AKP Hükümeti Kürtlerarası birliği bozmak ve kazanımların önüne geçmek için Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nu Federal Kürdistan Bölgesi’nin başkenti Hewlêr’e gönderdi. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu önceki gün Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani ile Hewlêr'de 3,5 saatlik bir görüşme yaptı.  Görüşmeye Başbakan Neçirvan Barzani, eski Başbakan Berhem Salih ve Meclis Başkanı da katıldı. Görüşmenin ardından basına açıklama yapan Davutoğlu, "Bölgesel yönetimle öncelikle Suriye başta olmak üzere terörle mücadele konularında görüşmeler yaptık. Kendileriyle bölgeyle ilgili hem vizyonumuzu hem de kaygılarımızı açık bir şekilde paylaştık. Birlikte atılacak adımlar üzerine anlayış birliğimiz var. Bölgesel yönetim mesajımızı aldı" dedi.

Ortak açıklama yapıldı
Görüşme sonrasında ortak bir bildiri de yayımlandı. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada,  Barzani'nin Ankara’nın beklentilerini karşılamadığı anlaşılıyor. Açıklamada “Suriye'nin geleceğinin yalnızca Suriye halkının özgür iradesiyle belirlenebileceğinin” altı çizilirken, “Suriye’deki tüm vatandaşların eşit haklar ve özgürlüklerden faydalanacağı, demokratik, özgür ve çoğulcu Suriye için ve Suriye halkının meşru taleplerinin yerine getirilmesine destek vermek için işbirliği yapma ve çabaları eşgüdüm halinde yürütme noktasında görüş birliğine varıldı” denildi. Açıklamada, şu ifadeler dikkat çekti: "Her iki taraf Suriye'deki istikrarsızlık ve kaos konusunda duyduğu derin kaygıyı paylaştı. Suriye'de otorite boşluğundan istifade etmeye çalışacak her türlü şiddete başvuran grup ya da örgütün ortak bir tehdit olarak algılanacağı konusu da vurgulandı. Yeni Suriye'de her türlü terörist ve aşırıcı grubun varlığına izin verilmemelidir. Bölgenin barış ve istikrarı için iki taraf da istişare ve işbirliğine devam etme konusunda mutabık kaldılar."

Bildiriye yansımayanlar

Davutoğlu, "Barzani mesajımızı aldı" dese de ve ortak bildiride mutabakata varıldığı belirtilse de yerel kaynaklar, Batı Kürdistan'daki Kürtlerin statüsünün tanınması ve tüm kimlik haklarının sağlanmasından yana olan Barzani'nin Türk devletinin istemlerine yanıt olmayacağını belirtiyor. Davutoğlu, dün de Güney Kürdistan'daki temaslarına devam etti ve Kerkük'e giderek Esad karşıtı muhalifler ve Türkmenlerle görüştü.

HEWLER




PYD Eşbaşkanı Müslim: Türkiye'ye düşman değiliz

Kürt Yüksek Konseyi Başkanı aynı zamanda Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanı Salih Müslim, Türkiye'nin Kürt fobisi ve düşmanlığından kurtulması gerektiğini belirterek, "Bizim tek amacımız sınırlarımıza kadar dayanan savaşta halkımızı korumak. Bunun anlaşılması gerek" dedi.
Amerika'nın Sesi Kürtçe Bölümü'nün sorularını yanıtlayan Salih Muhammed Müslim, Türkiye'de kendilerinden kaygı duyulmasının gereksiz olduğunu, hiç kimseyi hedef almadıklarını ve almayacaklarını belirtti. Muslim Davutoğlu'nun Hewlêrdeki görüşmelerine ilişkin şöyle konuştu: "Türk yetkililerin kaygıları çok yersizdir, olmaması gerekir. Bizim orada yaptığımız; Batı Kürdistan'daki halkımızı korumak içindir. Kimsenin kaygılanmaması gerekir. Bilhassa komşularımıza, Türkiye'ye veya bir başka bir tarafa karşı değildir. Umarım Davutoğlu'nun Hewlêr'e gelişi ile görüşeceği kişilerden duyacaklarından tatmin olur, kaygılar giderilir."
Müslim, Hewlêr'de Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüşmesinin planlanıp planlanmadığı sorusu üzerine, "Öyle planlanmış bir şey yoktur. Ancak, Kürt tarafı olarak muhatap alınmak istiyoruz. Batı Kürdistan halkı adına kim bizimle görüşmek isterse kabul ederiz. . Türk yetkililer görüşmek isterse görüşürüm. Biz Suriye'nin toprak bütünlüğü içinde demokratik özerk bir yönetim istiyoruz. Bunu birinci ağızdan kendilerine anlatmak isterim. Ama Türk yetkililer henüz Batı Kürdistan halkının ne istediğini duyma noktasına gelmiş değil. İleride değişiklik olursa çok iyi olur" yanıtı verdi.

Bizi anlamalarını bekliyoruz

Müslim, 7 yılı aşkın süre İstanbul'da kendi ülkesinde gibi yaşadığına dikkat çekerek, Türk halkına ve devletine şöyle seslendi: "Biz hiçbir zaman düşman değiliz, komşularız. Yüzlerce senedir birlikte yaşadığımız, paylaştığımız bir tarih vardır. Onun için hiçbir zaman onlara karşı bir düşmanlık beslemiyoruz. Aramızın iyi olmasını isteriz. Ayrıca sınırın iki tarafında da akrabalık bağları vardır. Sınırın güneyinde yani Suriye tarafında hem ailesel, aşiretsel olarak ilişkiler devam etmektedir. Bunun devamını istiyoruz. Hiçbir zaman birbirimize karşı bir şeyler yapmak istemiyoruz. Türkiye yetkilerinin kaygıları gereksizdir. Ajitasyona kapılmamalarını bekliyoruz. Halkımızı korumaktan başka bir isteğimiz yoktur. Bizi anlamalarını bekliyoruz."