Sancar, Mandela'nın beyazları ikna etmeye çalıştığını vurgulayarak, "Taraflar uzlaşmaya girmelidir. Ortada büyük kaygılar var" dedi. Öcalan'ın barış için yazdığı mektubu da değerlendiren Sancar, "O mektup herkes için yazıldı" dedi.

DİHA/İZMİR