*  Ucu kime dayanırsa gereği yapılmalı; hırsızlardan hesabı sorulmalı.

* Hükümete düşen soruşturmanın güvenliğini sağlamalı, soruşturma şeffaflaşmalı.
* Daha ikinci gününde emniyet müdürlerinin alınması soruşturmaya müdahaledir.
*  Bakanlar gerekirse istifa etmeli, dokunulmazlıkları kaldırılmalı.
* Parlamento'da derhal araştırma komisyonu kurulmalı.


BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, 34 çocuğu savaş uçağıyla katleden devletin, trilyonları kaçakçılıkla götürenleri koruyamayacağını; milyonlarca çocuğun ayakkabısı yokken 5 milyon doları ayakkabı kutusunda saklayan genel müdürlere tahammül edemeyeceğini kaydederek, tavırlarının adaletten yana olduğunu söyledi. "Biz cemaat veya AKP'den yana tavır koymak zorunda değiliz" diyen Demirtaş, yolsuzluk operasyonunun "temiz eller operasyonu"na dönüştürülmesini istedi.
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ve beraberindeki heyet, dün Güney Kürdistan'a gitti. YNK'nin davetlisi olarak Süleymaniye kentinde temaslarda bulunacak olan Demirtaş'a, Kars Milletvekili Mülkiye Birtane ve Van Milletvekili Nazmi Gür eşlik ediyor. Demirtaş, 2 gün boyunca bir dizi temaslarda bulunacaklarını aktardı. YNK'nin Dış İlişkiler Sorumlusu Molla Bahtiyar'ın daveti üzerine Süleymaniye'ye gittiklerini söyleyen Demirtaş, temaslarda son dönemlerde Kürtler arasında yaşanan gerilimlerin giderilmesi, Kürtler arasındaki ulusal birliğin sağlanmasının gündemlerinde olduğunu belirtti. Hewler'de devam eden KDP ve PYD görüşmelerinin son derece olumlu karşıladıklarını ifade eden Demirtaş, bu görüşmelerin Kürt ulusal birliğine katkı sağlayacağını söyledi. Güney ziyareti öncesi BDP Amed İl binasında basın mensuplarının son gelişmelere ilişkin sorularını yanıtlayan Demirtaş, ilk olarak tutuklu bulunan BDP'li milletvekilleri hakkında Diyarbakır 5. ve 6. Ağır Ceza Mahkemeleri'nin kararını değerlendirdi. Demirtaş, mahkemelerin verdiği kararın hukuksuz iş yaptıklarının ilanı olduğuna dikkat çekti. Özel Yetkili Mahkemelerin asla adalet dağıtmadığını dile getiren Demirtaş, kendilerin de adalet beklemediklerini söyledi. Demirtaş, "Fakat bu kadar göz göre göre kanunsuzluğun olacağını tahmin etmiyorduk. Bu kadar açık suç işleme iradesinin mahkeme tarafından gösterileceğini beklemiyorduk. Bu halkın çocuklarını yargılayan yargıçlara Mazlum Doğan'ın savunmasını okumalarını tavsiye ediyorum. Onu bu şekilde yargılayanlar, onun düşüncelerinin üstünün kapanacağını sanıyorlardı. 13 yaşında pankart açan Kürt çocuklarını tutuklayanlardan asla adalet dilenmiyoruz. Direnerek özgürlüğümüzü kazanacağız. Bu mahkemeler ve cezaevlerinin yerinde müze yapacağız" diye konuştu.

Yolsuzluğun üzerine gidilmeli

Demirtaş, dün aralarından 3 bakanın oğlunun da bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alındığı yolsuzluk operasyonuna ilişkin soruyu yanıtlayarak, bu operasyonları desteklediklerini söyledi. Hırsızlık, yolsuzluk, ahlaki çöküntünün olduğu her yerde ciddi bir şekilde bunların üstüne gidilmesi gerektiğini belirten Demirtaş, "Ucu kime dayanırsa gereği yapılmalıdır. Siyasi komplo, kimin kime komplo yaptığı teorileri bir yana bırakılarak hırsızlık yapanlardan hesabı sorulmalıdır. Hükümete yakın çevrelerin ihalelere fesat karıştırdıkları, rüşvetleri devamlı gündeme geliyordu. Bunları, soruşturulması için parlamentonun gündemine taşıyorduk. Ancak bunlar ciddiye alınmıyordu. Operasyonun siyasi amacını bu aşamada tartışmak istemiyoruz. Bakan, işadamı, bürokrat yakınlarının çok büyük usulsüzlüklere bulaştığı yönünde ciddi iddialar var. Hükümete düşen bu iddiaların soruşturmanın güvenliğini sağlamaktır. Soruşturmanın önüne kesmek, hükümeti zan altında bırakır" dedi.

Müdürlerin alınması müdahaledir

Kimin ismi geçerse geçsin gerekirse fezlekelerle dokunulmazlıklarının kaldırılması gerektiğini belirten Demirtaş, şöyle devam etti: "Yolsuzluklar soruşturulsun. Daha ikinci gününde emniyet müdürlerinin alınması soruşturmaya müdahaledir. Ortada hırsızlık yapıldığına dair büyük iddialar varken soruşturmayı yürüten emniyet amirlerini görevden almak soruşturmaya müdahaledir. Bakanlar gerekirse istifa etmeli, derhal dokunulmazlıkları kaldırılarak soruşturma şeffaf hale getirilmelidir. Kim bu olayı kapatmaya çalışırsa çalışsın buna izin vermeyeceğiz. Parlamentoda derhal araştırma komisyonu kurulmalıdır. Ortaya çıkanlar sadece daha buzdağının görünen yüzüdür. Türkiye'nin her yerinde bu tür çirkinlikler vardır. Cemaat veya AKP yanlısı bizi ilgilendirmez."

Halka hesap verilmelidir

Demirtaş, yolsuzluk operasyonunu desteklediklerini ve bunun "temiz eller operasyonu"na dönüşmesini istediklerini vurguladı. Demirtaş, "Biz milletin parasını çalanlardan bunun hesabını soruyoruz. 34 çocuğu savaş uçağıyla katleden devlet, trilyonları kaçakçılıkla götürenleri koruyamaz. Namusu, vicdanı, ahlakı olan herkes savcısıyla hakimiyle medyasıyla siyasetçisiyle bu yolsuzlukların peşine düşmelidir. Halen bu ülkede açlıktan soğuktan ölen yurttaşlar vardır. Halen bu ülkede milyonlarca çocuğun ayağında giyecek ayakkabısı yoktur. Ama 5 milyon doları ayakkabı kutusunda saklayan genel müdürler vardır. Artık AKP açısından halka hesap vermenin saatleri başlamıştır" diye konuştu.

'Cemaat koalisyon ortağıydı'

Cemaat ve AKP arasında dershanelerin kapatılması gündeme gelen tartışmaları ve devam eden çözüm sürecine yansımasını da da değerlendiren Demirtaş, cemaat resmi ya da yasal bir organizasyon olmadığına dikkat çekerek, şöyle sürdürdü: "Bu süreci cemaat bozuyor, hükümet mağdurdur yaklaşımı kabul etmiyoruz. Olup bitenlerin sorumlusu hükümettir. Cemaat onların kontrolünde koalisyon yaptığı bir sivil güçtür. Hamisi AKP'dir. Onların yapacağı olumsuzluk AKP'ye mal olur. Bu haliyle çözüm sürecinin de her gün zora girdiği doğrudur. Bunun temiz eller operasyonuna dönüşmesini bekliyoruz. BDP tavrını hak ve adaletten yana koymuştur. Biz cemaat veya AKP'den yana tavır koymak zorunda değiliz. Savcı ve polis operasyonu dikkatli yürütmüş. 'Haberim yoktu komplo yapılmış' demek doğru değil. Soruşturmayı kapatmaya çalışmak kapatmaya çalışanları da beraberinde götürür."

'Öküz öldü, ortaklık bozuldu'

İstanbul'daki soruşturmanın Ergenekon savcısı Zekeriya Öz tarafından yürütülmesine ilişkin soruya Demirtaş, "Zekeriya Öz kendi atadıkları bir savcı. Horoz kendi isot tarlalarına girince bağırmaya başladılar. Hükümetin bu işlerden el çekmesi lazım. Öküz öldü, ortaklık bozuldu. Bu güne kadar rantı paylaşılıyordu. Bu gerilim hayra vesile oldu. Siyasi sonucu ne olur, biz de yakından takip ediyoruz. AKP'nin artık eskisi gibi gönül rahatlığıyla çalıp çırparak bu ülkeyi yönetemeyeceği ortaya çıkmıştır" şeklinde yanıt verdi.

'Kürdistan gün gibi bir gerçekliktir'
Meclis'te bütçe görüşmeleri sırasında "Kürdistan" ifadesinin kullanılmasının ardından yaşanan tartışmalara ilişkin yöneltilen soruyu yanıtlayan Demirtaş, Meclis'in "Kürdistan" ifadesi hakkında almış olduğu kararın iç tüzüğe aykırı olduğunu söyledi. BDP dışındaki tüm siyasi partilerin Meclis'te tarihi bir korkuyla siyaset yaptığını ifade eden Demirtaş, şunları vurguladı: "Kürdistan gün gibi bir gerçekliktir. Meclis'te arkadaşlarımız resmi bir yalanı ortaya çıkarıyor. Parlamento çatısı altında bu gerçeği örtebilirler. Onlar rahatsız oluyorlar ama BDP onlar rahat olsun diye Meclis'e girmiş bir parti değil. Kürdistan tarihi, coğrafi ve sosyolojik bir gerçekliktir. Meclis onların iş yeri değildir. Onlar neyse BDP'li vekiller de aynı yetkiye sahiptirler. Onların memuru değiliz. Hadlerini bilsinler. Kürdistan vardır ve 4 parçaya bölünmüştür. Suriye, Irak, Türkiye ve İran devletleri arasında bölünmüştür. Bu gerçekliği ifade ettik diye bizi linç edeceklerse geçti o günler. Bunlar resmi olarak kabul edilinceye kadar savunmaya devam edeceğiz. Bedeli ne olursa olsun hiç düşünmüyoruz." diye konuştu.

Kandil'e gidecekler mi?

Hafta içerisinde Öcalan tarafından Kandil'e yazılan 20 sayfalık mektubun Kandil'e ulaştığı haberi üzerine yöneltilen soruyu cevaplayan Demirtaş, Süleymaniye'ye ziyareti sırasında koşulların el vermesi durumunda Kandil'de KCK Başkanlık Konseyi ile bir görüşme gerçekleştirmeyi düşündüklerini ifade ederek, söz konusu görüşmenin gerçekleşmesi halinde mektubun cevabını da bu görüşmede alabilecekleri bilgisini paylaştı.

AMED