Yordam Kitap’ca yayımlanan ve içinde yaşadığımız sistemle birlikte kişisel tercihlerimizi de sorgulayan “Başka Bir Uygarlık İçin Manifesto”, tarım ve gıda dünyasında emperyalist tekellerin oluşturdukları tehditleri, bir yıkım aracı olarak otomobilleri, israf toplumunun sembolü olarak “programlanmış eskime” ile benzeri  kavram ve olguları eleştirel bir gözle değerlendiriyor.

Fikret Başkaya, yeni kitabının son bölümlerinde ise mevcut sisteme dönük eleştirilerinin ötesine geçip yeni bir uygarlık için çözüm önerilerini sunuyor. Bu bölümde cumhuriyet ve demokrasi kavramlarının içeriğini de ele alan Başkaya, “müşterekler” (komün ve kolektif mülkiyet) temelli yeni bir demokrasinin olanaklarını tartışıyor.

“Eğer şeylerin ‘gerçeğini’ söylemeye niyetliyseniz, o zaman işe yalanı ve ikiyüzlülüğü teşhir ederek başlamanız, alışılmış genel algının dışına çıkmanız, şeyleri adıyla çağırma basiretini ortaya koymanız gerekecektir. Zira, ‘ilerleme’, ‘modernleşme’, ‘kalkınma’, ‘büyüme’, vb. adına artık insanlığın geleceği riske atılmış bulunuyor! Fakat, tuhaf bir çelişki de söz konusu. Dünyayı bu hale getirenler, kendilerini hâlâ insanlığın ve uygarlığın timsali olarak sunmayı başarıyorlar!” 


 KÜLTÜR SERVİSİ