Türkiye’de oluşturulan ulus-devlet sistemini Batılı iktidarların “gayrı meşru çocuğu” tanımlamasında bulunan PKK Yürütme Komitesi Üyesi Kalkan, “Oradan çıkar sağlıyorlar, dolayısıyla kendi yarattıklarını koruyorlar. Ne Türkiye anti-emperyalist ne de Avrupa gerçek anlamda demokrat” dedi.
Medya Haber’de yayınlanan “Ülkeden” programına konuk olan PKK Yürütme Komitesi Üyesi Duran Kalkan, 1 Eylül Dünya Barış Günü, Şengal’e ve Kandil’e yönelik saldırılar, ajanlaştırma faaliyetleri, Avrupa devletlerinin AKP rejimi ile işbirliği ve İdlib’e yönelik olası operasyona ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Özgürlüksüz ve demokrasisiz barış olmayacağını söyleyen Kalkan, “Barışa ulaşabilmek için öncelikle savaşı üreten zihniyet ve siyasetin kaldırılması gerekli” dedi. Kalkan, Türk devletinin sınır içerisinde olduğu gibi sınır dışında da saldırılarda bulunduğunu belirten Kalkan, “24 saat terör ve baskı var” diye vurguladı.
Şengal’e ABD onay verdi
Türk devletinin 15 Ağustos günü Şengal’de KCK Yürütme Konseyi Üyesi Zeki Şengalî’yi hedef alan saldırısına işaret eden Kalkan, ABD’nin de Şengal saldırısına onay verdiğini söyledi. Kalkan, “Şubat ortasında dışişleri bakanları, ardından ABD Dışişleri Bakanı’nın Erdoğan ile yaptığı toplantıda Türkiye’nin Kandil’e ve Şengal’e, tıpkı Efrîn benzeri saldırı yapması için anlaştılar. Amerika onay verdi. Bir şartı vardı, Irak devletinin kabul etmesi şartıydı (...) Demek ki Irak devleti kabul etti ki, yapıldı” şeklinde konuştu.
Dersim’de HPG Askeri Konsey Üyesi Mahir Atakan’ın bir grup arkadaşı ile birlikte şehit düştüğü saldırıyı da değerlendiren Kalkan, “Dersim’de olanları, faşist saldırı, terör, hatta katliam olarak görmemek lazım. Bir soykırım var. Yakıyorlar, tüm bir doğa yanıyor. Karşımızda insanlığa karşı suç işleyen soykırımcı bir zihniyet var” diye konuştu.
Dersim’deki saldırıyla bağlantılı olarak Türk devletinin ajan, ihbarcı yapı örgütlediğine dikkat çeken Kalkan, şöyle konuştu: “AKP bütün toplumu ajan yapmaya çalışıyor. Başarısını burada görüyor (...) Tamam bu konuda para var, baskı var, terör var, bunu biliyoruz fakat bunlar var diye AKP’nin bu suçlarına ortaklık olmaz. ‘Ne yapalım başka çaremiz yok’ demekle olmaz. Kimse bu işe alet olmamalı. Uyarıyorum: Herkes aklını başına toplamalı. AKP, kesinlikle insanlığı er veya geç yargılayacağı, mahkum edeceği bir suç işliyor, soykırım yapıyor, katliam yapıyor. Kim buna bulaşırsa, hesabını verecek. Uzak durmalılar. Herke yaptığının hesabını bir bir verecek. Bu işten vazgeçsinler.”
Bir ajan hattı oluşturulduğunu ifade eden Kalkan, “AKP aynı Abdulhamit gibi bir hafiye devleti kurdu. Ama Abdulhamit’in başına gelenleri herkes görsün (...) Ajan, hafiye sistemi oluşturmuş, herkesi suça bulaştırıyor. Kimse buna alet olmasın” diye ekledi.
Ekonomik krizdeki Türkiye’ye Avrupalı iktidarların destek açıklamalarını değerlendiren Kalkan, Türkiye’deki sistem için Batılı iktidarların “gayrı meşru çocuğu” tanımlamasında bulundu. Bu tanımlama ile Türkiye’de oluşturulan ulus-devlet sistemini ima eden Kalkan, “Oradan çıkar sağlıyorlar, dolayısıyla kendi yarattıklarını koruyorlar. İşin özü itibariyle karşıt değiller ama aşırılıklarına karşı çıkıyorlar” şeklinde konuştu.
Avrupa ülkelerinin Türkiye ile maddi çıkarlarına işaret eden Kalkan, karşılıklı eleştirilerin “kıyasıya bir mücadele” olmadığını, çıkar mücadelesinin bir parçası olduğunu kaydetti. Kalkan, “Ne Türkiye anti-emperyalist, ne de Avrupa gerçek anlamda demokrat” vurgusunu yaptı.
ANF/BEHDİNAN