
Yüksekdağ, Cizre’deki kuşatma boyunca 258 kişinin katledildiği bilgisini paylaşarak, şunları aktardı: “Sadece savaş döneminde rastlanılan yöntemlerle katledildiler. Haftalar boyunca cenazeleri morglara taşınan 145 insanımız için çağrı yaptık, haykırdık. Onların yaşamını kurtarmak için siyaseti ve bütün Türkiye halklarını seferber olmaya çağırdık. Ortaya konulan tepki aynı şiddet yöntemiyle bastırıldı. Bugün ‘Cizre’de operasyon bitti’ diyorlar ama saldırıların devam ettiğini çok iyi biliyoruz. Cizre halkına o sokaklar ve yaşam alanları dar ediliyor.”
Cizre Belediyesi’ne yapılan baskına da değinen Yüksekdağ, baskınla belediyenin halka dönük yardımlarının önüne geçilmek istendiğini kaydetti.
Cizre’deki soykırım saldırıları sonrası ortaya çıkan fotoğrafları gösteren Yüksekdağ, “Burada uzanan bir şefkat eli yok. Bir halka doğrultulmuş onlarca tankın namlusu var. Başarılı dedikleri operasyonların sonuçlar yıkılmış, viraneye dönüş bir kent” olduğunu ifade ederek, Cizre’deki iradenin teslim alınamadığını ifade etti.
“Ortada işlenen bir savaş suçu var” diyerek sözlerini sürdüren Yüksekdağ, şöyle devam etti: “Halkın onurlu direnişi de bitmedi. Nefes aldığımız her yerde, yaşamın olduğu her yer de bizler de varız. Büyük insanlığın değerleri yaşam için bize direnmeyi ve dik durmayı öğretti. Bunun için binlerce asker ve tankla başlattığınız kanlı operasyonlar sonuca ulaşamıyor. Direnişi bitiremiyor. Bugün Cizre’de yaşam alanları yıkılan, evlatları katledilen bir halk yine direnmeye devam ediyor. Bu süre içerisinde yıkılmış evleri yapacaklarını söylüyorlar ve bunların her birini bir şov malzemesine dönüştürüyorlar. Aylar boyunca bu kentleri niçin yıktınız? Bugün yıkılan o evlerin üzerinden devletin şefkat elini filme çekmek için mi yıkıldı? Kirli bir anlayış var karşımızda.”
ANKARA