
- AKP Hükümeti ve uluslararası güçler, Sayın Abdullah Öcalan’a savaş esiri ve siyasi bir önder olarak yaklaşmalı.
- Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın tutuklanan tüm avukatları derhal serbest bırakılmalı.
- Türk devleti ve PKK çift taraflı ateşkes ilan etmeli.
- Türk devleti bir dönem Sayın Öcalan ile yürüttüğü diyalog sürecini yeniden başlatmalı ve bu görüşmeler resmi bir şekilde yürütülmeli.
- Sayın Öcalan, Kürt sorununun çözümünde rolünü oynayabilmesi için İmralı’dan çıkarılmalı ve normal yaşam koşullarını sürdürebileceği uygun bir yere nakledilmeli.
- Sayın Öcalan’ın PKK ile birebir ilişki kurabileceği imkanlar yaratılmalı.
- PKK’yi ‘terör örgütü’ olarak adlandıran tüm yasalar ile ırkçı-ayrımcı yasalar kaldırılmalı.
- Türkiye’de hazırlanan yeni anayasada Kürt halkı ve Türkiye’de yaşayan diğer halkların kimlikleri tanınmalı, ulusal, kültürel ve anadil hakkı garanti altına alınmalı.
- Başta Sayın Öcalan olmak üzere KCK adı altında tutuklananlar serbest bırakılmalı ve Türkiye’deki siyasi gözaltı ve tutuklamalara son verilmeli.
- Tüm bu şartların yerine getirilmesi ardından PKK resmi bir protokol çerçevesinde silahlı mücadeleye son vererek siyasi sürece katılmalı.
Öte yandan konferansta alınan kararların uluslararası alana taşınması için harekete geçileceği, sivil itaatsizlik eylemleri, konferanslar ve seminerler de yapılarak konunun gündemde tutulacağı belirtildi.
DİHA/HEWLÊR
Paris Barosu’ndan avukatlarla dayanışma
KCK Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın avukatlarının tutuklanmasına tepki gösteren Paris Barosu, BM prensiplerine saygı gösterilmesini istedi.
Avrupa hükümetleri tarihin en büyük avukat tutuklaması karşısında sessizliğini korurken, Paris Barosu avukatlarla dayanışma ve destek açıklamasında bulundu. Türkiye’deki „tutuklu meslektaşlarının durumuna ilişkin derin endişe“ içinde olduklarını belirten Paris Barosu, avukatlara yönelik baskı ve tehditlere son verilmesini istedi.
Paris Barosu, Türk makamlarını, „Türkiye’de tüm koşullarda avukatların ve dernekleşmelerinin bağımsızlığı ve özgürlüğü ile bağlantıları ve iletişimlerinin gizliliğini güvenceye almasını„ istedi. Baro, „BM 8. Kongresi tarafından kabul edilen suçların önlenmesi ve suçlulara muameleyi içeren Baroların rolüne ilişkin temel prensipler kapsamındaki 18 prensibe saygı“ istedi. Bu prensiplere göre; „Avukatlar mesleki faaliyetlerinden dolayı müvekkilleri veya müvekkillerinin davası ile eş tutulmamalı.“
Türk makamlarından „Avukatlara karşı tüm saldırı, tehdit, gözdağı ve baskılara son vermesi“ çağrısında bulunan Paris Barosu, Türkiye’deki baroları da “Üyelerine destek olmaya, avukatlık mesleğinin bağımsızlığı, özgürlüğü ve bütünlüğünü yükseltmeye” çağırdı.
SELMA AKKAYA/PARİS