BBC'nin bölgedeki muhabiri, Sarakip kentinde görgü tanıkları ve doktorlarla görüştü. Görgü tanıkları, Suriye ordusuna ait helikopterlerden iki adet zehirli gaz atıldığını ileri sürdü. BBC'nin iddiasına göre, geçtiğimiz Nisan ayında Halep'in güneydoğusundaki Sarakip kenti, Suriye ordusu tarafından bombalandı. Bölgedeki hastanelerde görev yapan doktorlar, en az 8 kişinin nefes darlığı problemiyle kendilerine başvurduğunu anlattı. Bazı hastalar kusarken, bazılarının gözlerinde dezerformasyon oluştu. Bir kadın ise bu şikayetlere bağlı olarak yaşamını yitirdi. Tedaviyi yapan doktorlar, kadının zehirlenme sonucu hayatını kaybettiğini açıkladı. BBC, saldırılara ilişkin delillerin ve hayatını kaybeden kişilerden alınan örneklerin İngiltere, Fransa, Türkiye ve ABD'ye gönderildiğini kaydetti. Ancak BBC, "BBC'ye ulaştırılan birkaç video kimyasal saldırı iddialarını doğrular gibi görünse de bu delilleri bağımsız olarak doğrulamak mümkün değil" diyerek bağımsız araştırmanın yapılması gerektiğini ifade etti.

Bağımsız inceleme şart

Kimyasal silah kullanımı konusunda Esad rejimi ile muhalifler birbirinini suçluyor. BM Uluslararası Bağımsız Suriye Araştırma Komisyonu Başkanı Carla del Ponte, geçtiğimiz günlerde, Suriyeli muhaliflerin kimyasal silah kullandığına dair ellerinde veri olduğunu belirtirken, İngiltere tam tersi bir iddiayı gündeme getirmişti. İngiltere Başbakanı David Cameron, Esad rejiminin kimyasal silah kullandığını gösteren delillere ulaştığını açıklamıştı. Ancak kimyasal silah kullanımını tespit etmek için kurulan BM heyeti Esad rejiminin vetosu nedeniyle henüz Suriye'de incelemede bulunamadı.

BM’den 3. Suriye kararı

Öte yandan BM Genel Kurulu'nda üçüncü Suriye karar taslağı kabul edildi. Oylamada 12 ülke ret, 107 ülke ise "evet" oyu kullandı, 59 ülke ise çekimser kaldı. Bağlayıcı olmayan karar taslağında, Suriye’de siyasi geçiş süreci destlenirken, rejimin ağır silahlar kullanmasını kınandı. 1.5 milyon Suriyeli sığınmacıyı misafir eden ülkelere ise finansal destek verilmesi talep edildi. BM son taslakla ilk kez Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu'nu da (SMDK) tanıdı. SMDK için "Siyasi geçiş için etkili muhatap temsilci" denildi.

LONDRA/NEW YORK




Muhalifler petrol satıyor!

Suriye'nin kuzeyindeki bazı petrol kuyularının, radikal İslamcı Liva el İslam'ın eline geçtiği ileri sürüldü.  Alman Der Spiegel dergisinin bölgedeki muhabirine göre silahlı grup, Rakka'daki El Thura petrol sahasındaki kuyulardan sağladığı ham petrolün varilini 13 Dolar'a Türkiye'deki kaçakçılara satarak, karşılığında teçhizat ve malzeme alıyor. Ham petrolün piyasadaki değeri ise 100 dolar civarında. Tanklara doldurulan petrolün Suriyeli şoförler tarafından Tel Abyad sınır kapısını getirildiği ve buradandan da Türk kaçakçılara satıldığı iddia edildi. Liva el İslam'ın sattığı petrol karşılığında teçhizat ve malzemeler aldığı ifade edildi. Türk hükümeti ise yasadışı petrol alışverişine göz yumarak, muhaliflere destek veriyor.

Liderleri açıkladı

Konuyla ilgili Der Spiegel'a konuşan Liva el İslam'ın yerel liderlerinden Ebu Hamid, "Çıkardığımız petrolü yerel ve uluslararası piyasada satmak için elimizden geleni yapıyoruz" dedi.

AB izin vermişti

Avrupa Birliği, Nisan sonunda aldığı bir kararla, Suriyeli muhaliflerin petrol satmasının önünü açmak için ambargoyu kaldırdığını açıklamıştı. Uzmanlar, muhaliflerin iyi bir organizasyonla günde 30 bin varil petrol satabileceğini ifade ediyor. Uzmanlara göre, söz konusu örgütler petrolün varilini 60-70 Dolar bandında satarsa ayda 20 milyon Dolar gelir elde edebilirler.

HABER MERKEZİ