Başûrê Kurdistanlı yüzlerce genç ‘Türk işgaline karşı başkaldır/Serî hilde' şiarıyla canlı kalkan olmak için Qendîl’e (Kandil) doğru yola çıktı.
Yurtsever Gençlik Hareketi ve Genç Kadın Hareketi’nin öncülük ettiği Türk işgaline karşı Kandil’de düzenlenecek canlı kalkan eylemine Kerkûk, Silêmanî, Şarezûr, Pênciwên, Ranya, Hewlêr, Germiyan ve Başûrê Kurdistan’ın birçok ilçesinden yüzlerce kişi Süleymaniye’de Nalî Parkı’nda toplandı. Sabah saat 09.00’da bir araya gelen kitle adına bir basın açıklama yapıldı. Yurtsever Gençlik Hareketi’nden Wilyam Berzencî, yaptığı açıklamada Türk işgaline karşı, ‘işgale karşı Serî Hilde’ şiarıyla Qendîl’e canlı kalkan olarak gideceklerini söyledi. “Düşman bombalasa da gençler dağları boşaltmayacak, Serî Hilde, İşgali ortadan kaldır” pankartlarını taşıyan gençler sık sık işgal karşıtı sloganlar attı.
Süleymaniye’nin Dukan ilçesinden dün saat 11.00’de yola çıkan halk, ‘Bimre xiyanet’ sloganı eşliğinde kitlesel bir yürüyüş düzenledi. Kandil’e doğru yola çıkan konvoya Germiyan, Şarezûr ve Dukanlı gençler de katıldı.
Kürdistan işgalcilere mezar olacak
Dukan’daki yürüyüş eylemi sırasında bir basın açıklaması düzenleyen gençler, Türk devletinin işgaline geçit vermeyeceklerini vurguladı. Dêrsim Germiyanî tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Türk devleti çok iyi bilmelidir ki biz gençler işgali kabul etmeyeceğiz. Kürdistan işgalcilere mezar olacak.”
Germiyanî, açıklamasının devamında bütün Başûrê Kurdistan halkına işgalciliğe karşı harekete geçmeleri ve Türk devletinin işgal saldırılarına karşı düzenlenen eylemlere katılmaları çağrısında bulundu.
Gençler, yürüyüş eylemi ve basın açıklamasının ardından Ranya’ya doğru yola koyuldu. Konvoyun diğer kentlerden gelen eylemciler ile bir araya gelerek, Kandil’e doğru yola çıkması bekleniyordu.
Gençler Kandil’de işgale karşı bir açıklama yapacak, ardından bir grup genç Kandil’de çadır açarak canlı kalkan eylemine geçecek.

Başûr sınırına sevkiyat
Türk işgal güçleri Başûrê Kurdistan’ı işgal etmek için sınırda hazırlık yapıyor.
ANF’nin yerel kaynaklardan aldığı bilgilere göre, Perşembe gecesi saat 23.30 sıralarında Türk ordusu yaklaşık 150 zırhlı araç ile çok sayıda askeri Derecik (Rubarok) ve Museka karakollarına konuşlandırdı. Aynı kaynaklar, Türk ordusunun Güney Kürdistan’a yönelik işgal operasyonunun kapsamını genişletme çabası içerisinde olduğuna dikkat çekti.
KDP işgal saldırılarından sorumludur
Kürdistan Demokratik Çözüm Partisi eski Başkanı Dr. Fayiq Qulpî, Türk devletinin Güney Kürdistan’a yönelik işgal saldırılarının KDP ile yapılan anlaşmayla gerçekleştirildiğini ve KDP’nin işgal saldırılarından sorumlu olduğunu belirtti. 
Türk devletinin Güney Kürdistan’a yönelik işgal saldırılarına Bağdat ve Hewlêr hükümetlerinin sessizliği sürüyor. Kürdistan Demokratik Çözüm Partisi eski Başkanı Dr. Fayiq Qulpi, ANHA’ya konuştu.
Türk devletinin devam eden saldırılarını KDP’nin başını çektiği Güney Kürdistan ve Bağdat hükümetleri ile anlaşarak yaptığını belirten Dr. Fayiq Qulpî, KDP’nin Türk ordusunun Musul’a yakın Başika’da bile bulunmasını talep ettiğini hatırlattı. Türkiye ve Irak arasında 1983’te imzalanan sınır anlaşmasının yürürlükte olduğunu kaydeden Dr. Qulpî, bu anlaşmanın devletlere 20 kilometreye kadar cevaz verdiğini anımsattı.
Şimdiki durum farklı
Türkiye’nin Güney Kürdistan’da uzun süredir askeri üsleri bulunduğunu, ancak şimdi durumun farklı olduğunu belirten Dr. Qulpî, şunları söyledi: "Türkiye’nin Güney Kürdistan’daki varlığı son dönemlerde değişmeye başladı. Türk devletinin toplumsal yapılar ile ilişki geliştirmeye çalıştığını görüyoruz. Türk askerlerinin birkaç gün önce Güney Kürdistan’ın bir köyüne yerleştiği görüntülere yansıdı. Türk İçişleri Bakanı, 27 km kadar Güney Kürdistan topraklarına girdiklerini belirtti. Bölgedeki kimi Kürt şahsiyetler ile yapılan anlaşmalar doğrultusunda Kuzey’deki Kürtlerden AKP ve Erdoğan’a oy vermesi isteniliyor."
KDP onaylıyor, destekliyor
Türkiye’nin işgal etmeye çalıştığı toprakların KDP’nin denetiminde olduğunu, ancak hükümet ve Meclis’in sessiz kaldığını kaydeden Dr. Qulpî, "KDP’nin bu işgali kabul ettiğini ve işgal saldırılarında büyük bir sorumluluğunun bulunduğunu söyleyebiliriz. Diğer partilerin de bu işgal saldırılar karşısında cesaretsiz bir duruş sergilediğini ya da tümüyle sessiz kaldığını belirtebiliri" dedi.
Sadece toprak işgali değil ki!
Güney Kürdistan’daki sessizliğini siyasi partilerle sınırlı olmamasını da şöyle izah etti: "Tek sorunumuz topraklarımızın işgal altında olması değildir. Güney Kürdistan’da fikrimiz de işgal edilmiş durumda. Kürt halkı fikirde de özgürleşmelidir. Bu olmadan Kürtlerin bir olması da zordur. Güney Kürdistan’daki siyasi partiler işgalcilerin hegemonyasından bir an önce çıkmalı ve ulusal, demokratik bir program üzerinde bir araya gelmelidir."
ROJNEWS/SÜLEYMANİYE