Amed Barosu'ndan bir heyet üç günlük Güney Kürdistan ziyareti çerçevesinde Şehit Rüstem (Mexmûr) Kampı Belediyesi'ni de ziyaret etti. Amed Baro Başkanı Tahir Elçi’nin başkanlığını yaptığı heyet, Mexmûr Belediye Eşbaşkanları Bermal Colemêrg ve Mamosta Kendal ile Dışilişki sorumlusu Polat Çelê ile meclis üyeleri tarafından karşılandı. Ziyaret amaçlarının kamp hakkında bilgi almanın yanında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı demokratik çözüm süreci içinde kampın nasıl bir rol aldığını; kampın taleplerini, beklenti ve umutlarını, geri dönüş koşullarını öğrenmek olduğunu ifade eden Elçi, bu konuda hazırlayacakları bir raporu kamuoyu ile paylaşacaklarını; hükümetin ilgili kurumlarına ileteceklerini söyledi.


Kamp nüfusu 12 bin

Belediye Eşbaşkanı Mamosta Kendal, 20 yılı aşkın bir süredir kendi toprakları üzerinde mülteciliğe sebep olan koşulların Türk devletinin inkar ve imha sisteminin olduğunu kaydederek, “Devletin insanlık dışı zülmüne karşı isyan ederek topraklarımızı terk ettik” dedi. 12 bin civarındaki kamp nüfusunun geride bıraktığı süreci, dönem dönem kamuoyu ile paylaştıklarını söyleyen Kendal, 1998 yılında bu kampa gelinceye kadar 8 kamp değiştirmek zorunda kaldıklarını anlattı.  

Kürtçe eğitimde tecrübeliler

KCK sistemi çerçevesinde kurumsal yapısı ile özerk bir yönetim şeklini esas aldıklarını söyleyen Mamosta Kendal, bölge güçlerinin siyasi çelişkilerinin kampa da yansıdığını ve kimi zorlanmalara neden olduğunu ifade etti. Mamosta Kendal, mültecilik sürecinde Kürtçe eğitimin 1995 yılında başladığını, şu an itibari ile kreşten akademiye kadar tüm eğitim kurumları ile ciddi bir tecrübe, birikim kazandıklarını ve Kürtçe eğitimin alt yapısını tüm Kürdistan'a verebileceklerini söyledi.


Geri dönüş için şartları
Dış ilişkiler sorumlusu Polat Çelê, kampın geri dönüş koşullarının tek ve vazgeçilmez şartının Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü olduğunu söyledi. Geri dönüş için koşul ve zeminin uygun olmadığını kaydeden Çelê, Öcalan'ın özgür olmadığı bir zeminde hiç kimsenin güvencede olamayacağını ifade etti. 20 yıl önce hangi gerekçelerle topraklarını terk ettilerse halen aynı koşulların var olduğunu savunan Polat  çelê, şöyle devam etti: “Geri dönüş için ilk şartımız Önderliğimizin özgürlüğü ve müzakere sürecinin başlamasıdır. Çocuklarımız burada eğitimi Kürtçe alıyor, yasal zeminde bu sağlanmalıdır. Güvenlik önemli bir sorun, terk ettiğimiz yerlere çeteler ve paramiliter güçler yerleşmiş durumda. Maddi ve manevi tazminatlar elbette karşılanacaktır, ancak bu şart Önderlik ve PKK’nin çağrıları olmadan bir anlam ifade etmez. Tek başına köyleri inşa etme ve tazminat ödeme geri dönüş için kabul edilemez taleplerdir. Bu halk özgürlüğü için bunca bedel ödedi. Özgür yaşayıp kendi kendini idare etmelidir.”

Hewlêr ambargo uyguluyor

Çelê, temel insani ihtiyaçlarının yerel hükümet, Bağdat ile Birleşmiş Milletler tarafından siyasal yaklaşımlarla karşılanmadığına da dikkat çekti.
Belediye Eşbaşkanlarından Bermal Colemêrg de yerel hükümetin ambargosuna maruz kaldıklarına dikkat çekti. Colemêrg, Federe Kürdistan Hükümeti'nin siyasi yaklaşımlardan dolayı bir yılı aşkın süredir ihtiyaçlarının kesildiğini söylerken, son süreçte belediyeye verilen ödeneğin de kesildiğini ifade etti.
Çocuk ve kadın sağlığı konusunda hiçbir yatırım yapılmadığını belirten Bermal, şunları söyledi: “12 bin nüfusa yakın bir yerleşim yerinde bir ambulans yok. Bir doktor var, o da Arap ve halkın sorunlarını ancak tercüman aracılığı ile öğrenebiliyor. Çocuklar kendi dilleri ile eğitim almalarına rağmen sosyal faaliyet alanları halen yok. İçme suyu kullanılacak durumda değil, havanın sıcaklığı ve coğrafyadan kaynaklı kimi hastalıklar baş gösteriyor."

 ANF/MEXMUR