
Mardin'in Dargeçit ilçesinde 'sokağa çıkma' yasağı sırasında 18 yaşındaki İdris Cebe, özel harekatçılar tarafından çenesinin altından tek kurşunla infaz edildi. Cebe'nin ölümünden sonra Valilik diğer birçok devlet katliamında olduğu gibi "Çıkan çatışmada bir terörist etkisiz hale getirildi" açıklamasını yaptı.
Açıklamaya tepki gösteren Cebe'nin ablası Hakmiye Cebe, kardeşinin İstanbul'un Zeytinburnu'daki bir şirkette işçi olarak çalıştığını belirterek, işe ara vererek İstanbul'dan memleketine, ailesinin yanına geldiğini söyledi.
Ablasını ziyarete gitmişti
Kardeşinin barikatların kurulduğu mahallede evli olan ablasını ziyaret etmeye gittiğini aktaran Cebe, "Ve bir daha geri dönmedi. İnfaz eden devlet ve atanmış valisi yerinde oturarak 'terörist' diyor. Buradan valiye sesleniyorum; senin vicdanın ve aklın yok mu? Kardeşimin evraklarını istesinler. O sigortalı olarak çalışan bir işçiydi. Kalleşçe kardeşimi katlettiler. Cadde ortasında infaz edilen kardeşimi bizden habersiz bir şekilde Mardin morguna götürdüler. Annesinin yanına gelen kardeşimi, katil devlet annemden ayırdı" diye konuştu.
Hukuksal olarak yapılması gereken ne varsa yapıp katliamın hesabını soracaklarını söyleyen Cebe, "Başımız dik. Kürdistan'ın başı sağolsun. Şerefli bir Kürt olarak yaşamaya ve davamızın yolundan başımız dik bir şekilde yürümeye devam edeceğiz'' dedi.
Paramparça da olsak
Cebe'nin ağabeyi Mühittin Cebe de, "Param parça da olsak aslımızı asla inkar etmeyeceğiz. Bir İdris gider, bin İdris gelir. Eski devlet zihniyet tekrar yeşermeye başladı. Ama Kürt halkı her zaman davasına, şehidine sahip çıktı. Onun için barış sevdalısı ve özgürlük uğruna bu halk, her şartlarda mücadelesini yükselterek yürümeye devam edecektir" şeklinde konuştu.
Geriye güvercinleri kaldı
Bismil'de bir odunlukta katledilen 4 gençten Bilal Bozkur'un dedesi Nezir Bozkur, "Kara gözlü çocuğumu katlettiler. Keleşi de göğsüne bırakıp 'Biz terörist öldürdük' diyorlar. Erdoğan, Davutoğlu terörist olabilir ama bizim çocuklarımız terörist değildir" diye konuştu.
Sokağa çıkma yasağıyla terör estirilen Amed'in Bismil ilçesinde 6 Ekim'de 3 arkadaşıyla birlikte bir odunlukta vahşice katledilen 19 yaşındaki Bilal Bozkur'u anlatan ailesi ve arkadaşları, "Bilal bizim için korkmayan kara çocuk olarak kalacak" dedi.
Bismil'de doğan 19 yaşındaki Bilal Bozkur, ailenin 4'üncü çocuğuydu. Maddi zorluklardan dolayı ailesine yardımcı olmak için İstanbul Sultançiftliği'nde bir fırında çalışmaya giden Bozkur, Eylül ayında Türkiye metropollerindeki ırkçı saldırılar ardından Bismil'e döndü. Çocukluğundan beri güvercinleri çok seven Bozkur'un beslediği 14 güvercin cenaze töreni sırasında gelip tabutunun üstüne konmuştu.
Kara gözlü çocuğumu katlettiler
Katliam gününü anlatan Dede Nezir Bozkur (70), torununun "dede sen eve git ben mahalleden bisikletimi alıp geliyorum" deyip kendisinden ayrıldıktan birkaç saat sonra silah sesleri duyduğunu belirtti. Dede Bozkur, "TV'ye baktım son dakika 'Bismil'de 4 terörist öldürüldü' haberleri geçiyordu. Evi arayıp Bilal'ı sordum eve gelmediğini öğrenince tedirgin oldum. Bilemezdik ki vahşice katledilecek, bedeni paramparça edilecek" diyerek, yaşananlara isyan etti. Bozkur, "Paralı köpekleri çocuklarımızı öldürüp cesetlerini parçaladılar. Sonra keleşi de göğsüne bırakıp 'Biz terörist öldürdük' diyorlar. Kara gözlü çocuğumu katlettiler. Erdoğan, Davutoğlu terörist olabilir ama bizim çocuklarımız terörist değildir" dedi.
Hepimizden daha cesaretliydi
Bozkur'un çocukluk arkadaşı Süleyman Avşar da katliamdan birkaç gün önce görüştüğü Bozkur'un kendisine güvercinlerden bir çiftini hediye ettiğini ifade etti.
Amca Ali Bozkur, hayatı seven bir insan olarak tanımladığı Bozkur'u şu sözlerle anlattı: "Bilal hepimizden daha cesaretli çıktı. Özgürlük tutkusu büyüktü. O bizim için hep atılgan, korkmayan kara çocuk olarak kalacak."
Kardeşini anlatmakta zorlanan ağabeyi İmam Bozkur ise evin en neşeli, cana yakın, şakacı ve espirili kişisi olduğunu anlattı. Küçük bir evde 10 kardeş olduklarını anlatan Bozkur, kardeşleriyle sürekli oynadığını, babalarına şakalar yaptığını ifade etti. Bozkur, "Yaşından daha olgun, daha bilgili biriydi. Kürt halkının mücadelesini büyük bir iradeyle sahiplenirdi. Haksızlığı asla kabul etmezdi. Şimdi geriye ondan kalan güvercinleri var. Biz de onun güvercinlerine onun sevgisiyle bakmaya çalışacağız. Özlem duyduğu özgürlük olana dek" dedi.