
Ankara'ya barış taleplerini haykırmak için Manisa'nın Saruhanlı ilçesine bağlı Azimli köyünden giden 7 kişiden Emin Aydemir ve Resul Yanar yaşamı yitirdi, 2 kişi ise yaralandı. 1993 yılında Ağrı'nın Doğubeyazıt ilçesinden Azimli'ye göç eden Aydemir 5 çocuk babası bir inşaat işçisiydi. DEP döneminde de aktif siyaset yürüten Aydemir, HDP Saruhan ilçe yöneticisi olarak görev yapıyordu. Babasıyla birlikte büyük bir sevinç ve umutla Ankara'ya doğru yola çıktıklarını anlatan Oktay Aydemir, "Ege'nin ücra köşesinde bulunan bir yerden barış için Ankara'ya gittik. Babam özgürlük ve barış yolunda yaşamını yitirdi. Onun bıraktığı yolda mücadelesini devam ettireceğim" dedi. Eşinin savaş dursun artık ölümlerin olmasın diye Ankara'ya gittiğini belirten Yıldız Aydemir ise, "Artık yeter. Bu ülkede 40 yıla yakındır kan akıyor. Kimse ölmesin, savaş dursun diye gittiler, maalesef katledildiler. Bu zülüm yeter. Artık anneler, eşler, çocuklar ağlamasın" diye konuştu. Ölümlerden sorumlu olanların er ya da geç hesap vereceğini ifade eden Aydemir, "Allah Erdoğan'ın evine ateş düşürsün" dedi.
İlk mesajı barış oldu
Ankara Katliamı'nda yaralanan Cafer Altun, hastaneye ağabeyi tarafından ilk getirildiğinde ölü sanılarak morga konuldu. Daha sonra şans eseri yaşadığı anlaşılan ve hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınan Altun'un babası Mehmet Ali Altun, oğlunun doktorlar aracılığıyla ilk kez mesaj gönderdiğini ve sadece "Barış, barış, barış" dediğini söyledi.
Morgdan alındı
Doktorlar tarafından bir bacağı dizinin üstünden kesilen Altun, Numune Hastanesi'nde yoğun bakımda tedavi görüyor. İstanbul'dan 2 kardeşi ve arkadaşıyla barış mitingine katılan Altun'un babası Mehmet Ali Altun, yaşadıklarını şöyle anlattı:
"Çocuğumu bulduktan sonra odasına girdim. Elini tuttum, sadece gözlerini açıp üç damla yaş akıttı. Doktorlara 'Çocuğumun bacağını neden diz altı değil de diz üstü kestiniz' diye sordum. Hoca, 'Bildiğiniz gibi değil, çocuğunuz bize böyle gelmedi, morgda bulduk' dedi. Hastane yönetiminden bizim tanıdığımız bir doktor Cafer'i ararken, morga gitmiş. Sonra bulunca nabzına bakmış, nabzı vuruyor. Ayağını da göğsünün üstüne koymuşlar. Ondan sonra yukarı çıkartmışlar."
Doktora minnettarız
Oğlunu bulan doktora minnet duygularını dile getiren baba Altun, "Anası ölmüş, cenazesine gitmemiş gençlere yardım etmek için. Çok teşekkür ediyorum" dedi. Oğlunun doktorlar aracılığıyla kendisine bir mesaj gönderdiğini de belirten Altun, "Ağzından sadece üç kelime çıkmış Cafer'in. Barış, barış, barış…" dedi.
Barışın bedeli ağırdır
Ankara Katliamı'nda yaralanan yüzlerce kişiden biri olan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Damla Yeltekin ise 17 arkadaşıyla birlikte Çanakkale'den mitinge katıldı. Arkadaşlarından 1'i yaşamını yitirirken, 4'ü ise yaralandı. Katledilenlerin barış umudunu yaşatmaya devam edeceklerini dile getiren Yeltekin, "Barış için yola çıktığımızda başımıza nelerin geleceğini tahmin edebiliyorduk. Çünkü barış kolay değildir. Bedeli ağırdır" dedi. "Biz barış istiyoruz. Barışın gelmesi için elimizden gelen her şeyi yapmaya devam edeceğiz" diyen Yeltekin, "Bu devlet hep katildi. Bizim başımıza hep böyle şeyler geldi. Şimdi yapmamız gereken tek şey bütün topluma barışı anlatmak" diye ekledi.
Bomba parçası hep hatırlatacak
Karnına saplanan şarapnel parçası ile kısa süreli bir bilinç kaybına uğradığını anlatan Yeltekin, "Arkadaşlarım beni hastaneye götürürken ilk etapta çevreme bakmaya korktum ama yapılanları görmem lazımdı. Kim olduğumuzu öğrenmek için bazen yaşadıklarımızı görmemiz lazım. Şimdi içimde patlamanın bir paçası var. Bana zarar vermediği sürece içimde kalmasını istiyorum. Kim olduğumu, ne olduğumu hatırlatması için" diye belirtti.
Ankara Katliamı'nda hayatını kaybeden Azize Onat, Selim Örs, Vahdettin Özgan, Cemal Afşar ve Ahmet Katurlu için İstanbul'da Zivzik Derneği'nde taziye kuruldu. Taziyede konuşan Vahdettin Özgan'ın oğlu Kerem Özgan, babasının barış mücadelesinin yerde kalmayacağını belirterek, "Bir parçam yarım kaldı ama daima onu yaşatacağım. Gittiği bu yolda barış için can verdiği bu yolda yürüyeceğim" dedi.
Doğan okuduğu üniversitede anıldı
Katliamda yaşamını yitiren İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencisi Güney Doğan için de Ayazağa Kampüsü'nde anma etkinliği düzenlendi. Doğan'ın anne ve babası ile okul arkadaşlarının katıldığı etkinlikte "Dersim'de bir Fidan, Güney Doğan", "Katil devlet hesap verecek" sloganlarıyla Doğan'ın okuduğu İnşaat Fakültesi önüne yürüyüş düzenlendi. Fakülte önünde kurulan serbest kürsüde arkadaşları Doğan'ı anlattı. Doğan için üniversite bahçesine fidan dikildi.
HABER MERKEZİ