Nobel Edebiyat Ödülü’nü yazar ve senarist Kazuo Ishiguro kazandı. Ishiguro’nun 2005’te yazdığı Never Let Me Go (Beni Asla Bırakma) Time dergisi tarafından, İngilizce yazılmış en iyi 100 roman listesine alınmıştı.

Austen ile Kafka’yı karıştırırsanız...

İsveç Akademisi Daimî Sekreteri Sara Danius, Nobel Edebiyat Ödülü’nün Kazuo Ishiguro’ya verildiğinin duyurulması sonrasında gazetecilere yaptığı açıklamada şöyle dedi: “Jane Austen ve Franz Kafka’yı karıştırırsanız, o zaman Kazuo Ishiguro’yu elde ederseniz. Bir de bu karışıma biraz Marcel Proust ekleyin, ama fazla olmamalı. O zaman da onun edebiyatını elde edersiniz. Yüksek ahlak sahibi bir yazar, bakışı farklı yanlara savrulmuyor. Kendine özgü bir estetik evren yarattı, birçok farklı türde yazmış bir yazar.”

Eserleri muhteşem

Danius, yazarın en sevdiği eserinin ne olduğu sorusu üzerine, “Bütün eserleri çok sarih, muhteşem. Benim en sevdiğim kitabı 2015’te yayımlanan Gömülü Dev. Günden Kalanları da çok seviyorum, gerçek bir şaheser, davranış komedisini içine kattığı, bir P.G. Woodhouse romanı gibi başlayan ancak daha Kafkaesk bir yolda devam eden bir yapıt” yanıtını verdi. 

Sinemaya uyarlandı

Çağdaş edebiyatın önde gelen isimlerinden biri olarak kabul edilen Ishiguro, dört kez Man Booker Prize’a aday gösterildi. 1989 yılında ise ”The Remains of the Day” (Günden Kalanlar) romanıyla Man Booker Prize ödülüne layık görüldü.

Yazarın 2005 yılında basılan Beni Asla Bırakma isimli kitabı 2010 yılında aynı isimle sinemaya uyarlanmıştı.

Birinci tekil şahısla yazılıyor

Ishiguro son kitabı ”The Buried Giant” haricinde romanlarını birinci tekil şahısla yazıyor ve eserlerinde sıklıkla kahramanlarının başarısızlıklarına yer veriyor. Ishiguro’nun kitapları net bir çözümlemeyle bitmiyor. Yazarın karakterlerinin yüzleştiği meseleler geçmişte kalıyor ve genellikle de çözüme ulaşmıyor. Ishiguro etkilendiği yazarlar arasında Fyodor Dostoyevsky ve Marcel Proust’u sayıyor.

İnsanlar üçte iki bir şey

Ishiguro 1989 yılında BOMB dergisine verdiği röportajda kendini İngiliz mi yoksa Japon mu hissettiği sorusuna ”İnsanlar üçte iki bir şey, gerisi başka bir şey değil. Mizaç, kişilik ve bakış açısı böyle bölünmüyor. Bunlar net biçimde ayrılmıyor. Sonuçta garip homojen bir karışım oluyorsunuz. Kültürel ve ırksal olarak karışık insanlar bu yüzyılın sonunda daha yaygın olacak. Dünya bu yöne gidiyor” demişti. 

Romanları 30 dile çevrildi

1954’te Japonya ’nın Nagazaki şehrinde doğan Kazuo Ishiguro, eğitimini, babasının işi nedeniyle beş yaşındayken ailesiyle birlikte geldiği Britanya’da tamamladı. Kent Üniversitesi’nde İngilizce ve felsefe eğitimi alan Ishiguro, mezun olduktan sonra Londra’da sosyal hizmetler görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1981’de üç kısa hikâyesi yayımlandı ve Kazuo Ishiguro o tarihten beri sadece yazarlık yapıyor. Ishiguro’nun romanları bugüne dek 30’u aşkın dile çevrildi.  

STOCKHOLM