HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, rehin tutulduğu cezaevinde süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eyleminin 33. gününde olan DTK Eşbaşkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in mücadelenin önünde yürüyerek yol gösterdiğini söyledi.
Bu iradeye herkesin saygı duyması gerektiğini kaydeden Temelli, ”Beklemeye gerek yok. Leyla Güven var, sesi var, iradesi var. Bu sesi eninde sonunda duyacaksınız, çünkü faşizme, baskıya, zulme ve savaşa karşı bir sestir” dedi.
Asla umudu yitirmeyeceklerini söyleyen HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, rehin almalar, ülkeyi terk etmeler ve diğer zulümlere işaret ederek, şunların altını çizdi: ”Tümü bizim için hüzündür ama tüm bunlara rağmen ne baş eğeriz ne umudumuzu keseriz. HDP umudun partisidir. Bizler yürüdükçe bu yol açılacak.”
HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, partisinin Sancaktepe İlçe Kongresi’nde konuştu. Bugün içinde bulunulan koşulların adının faşizm olduğunu belirten Temelli, bu faşizmi enin sonunda yıkacaklarını söyledi. Bütün arkadaşları özgür kalana, yerinden yurdundan edilmişler yurduna dönene, başır ve demokrasi gelene kadar barış gelene kadar bu mücadele sürdüreceklerini kaydeden Temelli, şunları söyledi: ”Bu mücadelenin en önünde yürüyen, 32 gündür açlık grevinde olan Leyla Güven bize yol gösteriyor. En önde yürüyen, yolumuzu açan bu iradeye herkesin saygı duyması gerekir. Leyla Güven’i görme, sesini duyma zamanıdır. Bunun için beklemeye gerek yok. Leyla Güven var, sesi var, iradesi var. Bu sesi eninde sonunda duyacaksınız, çünkü Leyla Güven’in sesi hakikatin sesidir. Faşizme, baskıya, zulme ve savaşa karşı bir sestir.”
Bu devlet savaş istiyor
Kim barıştan, demokrasiden, halkların ortak geleceğinden yana irade ortaya koyuyorsa Erdoğan rejiminin, devletin ona karşı saldırıya geçtiğine işaret eden Temelli, ”İntikam alma hırsıyla tüm yoldaşlarımız zulmü reva görüyor. Binlerce arkadaşımız tutsak, binlerce arkadaşımız yurdunu terk etmek zorunda kaldı. Bu devlet barış istemiyor, demokrasi istemiyor, savaş istiyor. Bu devlet Kürt düşmanlığından beslenen bir iktidarla yoluna devam etmek istiyor” dedi.
Bu zulme son vereceğiz
Devletin bu iradesine karşın düşmanlığa, savaşa ve zulme son verececeklerini söylediklerini vurgulayan Temelli, ”Çünkü bizim güçlü bir irademiz, güçlü bir örgütlülüğümüz var. Tüm bunların arkasında bir arada yaşama iradesini ortaya koyan, demokratik ulus çerçevesinde büyük buluşmaya bizi çağıran, radikal demokrasi çatısında bizi buluşturan bir fikriyatımız var. Bu fikriyata selam olsun, İmralı‘ya selam olsun, Öcalan’a selam olsun” şeklinde konuştu.
Tecrit sonlanmazsa çöküşe varır
O yüzden de Öcalan üzerindeki tecridin son bulmasını istediklerini belirten Temelli, tecrit son bulmazsa felakete ve çöküşe sürüklenileceğini söyledi. Temelli, ”Sadece bu ülkede değil Ortadoğu da sürükleniyor. Ortadoğu yangın yeri. Çeteler ortalıkta dolaşıyor, zeytinler talan ediliyor, kadın pazarları kuracak kadar alçakça bir saldırıyı Efrîn’de gerçekleştiriyorlar. Şimdi Rojava’yı hedef gösteriyorlar. İdlib’deki çetelerle işbirliği yapıyorlar. Çünkü bütün dert Kürtlerle bir ortak yaşam mümkün olmasın. Oysa bu coğrafyanın kadim halkları bir arada yaşama iradesini çoktan ortaya koydu. Bu irade görünmez kılınsın diye bugün tecrit var” dedi.
Zulüm iktidarına karşı ortaklaşma
Şimdi farklılıklar üzerinden siyaset yapmanın değil, farklılıklardan güç alıp bu zulüm iktidarına karşı ortak mücadeleyi hayata geçirme zamanı olduğunu ifade eden Temelli, şöyle devam etti: ”Biz de bunu yapacağız. Yerel seçimlere gidiyoruz. Olduğumuz her yerde 7 gün 24 saat aralıksız bir şekilde çalışarak HDP’yi güçlü bir şekilde yerel iktidara taşıyacağız. Öncelikle 102 belediyemizin 96’sına kayyum atayan bu kayyum zihniyetinden bütün kayyum belediyelerini geri alacağız. Sadece 102 belediyede değil çok daha fazlasıyla iktidara geleceğiz. Bundan da ötesi var. Eğer tek başımıza iktidara gelemiyorsak bu Cumhur İttifakı diye kendini ortaya koyan tek adam anlayışından kurtulmak için Türkiye’nin her yerinde demokrasiden yana olan her güce omuz vereceğiz, destek vereceğiz. Türkiye’yi bu kayyumcu zihniyetten kurtaracağız.
İnancımız bizi güçlü kılıyor
Bu mücadelenin sonunda, yerellerde iktidara gelerek AKP - MHP faşizmini gerileterek atacağımız bu adım Türkiye demokrasisinin önündeki büyük tıkanıklığı açacak. Faşizmi tarihin çöplüğüne süpüreceğiz. Türkiye’nin demokrasi ve barış yolunu hep birlikte açacağız. İşte o zaman tüm arkadaşlarımız özgür kalacak, tecrit kırılacak. Tüm yoldaşlarım, tüm arkadaşlarım özgür kalacak. Buna inanıyorum. Bu inancımız bizi her geçen gün her şeye rağmen daha güçlü kılıyor.
Asla umudumuzu yitirmeyeceğiz
Kürt halkı uzun yıllardır büyük bir mücadele veriyor. Bu mücadele sadece Türkiye için değil Ortadoğu için de büyük bir dönüşümün mücadelesidir. Tarihin çok önemli bir eşiğindeyiz. Hepimize büyük bir sorumluluk düşüyor. Bu sorumluluğun gereği olarak sadece seçimlerde başarı elde etmek için değil, bu dönüşümü gerçekleştirmek için üzerimize ne düşüyorsa yapacağız. Asla umudumuzu yitirmeyeceğiz. Bir sabah kalkıyoruz Sevgili Sırrı hapse giriyor. Bir sabah kalkıyoruz Sevgili Selahattin’in cezası onanmış. Bir sabah kalkıyoruz bir yoldaşımız ülkeyi terk etmek zorunda kalmış. Hepsi bizim için hüzündür ama tüm bunlara rağmen ne baş eğeriz ne umudumuzu keseriz. HDP umudun partisidir. Bizler yürüdükçe bu yol açılacak, bu ülke değişecek, dünya değişecek.”
İSTANBUL
Tutsakların eylemi ikinci grupta
Türk cezaevlerindeki PKK’li ve PAJK’lı tutsakların Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecride son verilmesi talebiyle 27 Kasım’da başlattıkları 10 günlük süresiz-dönüşümlü açlık grevi eylemini ikinci gruplar devraldı.
DTK Eşbaşkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in, Öcalan’a yönelik tecride son verilmesi talebiyle sürdürdüğü açlık grevi eylemi sonrası, Türk cezaevlerindeki PKK’li ve PAJK’lı tutsakların aynı taleple başlattığı açlık grevi devam ediyor. 27 Kasım’da itibaren süresiz-dönüşümlü açlık grevine başlayan tutukluların 10 günlük eylemlerini, ikinci grup devraldı.
Açlık grevine başlayan isimler arasında Kocaeli F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP eski milletvekili Çağlar Demirel de var. Demirel, kamuoyuna yönelik kaleme aldığı mektubunda cezaevindeki 14 tutsakla birlikte eyleme başladığını duyurmuştu.
Tutsaklar adına açıklama yapan Deniz Kaya, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması için 27 Kasım’dan itibaren 10 günlük dönüşümlü süresiz açlık grevi eylemi başlatacaklarını duyurarak, “Önderliğimiz bizim nefesimiz ve özgürlük ruhumuzdur. Bu insanlık dışı tecride dayanacak sabrımız kalmadı” demişti. Kaya açıklamasında şunları söylemişti: “Önderliğimize yönelik tecridi kırmak tek talebimizdir. En kısa zamanda bu eylemimiz çok farklı, daha radikal bir durum alacaktır. ‘Bizler yaşamı uğuruna ölecek kadar seviyoruz’ diyen zindan direniş kültürünün ardılları olarak yeni bir direniş sürecine giriyoruz. Bu süreçte bütün demokrat aydın ve insanım diyen herkesi bu eylemimize karşı duyarlı olmaya çağırıyoruz. Türkiye ve Kürdistan’da yaşanan halklarımızı bu eylemin etrafında kenetlenmeye çağırıyoruz. Bizden herhangi bir açıklama gelmeden bütün zindanlardaki yoldaşlarımız bu eyleme devam edecektir. Hasta ve yaşlı yoldaşlarımız bu eylemden muaf tutulmalı.”
AMED