
Baş döndürücü gelişmeler yaşanırken Türk askerinin Güney'deki işgalini Başika üzerinden Şengal-Musul hattına kadar taşıyan KDP Genel Başkanı Mesud Barzani, iki gün Ankara'da ağırlanarak, işbirliği pekiştirildi. Barzani, MİT, Milli Savunma Bakanlığı (Türk Özel Kuvvetler Komutanlığı), Cumhurbaşkanı, Başbakan görüşmelerinin ardından önce HDP, hemen ardından da Hüda-Par'ın da içinde yer aldığı diğer partilerle görüştü.
HDP, görüşme ile ilgili herhangi bir açıklama yapmazken diğer partiler Barzani'nin mesajlarını ve izlenimlerini basınla paylaştı. Buna göre Barzani, basın toplantısında 'çözüm süreci' istemini dillendirmesine rağmen bu konuda umutsuz. Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşın devam edeceğini, diğer Kürt grupların da tercih yapması gerektiğini ifade etti. Barzani de Hüda-Par, Hak-Par gibi partilerle yaptığı toplantıda, Kürt Özgürlük Hareketi'ni eleştirdi, AKP yönetimindeki Türk devleti ile işbirliğinin önemini anlattı.
Türk himayesine ihtiyaç
Barzani'nin Ankara'daki temaslar dizini, verilen mesajlar ve Türk medyası ile KDP medyasının işleniş biçimine bakıldığında, bu işbirliğinin pekiştirilmesinin Barzani açısından üç temel nedeni var:
* Federe Kürdistan Başkanlığı görevi bittiği halde koltuğu bırakmayan Mesud Barzani ve partisi KDP, Güney Kürdistan'da tetiklediği ciddi bir krizin içinde. Barzani, KDP dışındaki ana gövdeyi temsil eden partilerin kendisine cephe aldığını ve iktidarının tehlike altında olduğunu düşünüyor. Bunun için de Türkiye'nin himayesini güçlendirdi; Suudi Arabistan ve Türkiye'nin yanında Sünni hattına yapıştı. Ulusal hattan ziyade mezhep hattında tercih yaptı. Tüm Kürdistan'da ve Kürt temsiliyetinde Barzani'nin temsil ettiği çizgi ile PKK'nin demokratik, ilerici ve halkı önceleyen çizgisi mücadele ediyor. Barzani, PKK çizgisinin başarmasını istemiyor; Hewlêr ile Duhok arasına sıkıştırıldığını düşünüyor. Dolayısıyla kendisine aradığı kurtarıcının Türkiye olduğundan emin.
* Şengal operasyonundaki tavrı düşünüldüğünde Musul operasyonu içinde yatırım yapmaya başladı. PKK'nin "Musul operasyonunda yer almaya hazırız" açıklamaları düşünüldüğünde Barzani, bu olasılığın dışlanmasını istiyor. Musul operasyonu olacak ve Barzani, PKK'dense KDP-TC ortaklığının Sünni blok ile birlikte bu operasyona katılmasını istiyor. Ankara ziyareti bunun teyidi içindi.
* Barzani ve bağlı grupları Rojava'da gittikçe küçülüyor; etkisi iyice azaldı. PYD öncülüğündeki Rojava güçlerinin yakaladığı düzeyi, tehdit olarak görüyor. Bu konuda Türk devleti ile benzer kaygıları taşıyor ve işbirliğini zorunlu görüyor. Rabia'ya 'Rojava pêşmergesi' yerleştirmesi, ENKS'yi Halid Hoca'nın ekibiyle Riyad'a göndermesi ve Cerablus operasyonunda Türk tarafında yer alalacak olması bunun sonucu.
MİT'e gittiğinin farkındaydı
Sonuç olarak yeniden şekillenme sürecindeki Ortadoğu'da Türk devletinin partneri KDP Genel Başkanı Mesud Barzani'dir. Türk devleti, Kürt Özgürlük Hareketi'ne ve Kürtlerin ulusal birliğine karşı KDP'yi bir koçbaşı olarak kullanıyor. Cerablus-Ezaz ve Şengal-Musul hassasiyeti, Kürt düşmanlığının uzun vadeli projeksiyonudur. Türk devleti, bunu tamamen başardığında Kürtlerin bir yüzyıl daha statüsüz bırakılacağını hesaplıyor. Dolayısıyla KDP Genel Başkanı Mesud Barzani, protokol kuralları ve teamüller yerle bir edilerek MİT'e götürülürken niye gittiğinin farkındaydı.
ANKARA