
Meclis değil AKP raporu
Raporu eleştiren Zenderlioğlu, sorunun tanımı, tespiti ve çözümü noktasında ortaya konulan yaklaşımların, resmi tezlerin, önermelerin ötesine geçemediğine dikkat çekerek, "Bu rapor parlamentonun değil, AKP’nin raporudur ve AKP'nin yaklaşımlarını içermektedir" eleştirisinde bulundu. Raporu "Meclis Komisyonu Raporu" olarak değil AKP'li üyelerin kendileri ile danışmadan, ortaklaşmadan Meclis Başkanı'na sundukları Komisyon raporu olarak gördüklerini kaydeden Zenderlioğlu, "Kürtlere muhtariyet, özerklik hakkını tanıyan 1921 anayasasını kabul eden bu parlamentonun 92 yıl sonra hazırlayacağı rapor böylesine tarihsel perspektiften uzak, sorunun siyasal boyutlarını gözardı eden, resmi zihniyeti aşmayan bir rapor olamaz. Bu her şeyden önce 1920 ruhuna aykırıdır" dedi.
Sürecin ruhuna ters
Raporun çözüm sürecinin ruhuna ve ilkelerine uygun bir üslup, aydınlatıcı öneriler ve bir yol haritası içermesi gerekirken tam tersinin yapıldığını ifade eden Zenderlioğlu, "Bu sürecin başlangıcında hükümet sürekli analar ağlamasın, kan dursun mesajı dillendiriliyordu. Ancak bu rapor, bu mesaja gölge düşürmüştür" diye belirtti. Raporda Kürt sorununun adının dahi konulmadığı eleştirisinde bulunan Zenderlioğlu, "100 yıldan bu yana çeşitli aşamalardan geçerek günümüze kadar gelen Kürt sorununun 30 yıllık bir savaş süreci ile değerlendirilmesi yanlıştır. Bu raporda Kürt sorununa halen adli bir olaymış gibi bakılıyor ve buna göre yaklaşılıyor" dedi. "Raporda çözüm sürecini başlatan Sayın Abdullah Öcalan görmezden gelinmiştir" diyen Zenderlioğlu, "Gerek akil insanlar heyetinin sunduğu bölge raporlarında, gerekse çözüm komisyonunun yaptığı saha toplantılarında herkesin ortak talebi Sayın Öcalan'ın koşullarının iyileştirilmesi, muhatap alınması, özerklik ve anadilde eğitim taleplerine öncelik verilmesi olmuştur" diye konuştu.
Yapılması gerekenler
Raporun toplumsal beklentiyi karşılamadığının altını çizen Zenderlioğlu sürecin sağlıklı yürütülmesi için yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı:
* Demokratik bir anayasa,
* Anadilde eğitim,
* Hakikat ve Yüzleşme Komisyonlarının kurulması,
* Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi,
* Siyasi Partiler Kanunu ve baraj sisteminin değiştirilmesi, özellikle TMK ve diğer bazı kanunlarda düzenlemelerin yapılması,
* Koruculuk sisteminin kaldırılması,
* 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunda değişiklik yapılması,
* Askeri bölgeler ve güvenlik bölgelerin kaldırılması,
* Mayınlar ve mayınlı arazilerin temizlenmesi,
* Hasta tutukluların bir an önce serbest bırakılması,
* Genel af dahil olmak üzere yasal bir reformun gündeme alınması,
* Barış ve müzakere sürecinin yasal bir zemine kavuşturulması.
BDP kendi raporunu hazırlıyor
Raporda bireysel haklar merkezli bir yaklaşım sergilenirken, kolektif haklardan söz edilmediği eleştirisinde de bulunan Zenderlioğlu, "Sonuç bölümünde çözüm süreci için pratik adım önerilmemiştir" dedi. "Böylesi bir raporun altına partimizin temel ilkeleri bağlamında imza atmamız mümkün değildir" diyen Zenderlioğlu, son olarak şunları söyledi: "Rapor komisyon üyeleri arasında müzakere edilmeden, partimizin komisyon üyeleri ile paylaşılmadan meclis başkanlığına apar topar sunulmuştur. Komisyonun hazırlayıp Meclis Başkanına sunduğu rapor kimi yerlerde doğru belirlemeler yapmasına rağmen büyük oranda hem kavramsal çerçevesi hem de hazırlanma ve sunulma tarzından kaynaklı olarak kabul etmemiz mümkün değildir. BDP olarak kendi alternatif raporumuzu hazırladık ve Meclis Başkanlığı'na sunacağız, bu raporu kamuoyuyla da paylaşacağız."
ANKARA