BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt, 5187 Sayılı Basın Kanunu'nda değişiklik yapılarak, basın özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılmasını, Kürtçe yayın serbestliğinin yasalaşmasını istedi.
Kürtçe üzerindeki baskılara işaret eden Kurt, uluslararası literatürdeki "dil kırımı" tabirine dikkat çekti. Kurt, "Dil kırımı, bir dili ve lehçeyi tümüyle veya kısmen yok etmek veya doğal gelişmesini engellemek anlamına gelir" diyerek dile yönelik baskıcı uygulamaları şöyle sıraladı:
- Tek dilli bir gruba dönüştürme amacıyla, iki dilli topluluğun kültürel gelişme koşullarını zorlaştırmak.
- Farklı dil konuşan bir etnik grubun talebine rağmen, bu dilin kamu okullarında öğretilme ve kitle iletişim araçlarında kullanılması hakkını tanımamak.
- Farklı dil konuşan bir etnik grubun taleplerine rağmen, kültürel çalışmalarını ve dilini yaşatma gayretlerinin, maddi ve manevi olarak desteklemeyi reddetmek.

Kurt, KONDA Araştırma Şirketi'nin 2006 yılından yaptığı araştırmaya da dikkat çekti. Nüfusun yüzde 84,5'inin anadilini Türkçe, yüzde 12,9'nin Kürtçe, yüzde 1,3 Arapça, yüzde 1,1'nin diğer dilleri anadili olarak gördüğünü hatırlatan Kurt, "Kürtçe, Arapça, Lazca, Süryanice, Çerkezce ve bunun gibi Türkiye'de konuşan diğer dillerin kamusal alanda hiçbir destek almamalarına rağmen 'Yaşayan dil olarak' varlıklarının sürdürmeleri önemlidir" dedi. Kürtçe ve diğer dillerin Türkiye'de uzun yıllar yasaklı olduğunun altını çizen Kurt, Basın Kanunu'nun 25. maddesi ve TCK gibi yasaların dil özgürlüğünü engellediğine işaret etti. TRT-6 kanalında Kürtçe yayın yapıldığını ancak Basın Kanunu'nda Kürtçe yayının hala yasak olmasının çelişki olduğunun altını çizdi.

  DİHA/ANKARA




BDP’den araştırma önergesi

BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt, Van depremiyle ilgili Meclis araştırması açılmasını istedi.

Meclis Bakanlığı'na sunulan araştırma önergesinin gerekçesinde, hasar tespit çalışmalarının sorumlularının belirlenmesi, bölgede yaşanan aşırı soğukların etkisiyle insan sağlığını tehdit eden ve büyük problemlere gebe olan barınma probleminin çözülmesi ve depremin yarattığı maddi, manevi bütün kayıpları gidermek için araştırma yapılmasının zorunlu hale geldiği kaydedildi.

ANKARA