
Türk cezaevlerinde 12 Eylül'den itibaren devam eden açlık grevine İzmir Kırıklar 1 Nolu F Tipi Cezaevi'nde 3 Ekim'den itibaren 3 ayrı grup halinde 17 tutsak süresiz dönüşümsüz açlık grevine katılıyor. Öcalan'a özgürlük ve Kürtçe önündeki engellerin kaldırılması talebiyle bedenlerini ölüme yatıran tutsaklar direnişlerini kararlılıkla sürdürecekleri mesajını verirken, Kürt halkına ve demokratik kamuoyuna da "cezaevlerinde yükselen özgürlük çığlığı etrafında birleşin" çağrısında bulunuyor. "Sesimize ses, direnişimize güç katın" diyen tutsakların mesajları şöyle:
Mehmet Halis Vural: 1978 Mardin/Derik doğumluyum. 6 yıldır Kırıklar Cezaevi'nde bulunmaktayım. Özgürlük Hareketi'nin bir neferi olarak Önder Apo şahsında halkımıza, haklarımıza uygulanan faşizan uygulamalara karşı girdiğimiz açlık grevi eylemi bir çığlıktır. Tüm ilerici, demokrat ve kendisine insanım diyen kesimlerin bizlerle dayanışma içinde olması ve direnişe geçmelerini bekliyoruz. Bizler de taleplerimiz yerine getirilinceye kadar eylemimizi sürdüreceğiz. Onurlu bir yaşama ve halkımız statüye kavuşana dek mücadelemiz sürecektir.
Yakup Yalçın: 23 yaşındayım. Ailem Çanakkale'de yaşıyor. 2009 yılında tutuklandım. 11 yıl ceza aldım, 3 yıldır Kırıklar 1 Nolu Cezaevi'ndeyim. Tecride sessiz kalmamız ölümümüzü seyretmemize benzer. Ben de bir Kürt genci olarak buna sessiz kalamazdım. AKP Hükümeti'nin zihniyet ve politikalarına karşı bedenlerimizi ölüme yatırıp siper etmekten başka çaremiz kalmadı. Bu tecride ve anadilimiz üzerinde uygulanan faşist engellemeleri kabul etmemiz mümkün değil. Ölümümüzü seyretmektense özgür bir yaşam için ölmeyi tercih ederim.
Ozan Esen: 1990 Mardin/Derik doğumluyum. 2010 yılında tutuklandım. Antalya'da iki buçuk yıl tutuklu kaldıktan sonra Kırıklar Cezaevi'ne sürgün edildim. Kürt halkına dayatılan iradesizleştirme ve kimliksizleştirmeye karşı yarınları özgür yaşamak için bu onurlu direnişte bulunuyorum.
Mustafa Sevim: 3 yıldır Mardin KCK yapılanmasında olduğum gerekçesiyle tutukluyum. 3 ay önce Mardin'den Kırıklar 1 Nolu Cezaevi'ne sürgün edildim. Kemallerle, Hayrilerle aynı düşünceye sahip olmak bizleri güçlü kılıyor ve zafere olan inancımızı daha da yükseltiyoruz. Yaşam direnmekse direneceğiz. Direnmek ölüm ise ölürüz. Hiç tereddüt etmeden direnişle bu kutsallığa başı dik ulaşmak boynumuzun borcudur.
Serdar Taşkın: Yaklaşık 7 yıldır Kırıklar 1 Nolu F Tipi'nde bulunuyorum. Bilge insan 'ey yaşam ya seni özgürce yaşayacağım ya da hiç yaşanmamış sayacağım' demişti. Bizler bu eylemde halkımızın ve önderliğimizin özgürlüğünü bir nebze de olsa halkların barışını sağlamayı amaçlıyoruz ve başaracağız. Sesimize ses katmak vicdani bir görevdir. Bizler vicdanlı insanların varlığına inanıyoruz. Bir daha asla yetmez yoldaşlar olmayacağız.
Cengiz Doğan: 1983 Mardin/Nusaybin doğumluyum. KCK Şırnak dosyasında üç buçuk yıldır tutukluyum. Mardin E Tipi Cezaevi'nden Kırıklar Cezaevi'ne sürgün edildim. Böylesi anlamlı bir eylemin içerisinde bulunmaktan onur ve gurur duyuyorum. Her iki talebimiz yerine getirilinceye kadar, sonunda ölüm bile olsa hiç bir şekilde eylemimden vazgeçmeyeceğim. Aileme, dışarıdaki dostlarıma, arkadaşlarıma, halkımıza ve tüm duyarlı kamuoyuna çağrım zindanlardan yükselen bu özgürlük çığlığı etrafında birleşerek Önder Apo ve halkımızın özgülüğünü yaratmak için eyleme geçmelerini, militarist faşist ve asimilasyonist sistemi tümden reddetmelerini istiyorum. Hiç bir şekilde tıbbı müdahale ve tedaviye kabul etmeyeceğim.
Ferhat Gökmen: 1990 Bitlis/Güroymak doğumluyum. 2009 yılının Aralık ayından beri tutukluyum. 7 arkadaş olarak hala mahkememiz devam etmektedir. En son çıktığımız mahkeme celsesinde açlık grevinde olduğumuzu taleplerimizi dile getirmeden bizleri apar topar salondan attılar. 1982'de Diyarbakır'daki Sıkıyönetim Mahkeme Başkanı Emrullah Kaya, Mehmet Hayri Durmuş'un taleplerini sonuna kadar dinleyebilmiştir. Ben de bir Kürt genci olarak kendimi halkıma borçlu hissediyorum. Ben bir tek şeye inanıyorum Sayın Öcalan fiziki olarak özgürleşmeden Kürt halkı özgürleşemez. Bu tarihsel ve devrimsel eylemde yer almak bir onurdur.
Deniz Atlı: 1980 Van/Muradiye doğumluyum. 24 Mart 2007 tarihinde Antalya'da tutuklandım ve 14 yıl hapis cezası aldım. Söylenecek bütün sözler söylendi. Söylenmemiş söz kalmadı. Bugün bizler bedenlerimizi ölüme yatırıyorsak sözün anlam yitirmesindendir. Söz kirlendiği ve kirletildiği için sözün değerini kirletmek istemeyenler, bedenlerini ortaya koyuyorlar. Bu eyleme giriyorlar. Kardeşçe konuşacak sözlerimizin değerini kirletmek istemeyenler varsa sessiz kalmasınlar. Sessizlik kaybedenlerin sesidir. Bu eylem bir çığlıktır. Sonuna kadar bu çığlığı haykıracağım. Bu uğurda ölüm gelecekse hoş gelsin sefa gelsin.
Mekan Aslan: Mardin'in/Nusaybin doğumluyum. 2 yıl 7 aydır cezaevinde bulunmaktayım. Anlam ve önemi büyük olan tarihsel bir eyleme girmiş bulunmaktayım. Bir toplum dilsiz ve Önderliksiz yaşayamaz. Bunlar gerçekleşmediği takdirde eylemimi ölüme sarılırcasına kararlı bir şekilde sürdüreceğim.
Bünyamin Sürme: 1982 Amed/Bismil doğumluyum. 2008 yılından bu yana tutukluyum. Önderliğimiz tecride karşı insanüstü bir iradeyle karşı koyuyor ve direniyor. Önderim ve halkımın özgürlüğü için elimdeki tek mücadele silahım olan bedenimi ortaya koymaktan çekinmeyeceğim. Eylemim esnasında çıkabilecek sağlık sorununa herhangi bir tıbbi müdahaleyi kabul etmeyeceğim. Halkımızın eylemimize destek vermesini ve alanlarda olması temennimdir.
Mesut Özcan: Amedliyim ve iki buçuk yıldır tutukluyum. Açlık grevi eylemine hükümetin yürütmüş olduğu tecrit, imha, inkar ve asimilasyon politikalarına êdî bes e diyerek, bedenlerine ölüme yatıran arkadaşlara destek olmak ve taleplerini sahiplenmek amacıyla katıldım. Her vicdanlı bireyi bu çığlığa karşı duyarlı olmaya çağırıyorum.
Necdet Kaya: 1984 Mardin/Mazıdağı doğumluyum. Dört yıldır cezaevindeyim. Taleplerimiz karşılanıncaya kadar bedeli ne olursa olsun bu eylemi sürdürmeye kararlıyım. Yurtsever halkımızın, kendisine insanım diyen her bireye bu özgürlük çığlığına ses olup vicdani ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirip harekete geçmesini istiyorum. Onurlu ve özgür geleceğe sahip olmaya davet ediyorum. Zafer direnenlerin olacaktır ve başaracağımıza olan inancım tamdır.
Çocuklar da açlık grevinde
Mersin E Tipi Cezaevi'nde süresiz dönüşümsüz açlık grevine katılanlardan birisi de 16 yaşındaki M. K. Son 2 yılda 8 kez gözaltına alınıp 5 kez tutuklandı. 7 ayrı suçlamayla toplam 250 yıl hapis istemiyle yargılanan çocuk, Pozantı Cezaevi mağdurlarından.
Cezaevlerindeki açlık grevine PKK ve PAJK’lı tutsakların yanı sıra KCK adı altında gerçekleştirilen operasyonlarda tutuklanan milletvekilleri, barış grubu üyeleri, belediye başkanı, gazeteciler, siyasetçilerin yanı sıra çocuklar da katılıyor. Mersin E Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan H.A., O.B., M.K., H.A., S.S., K.S. ve P.E. isimli çocuk tutsaklar da 17 Ekim’den itibaren açlık grevine katıldı. Çocuklardan M.K, tam 8 kez gözaltına alınıp 5 kez tutuklandı. M.K aynı zamanda tecavüz vahşetiyle gündeme gelen Pozantı mağdurlarından. Mersin’in merkez Akdeniz Şevketsümer Mahallesi'nde ikamet eden Şırnak nüfusuna kayıtlı 16 yaşındaki M.K, 1990’lı yıllarda köyü yakıldığı için Şırnak’tan ailesiyle Mersin’e zorunlu göç etti. Gazete dağıtımcılığı yaptığı için henüz 14 yaşında iken “örgüt adına faaliyet yürüttüğü” gerekçesiyle 2010 yılında ilk gözaltı sürecini yaşayan M.K, 4,5 ay tutuklu kaldı.
Tahliye olduktan kısa bir süre sonra mahallede yürüdüğü sırada, polisin bir eyleme müdahalesi sırasında attığı gaz bombası yüzüne isabet etti. 14 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra bu kez “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanarak Pozantı Cezaevi’ne konuldu. M.K burada hem gardiyanların hem de adli tutukluların işkencesine maruz kaldı. Pozantı Cezaevi’nin kapatılması ardından sevk edildiği Ankara Sincan Kapalı Çocuk Cezaevi’nde de uygulama değişmedi, gardiyanların işkencesi sonucu parmağı kırıldı. 3 ay kaldıktan sonra tahliye edilmesinin üzerinden 1 ay geçmeden tekrar tutuklanan M.K. bu kez Mersin E Tipi Kapalı Cezaevi'ne gönderildi. 2 ay sonra tahliye edildi, ancak M.K’yi serbest bırakmamakta kararlı polisler 2 hafta sonra M.K’yi bir kez daha gözaltına aldı. Ardından da “örgüt propagandası” denilerek tutuklandı. Mersin E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. M.K, “örgüt üyeliği”,”örgüt propagandası yapmak”,”Gösteri ve Yürüyüş Kanununa Muhalefet” gibi 7 ayrı suçlamayla 250 yıl hapis istemiyle yargılanıyor.