“Yaralı ağaçların, kirlenen bulutların, gözü çıkarılan kedilerin, evine dönemeyen kemiklerin, yer değiştiren mevsimlerin, adsız sokakların, olmamış şarkıların, sonsuz yalnızlıklarla çevrelenmiş insanların çöle dönen hayatların ve dağılmış bir zamanın da bekleyişin şarkısıdır artık dillerdeki. Aramanın giderek evinin yolunu kaybetmeye, kurtların, çakalların, avcı köpeklerin ayak izlerini takip etmeye ve gitmenin dönmeye dönüştüğü bir labirent.”
Arka sözünde bu ifadelerin yer aldığı, Kürt yazar Mehtap Ceyran yeni romanı “Bekleyişin Şarkısı” ilk kez Amed TÜYAP kitap fuarında okuyucunun karşısına çıkıyor. Geniş kitleler tarafından beğeni toplayan ilk kitabı Mevsim Yas ile bir okuyucu kitlesi de oluşan Mehtap Ceyran’ın yeni romanı “Bekleyişin Şarkısı” Everest Yayınları etiketiyle okuyucuyla buluşuyor. Kapak tasarımının Adnan Elmasoğlu’na ait olduğu kitap, Kayıp Yakınlarına ithaf edildi.
‘Kitabın heyecanla karşılanması memnun edici’
Yazar Mehtap Ceyran, yeni kitabının duyurusundan sonra okuyucuların gösterdiği yoğun ilgi ve heyecanlı bekleyişe ilişkin olarak şunları kaydetti: “Toplumdan gizlenmiş, üzeri örtülmüş, unutturulmaya çalışılan bazı meseleleri çalışıyorum romanlarımda. Okurların, hikayenin nerden geleceğini az çok tahmin ettiklerini sanıyorum. Bu bakımdan yeni romanımın heyecanla karşılanması benim açımdan umut verici, memnuniyet verici. Yazdığım şey bittikten sonra, benden bağımsız hale gelen bir şey çünkü. Onu artık kendi etrafımda değil, hikâyenin etrafında düşünürüm. Bu nedenle okurun tepkisini, kendimden bağımsız olarak gelecek olan hikâyeye duyulan heyecan olarak karşıladım. Bunun bana iyi geldiğini, iyileştirici bir etkisinin olduğunu söylemeliyim.”
‘Belirsiz bekleyişin hikayesi’
Yeni kitapta bizleri nasıl bir hikayenin karşılayacağına ilişkin olan sorumuza dair de şunları belirtti: “Bekleyişin Şarkısı’nda, belirsiz ve sonsuz bir bekleyiş bekliyor olacak sizi. Çağ eleştirisi içine yerleştirilmiş bir annenin bekleyişinin hikâyesi bu. Yanı sıra yerleşememenin, sürgünlüğün, yaralı bir aşkın, kedilerin, köpeklerin, ağaçların, bir şehrin, dağılmış bir zamanın ve en sonunda insanlığın belirsiz bekleyişinin hikâyesi.
Arayışın arayışa, bekleyişin bekleyişe, geçmişin, şimdiyi ve geleceği kapsayarak nerdeyse bir yazgıya dönüşmesinin yaralı şarkısın hikâyesi.”
KÜLTÜR SERVİSİ