Ülkedeki karmaşa, bazı uzmanlar tarafından, "Libya barut fıçısı; kibritse General Haftar'ın elinde" sözleriyle anlatılıyor.
Geçtiğimiz günlerde Haftar'a bağlı güçler "Libya'nın Onuru" adıyla bir operasyon başlatmış; Pazar günü, Genel Ulusal Kongre olarak bilinen Parlamento'ya saldırı düzenlenmişti. Parlamento çalışmalarının yarım kalmasına ve oturumların otelde devam etmesine yol açan operasyonu, Haftar'a bağlı Albay Muhtar Fermana öncülüğündeki "Libya Ordusunun Liderleri" adlı grup düzenlemişti.
Ulusal Ordu seyrediyor!
Gelinen aşamada, Haftar komutasındaki silahlı güçler, savaş helikopterleri ve uçakları da kullanarak Bingazi'deki rakip güçleri bombalıyor. Saldırılar, hiçbir hükmü kalmamış Ulusal Ordu'nun gözleri önünde yapılıyor. Tobruk Üssü'ndeki askeri güçlerin Haftar komutasına dahil olması ise, emekli generalin güç dengeleri açısından bir hayli avantaj kazanmasına neden oldu. Tobruk Hava Üssü'ndeki askerlerin Libya Hükümeti'nin ilan ettiği hava ablukasına rağmen Haftar komutasına geçmesiyse, hükümetin etkisizliğini gösteren bir başka ibare olarak kayıtlara geçti.
Özel Harekat da Haftar'la
Tobruk Hava Üssü'ne bağlı güçlerin hemen ardından Pazartesi günü Özel Harekat Şefi Wanis Bukhamada da, kendisine bağlı güçlerle birlikte, 'terörizme karşı savaşan' Haftar'a destek vereceklerini açıkladı.
Özel Harekat Kuvvetleri, radikal gruplara karşı mücadele etme meşruiyetine sahip ender oluşumlardan biri. Bu kuvvetler, Temmuz 2011'den bu yana Bingazi'deki devlet görevlilerine yönelen suikastlerinden de ilk hedefleri arasındaydı. Bu saldırılar ise genelde radikal İslamcı gruplar tarafından düzenleniyordu.
Destek meşruiyeti artırdı
Gözlemciler, Özel Harekat Kuvvetleri'nin Haftar'a desteğinin şaşırtıcı olmadığını, Libya Hükümeti'nin radikal gruplara karşı mücadeledeki pasif tavrının bu desteği koşulladığını belirtiyor. Gözlemciler ayrıca, Bukhamada'nın açıkladığı destekle birlikte, Haftar'ın meşruiyetinin arttığına dikkat çekiyor. Trablus Hükümeti ise, bu gelişmeler yaşanırken, izlemekten başka bir şey yapamıyor.
Kan gölüne dönüşme kaygısı
Gözlemciler, doğuda konumlanmış ve 2011'deki isyana aktif katılmış radikal milis gruplarının General Haftar'a aynı sertlikte cevap vermesi durumunda, ülkenin kan gölüne dönüşeceğini belirtiyor. Grupların geçen hafta sonu Haftar'a bağlı Bingazi Üssü'ne yönelik GRAD füzeleriyle gerçekleştirdiği saldırı da endişeleri derinleştiriyor. Ayrıca, Zintan milisleri de generale destek veriyor. Destek sonrası, düşmanlıkları bir süredir devam eden Zintan milisleriyle Misrata milisleri arasında, başkent çevresinde yoğun çatışmalar yaşanmasından kaygı duyuluyor.
Hükümetin önlemi: Tatil!
Libya Hükümeti'nin almayı önerebildiği tek önlem ise, tatil! Hükümet, resmi internet sitesinden yayınladığı açıklamayla, Ulusal Parlamento'nun çatışmaları önlemek amacıyla tatile girmesini önerdi. Açıklamada, bu zorunlu tatilin yeni Parlamento'nun seçilmesi ve başbakanın yeniden güvenoyu almasına kadar sürmesi önerildi. Zira Mayıs ayı başındaki kaotik ortamda seçilen başbakan, ülkedeki grupların önemli bir kısmı tarafından meşru görülmüyor. Parlamento, Hükümet kanadından gelen öneriyi henüz kabul etmiş değil; ancak çalışmalarını Parlamento binasına yönelik sık sık gerçekleştirilen saldırılar nedeniyle zaten sürdüremez halde.
Ülkede son olarak Pazar günü Parlamento binasına Zintan milisleri tarafından saldırı gerçekleştirilmiş; milisler, Parlamento'nun fesh edilmesini ve yetkilerinin Kurucu Meclis'e devredilmesini talep etmişti. Baskında, General Haftar'ın Bingazi'deki cihatçı taburlara yönelik gerçekleştirdiği taarruzu 'darbe girişimi' olarak niteleyen İslamcı milletvekilleri de esir alınmıştı.
Bir televizyon kanalında "ordu adına" konuşan bir albay ise, Geçici Hükümet'in görevini sürdürdüğünü, Ulusal Parlamento çalışmalarınınsa askıya alındığını ilan etti. Ancak kağıt üzerinde "ülkenin en üst otoritesi" olan Hükümet'in, Şubat ayından beri yetkisi bitmiş durumda. Biten yetkinin sürekli uzatılması da protestolarla karşılanıyor. Ordunun bu küçük çaplı darbesinin gelişmeleri nasıl etkileyeceğiyse, henüz bilinmiyor.
TRABLUS