KDP polisi, Güney Kürdistan sokaklarını da Kuzey Kürdistan sokaklarına dönüştürdü adeta. Güneydeki sivil toplum kurum ve kuruluşlarına AKP tarzı tutuklama ve gözaltı operasyonları yapmaya başladı. Son derece demokratik bir biçimde örgütlenen halkın demokratik kurumlarına durduk yere baskın yapıyor. İnsanları yaka paça gözaltına alıyor. Sanki gözaltına aldıkları Kürt değil ve orası da Kürdistan değilmiş gibi...
Polisine giydirdiği üniformadan tut, operasyonu gerçekleştirme tarzına kadar, saldırı ve baskın konseptini belirleyen zihniyetten tut, fiziki koşullarının oluşturulmasına kadar, her şeyin dışarıdan ithal olduğu örtünemeyecek kadar apaçık. Kürdistan’da Kürt olacaksın, bir sivil kurumu yürüteceksin ve Kürdistan bölge hükümetinin polisi tarafından onur kırıcı bir tarzda, sanki yabancı bir ülkedeymişsin gibi yaka paça gözaltına alınacak ve sorgulanacaksın.
Kürt Halkının onuru da, iradesi de bunu kabul edemez. Kürtlerin büyük bir kısmı artık Barzani’nin bu uygulamalarından utanır ve iyice tepkilenir oldu.
Geliştirdiği uygulamalar, adeta arı kovanına çomak sokmaktır. Ama çomağı başkalarının onun eline verdiği de oldukça açıktır. Kürtlerin göstereceği tüm tepkileri göze alarak, bu uygulamalara gitmesinin altında, çomağı eline verene olan muhtaciyetidir, bağımlılığıdır.
Barzani başından beri Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin ve Önderliği’nin başarılarını, Kürtlerin başarılarından saymadı hiçbir zaman. Bu yönlü gelişmeyi kendi gerilemesi olarak gördü tersine. Bundan dolayı da ne zaman ortaya ciddi bir gelişme çıksa, hep engellemek için elinden geleni ardına koymayan bir tutum içinde oldu. Özgürlük Hareketi başkalarıyla çatışırken, kendisi arayı iyi tutmaya çalışan bir duruş içinde olurken, çatışılan güçlerle çatışmaların durduğu, azaldığı, çözüm umutlarının yükseldiği süreçlerde ise tam bir bozguncu tutum içine girdi.
Rojava’da Kürt halkının çok değerli bedeller ödeyerek ortaya çıkardığı devrimsel gelişmelere karşı takındığı bozguncu tutum, KDP’nin bu karakterini ispatlamaya yetmektedir. Rojava ve Güney Kürdistan’ın arasına kazdırdığı utanç hendekleri bunu daha da derinleştirdi. Yetmedi, şimdi Güney Kürdistan’da örgütlü olan sivil kuruluşların çalışanlarını, Kuzey Kürdistan ve Türkiye’de gerçekleştirilen KCK operasyonlarından aşağı kalır yanı olmayan operasyonlarla tutukluyor, sınır dışı ediyor, kapılarına mühür vuruyor.
Peki derdi nedir acaba Barzani’nin?
Kürt sorununun başta Kuzey olmak üzere diğer parçalarda çözülmesini istememektedir. Çünkü bugüne kadar uluslararası kapitalist güçlerin, Kürtler adına tanımaya yanaşıp resmi olarak muhatap aldıkları tek güçtü. Neden böyleydi? Çünkü bölge dengeleri içinde, bu uluslararası güçlere hizmet eden bir güçtü. Kendini siyasi kullanıma hep açık tutuyordu. Şimdi Barzani’nin Kürtler adına uluslararası platformlardaki bu muhataplığı sona eriyor. Rojava’daki yeni oluşum, giderek muhataplık kazanıyor. Kürtlerin adına giderek resmi düzeyde uluslararası platformlarda da kabul görme şansı artıyor Rojava’daki oluşumun. Tabii ardı sıra ortaya çıkan gelişmelerin yarattığı büyük korkuyu da buna eklemek gerekir. Kısacası Kürtlerin özgürlükçü demokratik kazanımları, Barzani’nin modernist kapitalist çıkarlarıyla ters orantılı olduğu için bu kadar saldırganlaşır. Bu saldırganlık giderek derinleşebilir de. Çünkü İmralı muhataplığı daha da ileri bir düzeyde. Üstelik kapitalist işbirlikçiliğin aleyhine ve özgürlüğün, demokrasinin, eşitliğin lehine. İşte bu yüzden uykusu kaçıyor Barzani’nin.
Bu uygulamaları dünyanın neresinde olursa olsun Kürtlerin kabul etmesi mümkün değildir. 21.yy’la adını bir Demokratik Ulus olarak yazdırmak isteyen özgürlükçü Kürtler, bunu elbette kabul edemezler, tepki gösterirler. Ancak bu uygulamaların, içinde olduğumuz zamanın ruhuna ters olan boyutları düşünüldüğünde, gösterilen tepkiler yetersizdir. Tepkiler daha caydırıcı bir nitelikte olmalıdır. Bu uygulamaların tümünden bizzat Barzani’nin kendisi sorumludur. Emrindeki polis gücü ise belki de, kendisine giydirilmiş yeni üniformanın modernist cazibesinin ve aldığı maaşın peşinden gitmektedir. Tıpkı eskiden PKK gerillasıyla girdiği çatışmalarda, cebinden kuru ekmek çıkan esir peşmergelerin muhtaç olduğu maaşın, ölüme götüren cazibesi gibi.
Barzani’yi uyku tutmaz oldu
Güney Kürdistan’da KDP polisinin yaptıklarını görünce, adeta AKP polisinin Kürt halkına yaptıkları canlandı herkesin belleğinde.