
Çocuk yaşta ailesi ile birlikte terk etmek zorunda kaldığı İdil'e yıllar sonra dönen Süyani yurttaş Gebro Tokuş, Belediye Meclis üyesi olarak yönetimde yer aldı.
Şırnak'ın İdil (Hezex) ilçesinde, 30 Mart yerel seçimlerini büyük bir oy farkıyla kazanan BDP'li seçilmişler, mazbatalarını alarak görevlerine başladı. 2009 yerel seçimlerinde yüzde 72 oy alan BDP, son seçimlerde oyunu artırarak, ilçedeki oyların yüzde 79'nu almayı başardı ve 15 kişilik Belediye Meclis üyelerinden 14'ünü kazandı. Çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu Meclis'te, 5 kadın ve bir de Gebro Tokuş isimli Süryani yurttaş yerini aldı. Uzun yıllar ilçenin yönetiminde yer alan ve aktif siyaset yürüten Süryani yurttaşların maruz kaldıkları baskılar sonucu Avrupa ülkelerine göç etmesinin ardından ilçede sayıları bir elin parmakları kadar azalan Süryani yurttaşlar, Tokuş'un seçilmesiyle birlikte yıllar sonra ilçe yönetiminde temsil edilmenin mutluğunu tekrar yaşamaya başladı.
Aslında Süryani bir yerleşim merkezi olan ve ilk ismi Süryanice Hazak olan ilçede, belediye başkanlık görevini 1943-1944 yılları arasında Süryani cemaati Papazı Cercis Abullahad (Habib Kayar) yaptı. Daha sonra sırasıyla 1946-1960 Hanna Saliba Kete (Aksungur), 1963-1966 Efram Murat Hannoucehe ve son olarak 1966-1977 Şükrü Hanna Sefer (Tutuş) ilçede bu görevi yürüttü. Siyasetçi kimliğiyle tanınan ve Süryani cemaatinin önde gelen isimlerinden eski Belediye Başkanı Şükrü Tutuş'un 1994'te, devletin kontralarının saldırısı sonucu yaşamını yitirmesi sonrası Süryani yurttaşlar kentin yönetiminde yer alamadı.
Saldırıların hedefi oldular
Süryani nüfusun yoğunlukta olduğu yıllarda bağlarıyla ün kazanan ilçede, 1960'lı yıllara kadar Katolik, Protestan ve Ortodoks cemaatlerine mensup Hazaklı Süryaniler birlikte yaşıyordu. 1964'te Kıbrıs meselesi ardından Yunanistan aleyhine yapılan gösteriler, Turabdin bölgesinin genelinde olduğu gibi İdil ilçesinde de Süryanilerin mülklerine bağ, bahçe ve hayvanlarına yönelik saldırılara dönüştü. Olaylar, cana kast etmeye kadar vardırılmaya başladı. Uzun bir süre devam eden ırkçı saldırılar, Süryani yurttaşların dönemin Başbakanı ve yetkilileriyle yaptığı görüşmeler ardından 7 Ekim 1964 günü yetkililerinin ilçeyi ziyaret ederek, dönemin kaymakamını görevden almasıyla yatıştı.
İbadet mekânları dönüştürüldü
Saldırı tehdidi altında yaşayan ilçedeki yaklaşık 300 Süryani aile, 1960 ve 1970 yılları arasında Avrupa ülkelerine doğru başlayan işçi göçünü fırsat bilerek, kalabalık gruplar halinde doğdukları topraklardan göç etmeye başladı ve 1980'li yıllara gelindiğinde, Süryani ailelerin sayısı 120'ye kadar düştü. Göçle birlikte yavaş yavaş toprak ve yaşam alanları ellerinden alınmaya başlanan Süryani cemaatinin ibadet mekânlarından Mor Şemun Kilisesi cezaevine, Meceddeli Meryem Kilisesi de hastaneye dönüştürdü.
İlçe merkezinin yanı sıra Haberli (Bisirino), Ögündük (Midin) ve Yarbaşı (Esfes) köylerinde yaşayan Süryani yurttaşların sayısı da göçlerin ardından hızla düştü.
Kürt Özgürlük Hareketi sayesinde
Kürt Özgürlük Hareketi'nin Kuzey Kürdistan'da yarattığı değişim rüzgarının etkisiyle Avrupa'ya göç etmek zorunda kalan Süryani yurttaşların doğduğu topraklara geri dönüşü için umut doğdu. Özgün mimarilerine uygun olarak ibadet mekânlarını onarıp, yeniden hizmete açmak için çalışma başlatan Katolik ve Ortodoks mezheplerine mensup Süryani yurttaşlar, birlikte restorasyon çalışması bitirilen Meryem Ana Kilisesi'nde ibadetlerini yerine getirmeye devam ediyor.
Geri dönen Tokuş, BDP'den seçildi
30 Mart yerel seçimlerinde BDP'den Belediye Meclis üyesi seçilen İdil doğumlu Süryani cemaati üyesi Gebro Tokuş, henüz 13 yaşındayken yakınları gibi doğduğu toprakları göç etmek; 34 yıl boyunca yurdundan uzak yaşamak zorunda kaldı. Yıllar sonra doğduğu topraklara dönen Tokuş, memleket özlemiyle geçen yıllar ile birlikte adaylık sürecine kadar birçok konuyu DİHA'ya anlattı: "1979'da henüz 13-14 yaşlarındayken buradan İsviçre'ye göç ettim. 34 yıl boyunca orada yaşamak zorunda kaldım ve yine benim gibi İdil'den göç eden Filiz hanımla tanışıp evlendim. Behnan ve Simon adlı iki erkek çocuğumuz var. Avrupa'da yaşadığım yılarda, insanın doğduğu topraklardan kopmasından daha zor bir şey olmadığını çok iyi anladım."
Bir şeyleri değiştirmek için
Geri dönüş kararını eşi Filiz Tokuş ile birlikte İdil'e yaptıkları bir ziyaret sırasında aldıklarını söyleyen Tokuş, "Doğduğumuz sokaklarında, koşuşturduğumuz ilçede Süryani nüfusu yok denecek kadar azalmıştı. Binlerce yıllık kadim bir kültür adeta kaybolmaya yüz tutmaya başlamıştı. Biz de bir şeyleri değiştirmek ve azalan Süryani ailelere güç katmak için 2013'ün sonlarına doğru kesin dönüş yaparak yıllar sonra buraya yerleştik" dedi.
Kürt özgürlük mücadelesinin etkisi
Bir süre İdil Meryem Ana Süryani Kadim Kilisesi Vakfı'nın başkanlığı yaptığını hatırlatan Tokuş, "Süryani halkı da tıpkı Mezopotamya'da yaşayan diğer halklar gibi bu toprakların birer parçası, birer rengiyken 90'lı yıllarda bazı yakınlarımız silahlı saldırılara bile maruz kaldı. İdil Belediye Başkanı Şükrü Tutuş ve cemaatimizin üyesi Mixayil Bayro, silahlı saldırılarda yaşamlarını yitirdiler. Ama gördüğümüz tüm baskılara rağmen bu topraklara olan özlemimiz hep var oldu ve en nihayetinde bu topraklar üstünde özümüze dönmek için karar aldık" şeklinde konuştu.
Kürt özgürlük mücadelesinin, Kürt halkı başta olmak üzere bölgede yaşayan tüm halklar için büyük bir fırsat sunduğunu vurgulayan Tokuş, "Buraya yerleştikten sonra Kürt halkının verdiği özgürlük mücadelesinin toplumda yarattığı değişimi çok açık bir şekilde gördük ve çok memnun olduk. Çünkü Kürt halkı Abdullah Öcalan'ın ideolojisi sayesinde, demokratik değişimi içselleştirmiş bir halk olma yolunda çokça yol katetti" diyerek Avrupa'ya göç eden Süryani halkına topraklarına geri dönmeleri çağrısında bulundu.
Şimdi daha çok çalışma zamanı
Seçilmesini sağlayan ilçe halkına teşekkür eden Tokuş, çalışma arkadaşlarıyla birlikte ilçeyi farklı kültürlerin bir arada yaşadığı, modern bir kent haline getirmek için var güçleriyle çalışacaklarını belirterek, şunları ekledi: "Biz de bu değişimin bir dinamiği olabilmek ve doğduğumuz, yaşadığımız topraklara yine toplumumuza olan borcumuzu ödemenin en doğru yolunun demokratik siyaset olduğu kanısına vardık. 30 Mart yerel seçimlerinde Türkiye'de yaşanan toplumsal ve yerel sorunlara en doğru çözüm modelini geliştirdiğine inandığımız BDP'den İdil Belediye Meclis üyesi adayı oldum. İlçe halkı da büyük bir özveri ve hoşgörü içerisinde bizlere destek sundu ve büyük bir oy farkıyla seçimlerden zaferle çıkmamızı sağladı."
MEHMET ZEKİ ÇİÇEK / DİHA/ŞIRNAK