Çocukluğundan bugüne kadar siyasi kimliğinden hiç vazgeçmediğini ifade eden Irgat, sisteme olan itirazının daha küçük yaşlarda başladığını söyledi. Hem Kürt hem de muhalif kimliğinden dolayı sürekli sistemin ayrımcılığına maruz kaldığını kaydeden Irgat, kadın olmanın da bir ayrımcılık nedeni olduğunu söyledi. Kürt kadınlarının ezilmişliğini yaşadığını ifade eden Irgat, "Geri bırakılmışlığın acısını en çok kadınlar yaşıyor. Ben de bu kadınlardan biriydim. Okula gitmemiz bile başlı başına bir sorunken, o okullarda asimilasyon politikalarına maruz kalmamız da ayrı bir sorundu. Bunlarla mücadele etmek zorunda kaldık. Her yerde ismimin açıklamasını yapmak zorunda bırakıldım. Adım Kürtçe olduğu için ayrımcılığa maruz kaldım. Bundan dolayı bu ismin mecliste olmasını önemli buluyorum" dedi. 


Kadınlar adına aday

Bu coğrafyanın bir parçası olduğunu belirten Irgat, "Zorla göç ettirilmemize rağmen ruhen buradan kopmadım hiç. Hiçbir zaman Van Gölü'nün kıyısında oturma hayallerim bitmedi. Bu topraklardan zorla koparılmışlığın acısını damarlarıma kadar hissettim. Bundan dolayı bir siyasi mücadeleyi doğduğum topraklardan başlatmak benim için çok anlamlı. Buradan kadınlar adına aday olmak benim için ciddi bir adım. Bu çalışmayı parlamentoya taşımak ve kadınların sesi olmak istiyoruz" diyerek, özellikle kadın seçmenlerden destek beklediğini vurguladı.


Doğa da kazanacak

Halkların özgürlüğü adına birçok insanın acılar yaşadığını ve canlarını bu yolda feda ettiğini söyleyen Irgat, çözüm sürecinin başarıya ulaşmasında ve hakikatlerin açığa çıkarılmasında HDP'nin kilit rol oynayacağına inandığını söyledi. 

Militarist baskıların en çok uygulandığı yerden aday olduğuna dikkat çeken Irgat, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kadınların HDP'ye ihtiyacı var. Gerçek bir demokrasi adına bizim bu çalışmalara tüm gayretimizle katılmamız gerekiyor. Ben zor bir yerden aday oldum. Sistemin militarist baskılarını en çok uyguladığı bir yer. Aynı zamanda bu militarist baskılara karşı tarihinde direnişlerle dolu olan bir yer. Devletin dilimize, tarihimize, ekonomimize karşı gösterdiği silah, kan, şiddet ve inkardan kaynaklı doğamız da göz ardı edildi. Bu coğrafyada sadece insanlar şiddete uğramadı, doğamız da şiddete uğradı. Dolayısıyla bu şiddetin son bulmasını ve Kürt halkının da, doğamızın da hak ettiği noktaya gelmesini istiyoruz." 

Bedlîs'in çok önemli bir yer olduğunu ifade eden Irgat, HDP'nin ekonomik, turizm ve alt yapısıyla çok önemli bir politika üreteceğini söyledi. Bu toprakların ve coğrafyanın buna ihtiyacı olduğunu yineleyen Irgat, "Biz barajı çoktan aşmışız. Ve bu umudu yüreğimizde taşıyoruz. Sistemin bu anlamıyla yürüttüğü politikalar karşılık bulmayacaktır. Bunun sonucunda halklarımız kazanacak, doğamız kazanacak ve kadınlarımız kazanacaktır" diye konuştu. 


Kadın iradesi ön plana çıkacak

Bedlîs'te bugüne kadar bir partiden vekil adayı olarak gösterilen tek kadın olduğunu hatırlatan Irgat, kadın aday olarak gösterilmesinin tek başına çok anlamlı olduğunu ve mesajın çok güçlü verildiğini söyledi. Aday gösterilmesinin kadınların eşitliği ve özgürlüğü adına çok önemli bir adım olduğunu ifade eden Irgat, "Biz kadınların arasına gireceğiz. Kadınların taleplerini birebir parlamentoya taşıyacağız. Bugüne kadar Bitlis'i hep erkek vekiller temsil etti. Partimizin erkek temsilcileri belli bir noktaya getirdiler. Ancak kadının direk kadınla temsil edilmesi eşitlik adına, kadının iradesini ön plana çıkarma adına çok önemlidir" dedi. 


Kadınlar oylarını HDP'ye versin

13 yıllık AKP iktidarında kadın sorunlarının en üst seviyeye ulaştığını kaydeden Irgat, " Kadın cinayetlerinin en çok yaşandığı dönemin AKP dönemi olduğunu gördük. Kadın hayatına ciddi bir müdahale, hatta bir saldırı gerçekleşti. Biz bu anlayışın tamamen karşısındayız. Biz özgürlükler temelinde bakıyoruz. Paradigmamız çerçevesinde ahlaki politik toplumu inşa etmeyi hedefliyoruz. Beyannamemiz gayet açıktır. Kadınlar bu konuda doğruyu bilsinler. Oylarını partileri HDP'ye versinler. Kendilerini gerçekten temsil edecek parti HDP'dir" ifadesinde bulundu.


Mizgin Irgat kimdir?

1978 yılında Tetwan'da dünyaya geldi. Ortaokul ikinci sınıftayken devletin köylerini yakması sonucu zorunlu olarak İzmir'e göç etti. Bir yandan okula giderken bir yandan da gençlik çalışmalarında yer aldı. Çalışmalarından dolayı gözaltına alınıp, bir yıl cezaevinde kaldı. Tahliye olmasının ardından Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni kazandı. Eğitiminin ardından İzmir'de serbest avukatlığın yanı sıra insan hakları savunuculuğu yaptı. Devlet Güvenlik Mahkemeleri ve Özel Yetkili Mahkemelerde birçok siyasi davanın müdafiliğini, aynı zamanda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın avukatlığını yaptı. 2011 yılında 50 meslektaşı ile birlikte "Önderlik komitesi" suçlamasıyla gözaltına alınarak tutuklandı. 2 yıla yakın Bakırköy Cezaevi'nde kaldı. Ardından HDP İzmir İl Eşbaşkanlık görevini yürüttü. 


MELTEM OKTAY/DİHA/BÊDLÎS