• Tecride karşı devam eden açlık grevi 114. gününe girdi. Öcalan ile görüşmek için dün bir kez daha başvuran avukatları, sağlık ve güvenliği yönünde sosyal medyada çıkan iddialar üzerine CPT’yi acil göreve davet etti. 

Asrın Hukuk Bürosu, İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde tutulan müvekkilleri Abdullah Öcalan’ın sağlık ve güvenliği yönünde sosyal medyada çıkan iddialar üzerine önceki gün Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi’ne (CPT) başvuru yaptı. 

Türk cezaevlerindeki PKK ve PAJK’lı tutsakların, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin sonlandırılması talebiyle 27 Kasım’da başlattığı süresiz-dönüşümlü açlık grevi, 114. gününde devam ediyor. Aynı amaçla Mexmûr Şehit Aileleri Derneği’nde 93, Yunanistan’ın Lavrio Kampı’nda ise 76 gündür açlık grevi yapılıyor.

Bir başvuru daha

6 gündür başvurularına yanıt alamayan Öcalan’ın avukatları Mazlum Dinç, Raziye Öztürk, İbrahim Bilmez ve Nevroz Uysal, müvekkillerinin sağlık ve güvenlik koşullarıyla ilgili sosyal medyadan yayılan iddialara ilişkin Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na dün bir kez başvuru yaptı. Avukatlar, aynı cezaevinde bulunan Ömer Hayri Konar, Veysi Aktaş ve Hamili Yıldırım ile derhal görüşme sağlamak için de başvuruda bulundu.

Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan ve vasisi Mazlum Dinç ile İmralı’daki diğer tutsaklar Ömer Hayri Konar’ın kardeşi Ali Konar, Hamili Yıldırım’ın kardeşi Polat Yıldırım ve Veysi Aktaş’ın kardeşi Melihe Çetin avukatları aracılığıyla görüşme başvuruları yaptı. Öcalan ile aile ve avukat görüşünün ivedilikle ele alınması için başvuru yapan avukatlar, bu talebin bir an önce kabul edilmesini istedi. 

Başvuru dilekçelerinde, Öcalan ile en son 3 Mart 2020’de yapılan aile görüşü sonrasında kurulabilen tek iletişimin 27 Nisan 2020’de kardeşiyle yapılan telefon görüşmesi olduğu hatırlatıldı. O günden bu yana yapılan tüm görüş başvurularına ve telefon veya mektup ile kurulmak istenen tüm iletişim araçlarına rağmen herhangi bir görüşmeye veya iletişime izin verilmediğine yer verilen başvurularda, “Müvekkilin bulunduğu ada koşulları, vahşi tecrit uygulamaları ve uzun mahpusluğu ile mevcut koşullar işkence yasağını ihlal eden sistematik uygulamalardır. CPT raporlarında da buna dair tespit ve iyileştirme tavsiyelerinde bulunulmasına rağmen herhangi bir olumlu gelişme görülmemiştir” denildi. 

Derhal görüşme talebi

 En son 14 Mart’ta birtakım internet haber sitelerinde ve sosyal medya hesaplarında vücut bütünlüğüne ve yaşamına dair ciddi iddialarda bulunulduğu hatırlatılan dilekçede, şunlar kaydedildi: "Böylesi haberlerin çıkmasına elbette tecrit koşullarının elverdiği bir gerçektir. Ancak en son bu iddianın bizde ve ailede yarattığı büyük ve ciddi kaygının giderilmesi için de doğrudan derhal görüşmemiz gerekmektedir. Bu anlamda bir an önce Müvekkilimiz ile aile ve avukat görüşme koşullarının sağlanmasını, ivedi olarak değerlendirilmesini istediğimiz bu ziyaret talebinin kabul edilmesini talep ederiz.”

CPT bilgilendirildi, sorumluluğu hatırlatıldı

Asrın Hukuk Bürosu, ayrıca CPT’ye de başvurdu. Söz konusu iddialara ilişkin Öcalan’ın aile bireyleri, vasisi ve avukatlarının hem Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'na hem de Adalet Bakanlığı'na bir an önce görüşme gerçekleştirilmesi yönünde talepte bulunulduğuna yer verilen CPT dilekçesinde, derhal görüşme başvurularının kabul edilmediği anımsatıldı.

Öcalan’dan 27 Nisan 2020’den bu yana herhangi bir haber alamadıklarını belirten Asrın Hukuk Bürosu, “Gerek dış dünya bağlarının tamamen koparılmış olması gerek yaşamsal tehdit oluşturan pandemi koşulları gerekse de yaşamına dair son ciddi iddialar, aile ve avukatları olarak bizlerin zaten var olan kaygılarını ciddi bir boyuta taşımıştır. Bu gerekçelerle 15 Mart, 16 Mart, 17 Mart ve 18 Mart tarihlerinde ardı ardına yapılan görüş başvurularına karşı bir cevap verilmemiştir” dedi.

 Endişeler giderilmedi

 Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddiaların asılsız, sağlık durumunun iyi olduğunu ve bu tür haberlere itibar edilmemesi gerektiği yönünde yaptığı açıklamaya işaret edilen başvuruda, söz konusu açıklamanın kaygıları gidermekten ziyade, tecrit koşullarının sorgulanmasını engellemeye dönük olduğunun altı çizildi.

Olağanüstü bir rejimdir

 “Asıl sorgulanması gereken bu tür haberlere yol açan, bu tür haberlerin ortaya atılmasına zemin sunan tecrit koşullarıdır” denilen başvuruda, şöyle devam edildi: “İmralı rejimi olağanüstü bir rejimdir. Dış dünya ile tüm bağlarının koparılmış olması da işkence ve insanlık dışı bir uygulamadır. Bu yönüyle mevcut endişelerimiz Sn. Öcalan’ın sağlık durumunu doğrudan gözlemlemeden geçmeyecektir. Bu tür haberlerin veya iddiaların hiçbir yönüyle alışılagelen haberler olarak kabulü mümkün değildir.”

Acil görev çağrısı

 Komite’yi mevcut mutlak tecrit koşulları hakkında zaten bilgilendirdiklerine yer verilen başvuruda, “Ancak bu son önemli gelişme karşısında kaygıların giderilmesi için aile ve avukatların ziyaret gerçekleşmesi ve Sn. Öcalan ve diğer müvekkillerimizin sağlıklı, güvenli bir tutukluluk rejiminde bulunması için acil göreve davet ediyoruz” diye seslenildi.   İSTANBUL