Gazeteci Frederike Geerdink, bir hafta önce KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık ile görüştü. Geerdink’in diken’de yer alan röportajını paylaşıyoruz.

‘Türkiye’nin söylediği nedir?‘ diye soran Bayık, şu yanıtı veriyor: ”Şunu söylüyor: ‘Kürt sorunu diye bir sorun yoktur, bu sorunu PKK icat etti, PKK bir terörist hareket, dolayısıyla terörist bir hareket güvenlik güçleriyle karşılanır, güvenlik güçleriyle sorun çözülür.’ Şimdiye kadar MİT’in ötesine geçen bir görüşmeye girmemelerinin sebebi de bu. Çünkü girerlerse sorun siyasi hale gelir; bir halkın demokrasi ve özgürlük sorunu olur.’’
Bayık, eğer Türkiye’de böyle bir gerilla savaşı patlak verirse bunun suçlusunun PKK olmayacağını savunuyor ve örgütün, silahlı mücadelenin başladığı 1984′ten bu yana uyduğu 9 ateşkesi hatırlatıyor.

Eski yöntemle yapamazlar

”Biz çok sabırlı davrandık” diyen Bayık, şöyle devam ediyor: ”Çözüm için o kadar çok yöntem önerdik ki. Şimdi top onların sahasında. Eğer bir çözüme geçmişteki yöntemlerle ulaşmak istiyorlarsa, bunu yapamayacaklarını açıkça söylüyorum. Eğer bu şekilde davranırlarsa, istesek de istemesek de artık gerilla savaşına girilir. Türkiye’nin her tarafı savaşla kaynıyor. Suriye’de, Irak’ta savaş var. Bir de Kuzey Kürdistan’da savaş patlak verirse acaba Türkiye’nin hali ne olur? Belki de Irak’ın durumuna düşer. Onun için kendileri bilir. Biz Türkiye’nin böyle bir duruma düşmesini istemiyoruz ama gelişmeler bizi böyle bir noktaya sürükleyebilir. Ve işler bu noktaya gelirse, sorumlusu biz olmayacağız.”


Yeni neslin frenlenmesi
Genç neslin de bir gün onlar gibi hissedip hissetmeyeceğini soruyorum… Ateşkese rağmen arkadaşları devlet tarafından öldürülmeye devam ediyor. Sözgelimi bu yaz Lice’de olduğu gibi… O gençlerden birinin, Ramazan Baran’ın cenazesinde, yüzlerini kapatmış bazı delikanlılar ‘PKK intikam’ diye bağırıyordu. ‘Ya ateşkeslerin işe yaramadığı gerekçesiyle kendilerini savunmak isterlerse?‘ diyorum. Bayık’ın yanıtı şu: “Bütün zulmü görerek büyüdüler. Köylerin yakılması, faili meçhul cinayetler… Hepsini gördüler ve yaşadılar. Tabii ki çok öfkeliler. Ben bunu çok iyi anlıyorum. Fakat radikalleşirlerse biz zarar görürüz. Eğitim aracılığıyla bunu engellemeye çalışıyoruz. Fakat kolay değil. Devlet bizim neslimizle barışa ulaşabilir ama ya yeni nesille?”

Kürt kimliği kalmazdı

Cemil Bayık’a 15 Ağustos 1984′te silahlı mücadeleyi başlatmakla ilgili pişmanlık duyup duymadığını, sözgelimi böyle bir mücadele olmasaydı Kürtlerin çok fazla travmayı, ülkenin de bu kadar şiddeti yaşayıp yaşamayacağını soruyorum… Düşünmeden cevaplıyor: ”Mücadeleyi başlatmasaydık Kürt kimliği diye bir şey kalmayacaktı. Biz ilk kurşunla Kürt halkını uyandırdık. Kürtler olarak ilk kez kendimiz için ayağa kalktık ve bu, Kürt toplumu için büyük bir değişim anlamına geldi.”

İSTANBUL