
AGİT ERKENDİ / FRANKFURT
Almanya'nın Frankfurt kentinde Rosa Luxemburg Vakfı öncülüğünde "Türkiye'deki Başkanlık sistemi ve buna ilişkin Almanya'daki çatışmalar" başlıklı bir panel gerçekleştirildi.
DGB Haus'da düzenlenen panele Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve İmralı Heyeti Üyesi Hatip Dicle ile Eğitim Sen eski Genel Sekreteri Sakine Esen Yılmaz katıldı. Moderatörlüğün İsmail Küpeli'nin yaptığı panelin açılış konuşmasını gazetemizin yazarlarından Murat Çakır yaparak, panele katılan herkesi selamladı.
Demokratik bir Cumhuriyet
"Dün 24 Nisan'dı. 24 Nisan 1915'i anlarsak, Şengal-Rojava'ya yapılan saldırıyı da daha iyi anlarız" diye konuşmasına başlayan Hatip Dicle, devamında şunları kaydetti: "İttihat Terraki'yi anlamak AKP'yi anlamaktır, ya da tersi. Erdoğan'ın yakın dönemdeki yüzü Evren'i, uzun dönemde ise Enver'i anımsatıyor. Enver'in Turan hayalı vardı, Erdoğan da Neo-Osmanlıcılık peşinde. Bu yüzden Rojava'ya 24 Nisan'da saldırı yapılması tesadüf değildir. Kürtlere, 'sizleri de Ermeniler gibi soykırımda geçiririm' demek istiyor."
Hitler taktiği uyguluyor
Dicle, devamında şunları kaydetti: "Sayın Öcalan ile görüştüğümüzde, 'AKP'nin yayılmacı bir politika yürütmek istiyor. Bu yüzden bu politikalarından vazgeçme sağrısı yapıyordu. Ama AKP, savaşı esas aldı. Ama nasıl Enver Paşa'nın hevesi kursağında kaldıysa, Kürt halkı ve dostları direnerek Erdoğan'ın hevesini de kursağında bırakacaktır.
Türkiye'de başkanlık tartışmaları başladığında, Erdoğan'a sordular, 'ancak federal yapılarda başkanlık sistemi olur' diye; Erdoğan'ın cevabı 'Hayır Hitler de yapmıştı' demişti. Ve şimdi Hitler taktiği uyguluyor. Birçok diktatörlük gördük, hiç birinde mülke el konulmuyordu. Erdoğan, Enver ve Hitler gib mülklere de el koyuyor. Bunun için Türkiye'de hukuk beklemek hayaldır. AKP 2010 yılında çıkardığı seçim kanununu da tanımıyor.
Referandumun bedeli ağır olacak
Anayasa değişikliği için yapılan referandumda gerçek Hayır oyları yüzde 54'ün olduğuna dikkat çeken Hatip Dicle, "Sonucu hile ile tersine çevirdiler. Erdoğan'ın zaferi Pirus Zaferi'dir ve bedeli ağır olacaktır. Herkes bunun farkında, oy yüzden kimse tebrik etmedi. Demokrasinin canına okundu" dedi.
Diktatörlüğe karşı birlikte mücadele
Referandum akşamı YSK üyelerin tehdit edildiğini söyleyen Dicle, devamında şunları kaydetti: "Kuvvetler ayrılı yok edildi, yerine kuvvetler birliği oluşturuldu. Bu da ancak diktatörlüklerde olur. Bu diktatörlüğe karşı ancak birlikte olursak, mücadele edersek alaşağı ederiz."
Kürt halkının özyönetim direnişlerini desteklediğini de ifade eden Dicle, "Kürtler diktatörlüğe hayır dediler ve özyönetim direnişlerini yüksek oylarla onayladılar. Hayır oylarının çıktığı yerere baktığımızda, büyük kentleri kaybettiler, turizim alanlarını kaybettiler. Kürdistan'ı zaten kaybetmişlerdi. Şimdi diktatörlüğe karşı birlikte durma zamanıdır" dedi.
CHP değirmenine su taşıdı
Dicle'den sonra söz alan Eğitim Sen eski Genel Sekreteri Sakine Esen Yılmaz, "AKP bir proje partisidir. Neo Osmanlıcılık da bir projedir" diyerek 15 Temmuz darbesi girişimin bir savaş hazırlığı için planladığına dikkat çekti. "Referandumla da bu yasallaştırıldı" diyen Yılmaz, devamında şunları kaydetti: "CHP de onların değirmenine sürekli su taşıdı. Ortadoğu'da bir sistem savaşı sürüyor. Ulus devlet yeniden yapılandırılıyor. AKP de ulus devleti yeniden yapılandırıyor. Bunu için toplum içinde paralel toplum yarattı. İslamlaştırma hamlesi başlattı ve örgütlü kadınlara karşı ve sendikalarda paralel yapılar oluşturdular. Muhalifler olarak buna karşı yeterli mücadele hattını oluşturamadık. Ama bu ulus devlet sistemine karşı alternatifler de var. Rojava'da buna iyi bir örnektir. Demokrasi güçleri, Kürt Özgürlük Hareketi ile sahici bir ilişki kurmalıdır. Dayanışmaya evet, ama ortak bir mücadeleyi örmeliyiz. Antifaşist mücadele yeni bir toplum inşasına dönüşmezse, Gezi gibi sürekli olmaz."