Anlamlı bir yaşama dair gerçekleşebilir umut ve beklentilerimiz var. Kendisi “her şey” anlamına gelmese de, yaklaşan genel seçimin önümüzdeki siyasal süreç açısından büyük önem taşıyor. Ne var ki anayasal resmiyet düzeyinde tam bir oy ve irade hırsızlığı olan yüzde on seçim barajı, siyasal irademiz üzerinde gayri ahlaki bir tehdit olmaya devam ediyor. İktidar işine geldiğinde meclis kürsüsünden mevcut anayasayı tanımadığını söylerken, böylesi bir yüzde on barajından sıkılmıyor, utanmıyor.
Buna seçim süreci provokasyonlarını da ekleyebiliriz. Belki de bu tehdit, halklarımız ve HDP tarafından aşıldığı zaman “kanun” olmaktan da çıkarılacak. Mücadele diyalektiğimiz de buna işaret ediyor. Şimdi beklentimiz, yaklaşan genel seçimde de halklarımızın iradelerini gaspa yönelik bu barajı aşmayı başarmaktır. Kuşkusuz hepimizin ve her birimizin bu yönlü arzu, istekle neler yapılabileceğine dair pratik düşüncelerimiz var.
Bunlardan biri de üç milyonu bulan mevsimlik işçilerin 7 Haziran’daki genel seçimde oylarını kullanabilmelerine ilişkindir. Elbette ki mevsimlik işçi gerçekliği Kürdistan gibi bir tarım coğrafyasında sömürgeci politikaların bir yüz karası olup, köklü demokratik, ekolojik tarım politikalarına dayalı çözülmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, mevsimlik işçilerin seçim sürecinde iradi tercihlerini göstermeleri de her zamankinden daha bir önem kazanmıştır. Bu sorunun köklü olarak aşılması, Kürt sorunun çözümü, genel demokrasi mücadelesinin başarısı ve seçim sürecinde bu sorunun aşılmasına yönelik ihtiyaç duyulan ve şimdiden HDP çevresinde dile getirilen pratik adımlar söz konusudur.
Bu doğrultuda seçmen kayıtları kendi il, ilçe ve köylerinde bulunan yurtsever, demokrat halkımız ve mevsimlik işçilerin seçim günü sandıklara giderek oy kullanabilmeleri için, bu yönlü bir seferberliğe ihtiyaç var. Böyle bir ulaşım ve ulaştırmanın başarılı olabilmesi ise deyim yerindeyse hem olağanüstü örgütlü çaba ve iradenin harekete geçmesine, hem de pek çok pratik detayın yerli yerine getirilmesine bağlı görülmektedir. Kendim de mevsimlik işçilik yapmış biri olarak, seçim tarihinde örneğin Akdeniz, İç Anadolu, Ege, Marmara, Karadeniz’den Kürdistan’a gidip geri dönmenin kolay olmadığını gayet iyi biliyorum.
Bununla birlikte başarılı bir eylem için her şeyden önce bu seçimin ne kadar önemli olduğunun farkındalığıyla bu yönlü çabalara girişmek gerektiğine inanıyorum. Başarmak, inanmak ve inancımızı pratikleştirmekten geçiyor. Ardından gerçekleşebilir çok iyi bir planlamayla bunu organize edecek gönüllü insanların harekete geçirilmesi ilk somut adım olur. On binlerce, hatta yüz binlere varan insanımızın sandık başlarına ulaştırılmasının son derece örgütlü ve disiplinli bir etkinlik gerektirir. Bu konuda görev olacak pek çok gönüllü insanımızın olduğuna inanıyorum.
Bu arada, ulaştırma masrafları vb. için önceden ülke içinden ve dışından maddi destek temin edilebileceğini de düşünüyorum. Dahası küçüklü/büyüklü daha pek çok ihtiyaç gözetilmeli ve yerine getirilmeli. Tüm bunların yanı sıra bu konuda başarı için, en önemli adım, yurtsever, demokrat halkımızın ve seçmenlerimizin seçim gününde oylarını kullanacakları il, ilçe ve köylerine ulaştırmalarının sağlanmasıyla mümkün olacaktır. Bu da öngörülen plan ve örgütlenmenin en yetkin şekilde yürütülüp uygulanmasıyla bağlantılıdır. Bunun gerçekleşebileceğine yönelik umut, beklenti ve inancımı paylaşıyorum.
Bolu F Tipi Cezaevi