İngiltere’de bizzat Başbakan David Cameron’un talimatıyla aralarında siyasetçiler, kraliyet ailesi ve ölen İngiliz askerlerinin yakınlarının da bulunduğu birçok kişinin telefonlarının yasadışı olarak dinlediğinin ortaya çıkmasıyla patlak veren telekulak skandalına ilişkin soruşturma başlatılmış ve soruşturma kapsamında 52 kişi gözaltına alınmıştı. İngiltere’deki News of the World gazetesinin bağlı olduğu News International şirketinin sahibi ve dünyanın önde gelen medya patronlarından Avustralyalı Rupert Murdoch’ın neden olduğu telekulak skandalı tüm İngiltere’de şok etkisi yaratmış aylarca gündemden düşmemişti.

Yeni yasal düzenleme isteniyor

Bu olay sonrası İngiltere’de medya, polis ve siyaset ilişkisinin sorgulanması için bağımsız bir komisyon kurulmuştu. Komisyonun beklenen raporu önceki gün açıklandı. Telekulak skandalı soruşturmasını yürüten Yargıç Lord Brian Leveson tarafından hazırlanan raporda, yasayla desteklenen daha katı bir basın özdenetim sisteminin uygulamaya konulması ve medyanın nasıl işleyeceğini düzenleyen yeni yasa hazırlanması isteniyor.

Tartışma yaratan öneriler

Binlerce sayfalık raporda; özellikle şu 4 öneri ülkede tartışmaya neden oldu;
1. Basın kendi kendine işleyişine devam edebilmeli ve hükümetin basının yayınladıklarına ilişkin söz hakkı olmamalı.
2. Sektör tarafından mesleki kuralları yeniden tanımlayan yeni bir basın yayın standartı oluşturulmalı.
3. Kurulacak kurum, yönetmeliğin bağımsız ve etkili olmasını sağlayacak bir tüzük tarafından desteklenmeli.
4. Yeni düzenlemelerle kamuoyunun şikayetlerinin dikkate alındığına ve kamuoyunu basının müdahalelerinden korunmasını sağlayacağına dair bir güven verilmeli.

Başbakan temkinli

Raporun ardından açıklama yapan Başbakan Cameron, Komisyo’nun tavsiyelerini dikkate alacaklarını ancak oluşturulması istenen denetleme kurumunun özgürlükleri ihlal etmesinden çekindiklerini söyledi. Telekulak skandalının mağdurları ile İşçi Parti ise medyanın yasalar ve kurumlar aracılığı ile denetim altına alınmasını destekliyor.

Sansür getirir endişesi

Medya çalışanları ise böyle bir denetimin basın özgürlüğünü kısıtlanmasından endişe duyuyor. BBC editörlerinden Bob Satchwell bağımsız bir denetleme kurumunun beraberinde basında sansürü de getireceğini belirtirken, The Independent gazetesinin editorü Chris Blackhurst ise basın özgürlüğünün her şeyden önemli olduğunu vurguladı.


ÖZLEM GALİP/LONDRA