Kürt kadınlar, bu yılki 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'ne bulundukları her yerde ‘Özgür Kadınla Demokratik Ulusa’ şiarıyla giriyor. Gün vesilesiyle değerlendirme yapan PAJK Koordinasyon Üyesi Roza Pınar, demokrasiye, barışa ve özgürlüğe özlem duyan tüm kadınları meydanlara akmaya çağırdı.


Özgürleşme mücadelesi yürüten kadınlar için 8 Mart günü nasıl bir anlam taşıyor?

Sorunuza cevap vermeden önce 8 Mart vesilesiyle kadın olmanın anlamını ve onurunu özgürlük mücadelesiyle yaşayan, yaşatan tüm kadınları saygıyla selamlıyorum. Anlamlı ve özgür bir yaşamı gerçekleştirme hedefi ile canlarını feda eden değerli şehitlerimiz önünde eğiliyor, anılarını yaşatma sözünü bir kez daha yenilediğimizi belirtmek istiyorum. Özgür kadın gerçeğini yaratma temelinde amansız mücadele veren, bu konuda yüksek emek ve çaba ile tarihi adımlar atarak, Kürt kadınları bugünkü devrimsel süreçlere taşıyan Önderliğimizin 8 Mart’ını kutluyor, onunla özgür koşullarda ve mekanlarda yeniden buluşma temelinde özgürlük mücadelemizi zaferle taçlandıracağımızı belirtiyorum.  
Kadına karşı şiddeti, işkenceyi, taciz-tecavüzü, komplocu, her türlü saldırıyı reva gören anlayış sahibi ve güçleri de büyük bir nefret ve öfke ile gün vesilesiyle bir kez daha lanetliyorum.  
8 Mart; emeğine, kimliğine sahip çıkmak, savunmak için verilen mücadelenin günüdür. Aynı zamanda kadınla özdeş olan temizliğin, dürüstlüğün, güzelliğin, sevginin, barışın, kardeşliğin, eşitliğin ve özgürlüğün de günüdür. Irkçılığın, şovenizmin, militarizmin, cinsiyetçiliğin sonucu olarak gerçekleşen kadın katliamlarına karşı çıkma günüdür. Bir başka açıdan 8 Martlar, insanlaşma ve toplumsallaşma tarihinin derinliklerinde kaybolan ve dişil özelliklerle yaşam sürmüş olan özgürlükçü, ekolojik toplumun yeniden güncelleştirilmesi anlamını taşımaktadır.
8 Mart sadece bir günlük bir araya gelinen, kadının ruhunu ve duygusunu yansıtacağı bir gün değildir, daha örgütlü, bilinçli mücadeleyi geliştirmenin günüdür aynı zamanda. Kadını kendi hakikatinden kopartan, yabancılaştıran ve yaşamı özünden boşaltan kapitalist modernitenin politikaları ile hesaplaşmasının, ideolojik ve stratejik esaslar temelinde kendisini programa ve örgütlülüğe kavuşturulmasının günüdür.  

Kürt kadınlar 8 Martlara nasıl bir anlam biçiyor?

8 Mart; Kürdistan’da direnişi yükseltmenin ve dünya kadınları ile dayanışmanın yanı sıra, aynı zamanda tarihsel ve felsefik anlamlar yüklenerek kadın özgürlük mücadelesinde yeni doğuşların günü ve adımı olmuştur. Kadını ilk sömürge, sınıf ve ulus olarak tanımlayan Önderliğimiz, adı olup da kendisi olmayan kadında bir uyanışı yaratmıştır. Daha sonraki yıllarda kadın ordulaşması ile kadının kendi gerçeği ile yüzleşmesini sağlamıştır. Dünyada bir ilk olarak Kadın Kurtuluş İdeolojisini oluşturarak, Kürdistan kadının partileşmesine yol açmıştır. Bu anlamda denilebilir ki, Önder Apo’nun kadın özgürlük çabaları ile yeniden yaratılan kadın ve mücadele gerçeği, Kürdistan’da her günün 8 Martlara dönüşmesini sağlamıştır.                           
Son yıllarda Kadın Özgürlük Hareketimiz öncülüğünde toplumsal aydınlanma ve bilinçlenme çalışmaları temelinde küçümsenmeyecek düzeyde hamle ve kampanyalar geliştirildi. Hareket olarak özellikle geliştirdiğimiz hamle ve kampanyaların startını 8 Martlarda vermeye çalışıyoruz. Kürt kadınları öncülüğünde geliştirilen “Jin Jiyan e, Jiyanê Nekuje” kampanyası ile başlayan süreç, 8 Mart 2009’da başlattığımız “Kimsenin Namusu Değiliz-Namusumuz Özgürlüğümüzdür’’ kampanyası ile devam etti. Ardından 8 Mart 2010’da geliştirdiğimiz “Özgürlük Mücadelesini Yükseltelim–Tecavüz Kültürünü Aşalım’’ kampanyası önemli toplumsal ve siyasal  tartışmalara yol açtı. Gerek 'namus’ gerekse de 'tecavüz’ kavramları ile kadın erkek gerçeğinin ve bir bütün olarak toplumsal cinsiyetçiliğin tarihsel nedenlerini görünür kılmada etkili oldu. Daha sonra ‘Rêber Apo'yu özgürleştirelim, soykırıma son verdirelim’ şiarı ile başlattığımız hamle, özgürlük ve direniş mücadelemizi zirveye taşırdı. Kürdistan’ın her günü, kadınlar öncülüğünde gelişen mücadele ile direniş günü oldu. Özgürlük iddiasını güçlendiren, çabasını büyüten günlere dönüştü.

Bu yılki 8 Mart’ı nasıl karşılıyorsunuz?
Bu yılki 8 Mart’ı ‘Özgür Kadınla Demokratik Ulusa’ kampanyası çerçevesinde, özgür yaşamı ve demokratik ulus sistemini inşa temelinde karşılıyoruz. Hamlesel bir yaklaşımla kadın iradesini, gücünü örgütleyerek, toplumsal iradeyi geliştirmenin ve bunu sisteme dönüştürmenin çabası bu yıl da ağırlık kazanacaktır. Bunun için başlattığımız kampanya, bütün alanlarda sürece ivme kazandıracak ve demokratik ulus inşasında kadını öncülük görevlerine sahip çıkma doğrultusunda daha örgütlü kılacaktır.
İçinde yaşadığımız dünya, kadınlara ait bir dünya değildir. Kadının inkarı üzerinden inşa edilen erkek egemenlikli uygarlık, kadınları yaşamın tüm alanlarından dıştalamıştır. İtaat etmek dışında kadının kabul görülme koşulu ortadan kaldırılmıştır. Ancak buna karşı isyan eden bir toplumsal gerçeklik söz konusudur. 'Nasıl yaşamalı' sorusuna cevaplar aranmakta ve özgürlük arayışları buna göre gelişmektedir. Kapitalist moderniteye karşı tüm kadınlar, kendisine ait olanı, kendi emeğiyle yaratmak durumundadır. Kadın eksenli ve öncülüğünde yaratılacak toplumsallık, kadınların kendi yaşam alanı, dünyası olacaktır.
Bugün evrensel boyut kazanan Özgür Kadın Hareketimiz, bize ait olmayan bu dünyada kendi toplumsallığımızı, kendi yaşam sistemimizi, dünyamızı yaratmanın adı, onun ifadesi olmaktadır. Bu anlamda tüm dünyada kadınlar arası sevgi, güven, ortaklaşma, dayanışma, birlik ve bunlar temelinde bir zihniyet, kültür geliştikçe, kapitalist modernite sistemi de mutlaka aşılacaktır. Paris Katliamı ile birlikte özgür yaşam iradesini canları pahasına koruyan Sakine, Fidan ve Leyla yoldaşlarımız etrafında gelişen kadınların uluslararası dayanışma ve birlik ruhu, bunun önemli ve anlamlı adımı olmuştur.
Gelinen aşamada özgürlük sorununun salt kadının değil, aynı zamanda erkeğin de içinde olduğu toplumsal bir sorun olarak görülmesi ve bu temelde Önderliğimizin de belirttiği gibi üçüncü cinsel kırılmayı egemen erkek zihniyete karşı geliştirerek toplumsal özgürlük kanallarının açılmasının sağlanması gerekmektedir. İşte bugün Kürdistan’da Kadın Kurtuluş İdeolojisi temelinde erkek egemenlikli sisteme ve zihniyete karşı kadın öncülüğünde, kadın renginde, kadınların ve halkların lehinde gelişen devrimsel bir süreç yaşanmaktadır. Kürdistan kadını öncülüğünde gelişen Kürdistan devrimi, aynı zamanda bir Ortadoğu devrimi niteliğini de taşımaktadır. Bu anlamda PAJK militanları olarak 2014 8 Mart'ını ve baharını devrim, zafer ve özgürlük ruhuyla karşılıyor, bunun moral, coşku ve heyecanını yaşıyoruz.  
İçinde yaşadığımız zamanı ve mekanı kavramak, yaşamak ve hissetmek biz kadınlara güç verecektir, özgürlük eğilimini güçlendirecektir. 2014 yılı Önderliğin başarı ve çözüm beklentilerine cevap olacak kadın özgürlük çizgisinde çözüm ve başarı yılı haline getirmek, demokratik kurtuluş sürecinin temel ruhu ve gelişim doğrultusu olacaktır. Yaşamı inşa etmek, beslemek, güzelleştirmek, özgürlüğünü gözetmek kadının var olma gerekçesidir. O halde yaşamın özgürlüğüne, anlamına ve güzelliğine daha fazla bağlanacağız. Güzelliğimiz, gücümüz, heyecanımız anlamlı ve özgür yaşam arayışından ve gelişiminden kaynağını alıyor. Yaşama değer katmak, yaşamı heyecanlı, güzel ve yaşanmaya değer kılmak; savaşımızın da, zorluklarımızın ve yoksunluklarımızın da gerekçesidir. Büyük yaşamamızın büyük gerekçeleri var.

Gün dolayısıyla kadınlara neler söylemek istersiniz?

Bu temelde 2014 8 Mart’ını başta bölgemiz Ortadoğu olmak üzere tüm kadınların ortak mücadele günü haline getirerek, ortak dayanışma ve birlik anlayışını yükseltelim! Halkların, toplumların özgürlük umudunu güçlendirerek kardeşliği, birliği yaratalım! Meydanlara, alanlara, sokaklara akın ederek, özgürlüğümüzü haykıralım, tüm alanları kadının özgür yaşam alanlarına dönüştürelim! Cinsiyetçiliğe, milliyetçiliğe, dinciliğe, soykırımcı asimilasyoncu zihniyet ve politikalara karşı özümüze, kültürümüze, dilimize, tarihimize ve ruhumuza sahip çıkarak, bu değerlerimizi yüksek bir bilinç ve inançla koruyalım! Ulusal birliğimizi sağlayarak topyekün toplumsal direnişimizi yükseltelim! Paris Katliamı'nın karanlıkta kalmasına izin vermeyelim, mutlaka aydınlatılması için çalışmalarımızı yoğunlaştıralım, uluslararası dayanışma birliğini yükseltelim! Sara yoldaşımızın direnişçi ruhu ile, Rojbin yoldaşımızın yüksek çalışma performansı ve Ronahi yoldaşımızın yaşam dolu enerjisi ile şehitlerimize sahip çıkarak devrimci görev ve sorumluluklarımıza yüklenelim, kadın özgürlük mücadelemizi bu temelde radikalleştirelim!
Ezilen, sömürülen ve kardeşliğe, demokrasiye, barışa ve özgürlüğe özlem duyan tüm kadınların ve halkların özgürlüğü Kürdistan’da Reber Apo’nun özgürlüğünden geçtiğinin bilinciyle 8 Martla birlikte  baharı büyük bir kararlılık, iddia ve umutla karşılayalım! Reber APO’nun özgürlüğü kadınların ve halkların özgürlüğüdür diyelim. 8 Mart, tüm kadınlara, analara, halklara, insanlığa kutlu olsun!



ARJÎN ROZERÎN/QENDÎL