
Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki 26 tutsak, 10 Ekim’de Patnos Kapalı Cezaevi’ne sürgün edildi. Patnos Cezaevi’nde çıplak aramaya karşı çıkan tutsaklara işkence yapıldı. Amed’den 25 Ekim günü görüşe giden aileler, cezaevinin “işkencehane” olduğunu söyledi.
Tutsaklardan Yakup Eryılmaz ile Remzi Akkaya’nın anneleri cezaevi görüşünde yaşadıklarını ve gördüklerini anlattı. Eryılmaz’ın annesi Kudret Eryılmaz, tutsakların çıplak aramayı kabul etmedikleri için işkenceye maruz kaldığını belirterek, bazılarının dişlerinin kırıldığını söyledi.
Asker ve polis cirit atıyor
Eryılmaz, Patnos Cezaevi’nde özel bir uygulamanın olduğunu söyledi. Eryılmaz, gardiyanların olmadığını, asker ve özel harekat polislerinin resmi elbiselerle cezaevi içinde cirit attığını aktardı.
Görüşe gittiklerinde kendilerinin de çıplak aramadan geçirildiğini anlatan Eryılmaz, “Bu işkenceyi kabul etmiyoruz. Oradaki baskılar sürerse cezaevi önünde açlık grevine başlayacağız. Çocuklarımızın verdiği mücadelenin arkasındayız. Onların yolunda yürüyeceğiz. İnsan hakları savunucularına sesleniyorum. Patnos Cezaevi’nde babasının görüşüne giden 1 yaşındaki torunum dahi çırılçıplak edilerek, aramadan geçirildi. Bebeğin şapkasını takmamıza bile izin vermediler. Orada yapılanlar zulümdür” diye konuştu.
İşkence izleri duruyor
Remzi Akkaya’nın annesi Sebiha Akkaya da asker ve polislerin cezaevinde arama yaptığını tekrarlayarak, iç çamaşırlarına kadar insanların didik didik arandığını belirtti. Tutsakların buna karşı geldiği için işkenceye maruz kaldığına dikkat çeken Akkaya, aradan günler geçmesine rağmen işkence izlerinin hala görüldüğünü ifade etti.
Doktor rapor vermedi
Patnos Cezaevi’nde baskı ve zulmün had safhada olduğunu yineleyen Akkaya, hastaneye götürülen tutsaklara, doktorların “Hiçbir şeyiniz yok” diyerek, darp raporu vermediğini de kaydetti. Akkaya, “15 günden fazla olmasına rağmen çocuklarımızın vücudunda hala işkence izleri duruyor. Nasıl oluyor da bir şey yok. İşkencenin üstü örtülüyor” dedi.
Tarsus’ta ziyaretçilere hakaret
Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi’nde ise ziyarete giden aileye hakaret edildi. Tehdit edilen aile bireyleri cezaevinden çıktıktan sonra tutsaklar hakkında tutanak tutuldu, görüş yasağı getirildi.
Tarsus Cezaevi’nde tutulan ablası Halise Baltaş’ın görüşüne 24 Ekim’de giden Şinaz Aslan, cezaevinin girişinden görüş salonuna kadar sürekli gardiyanlar tarafından tahrik edildiklerini, hakaret ve tehditlere maruz kaldıklarını söyledi. Görüş salonunda ablasına sarıldığı için de hakarete maruz kaldığını ifade eden Aslan, görüş salonundan çıktıktan sonra durumu yetkililere şikayet edeceğini söylemesi üzerine gardiyanların üzerine yürüdüğünü belirtti.
Gardiyanların kendisine “İstediğin yere şikayet et. Savcıya da git. Bizi ilgilendirmez. Siz kendinizi ne zannediyorsunuz” dediğini aktaran Aslan, durumu savcılığa bildireceğini vurguladı. Aslan, maruz kaldıkları muameleden sonra ablasına tutanak tutulduğunu ve yine görüş yasağı getirildiğini söyledi.
Silivri’de kimlik zorunluluğu
Silivri 5 No'lu Cezaevi’ndeki siyasi tutsaklara kimlik gösterilme dayatılıyor.
Kampus hastanesine giden 12 tutsağın bir uzman çavuş tarafından "Kimlik taşıyacaksınız" diye dayatmada bulunduğunu belirten aileler, "Tutsaklar, siyasi olduklarını belirtince bu sefer de küfür ve hakaretlerde bulunup üzerlerine yürüyor. Bir gardiyan ise 'bunlar terörist' diye arka çıkıyor" dedi.
Ayağı alçıda olan bir tutsağa da kimlik dayatması yapıldığını belirten aileler, "Ya kimliğini alırsın ya da seni götürmeyiz" denildiğini söyledi. Daha sonra doktora götürülen tutsağın bu sefer de doktor tarafından kimlik dayatmasına maruz kaldığını aktaran aileler, "Doktor kendisine 'Niye gelmedin' diye soruyor. Durumu aktarınca 'Ben de kimlik olmadan sana bakmam' demiş" diye ifade etti.
Öte yandan yine Silivri 5 No'lu Cezaevi’nde 2 tutsağın gardiyanların saldırısına uğradığı aktarıldı. 22 Eylül’de kampus hastanesine giden Yavuz Özdemir ve Ensar Soybeş’in hastane dönüşü gardiyanlar tarafından sıraya dizilerek yürütülmek istendiklerini ifade eden aileler, "Tutsaklar buna karşı gelince bu sefer fiili müdahalede bulunmuşlar. İdare ile görüşüp tepki göstermişler. İdare ise bu konuda herhangi bir şey yapmıyor" dedi.
AMED