AKP hükümeti, güvenlik gerekçesiyle ihtiyaç duyduğu kamu ve belediyelere ait her türlü binanın İçişleri Bakanlığı'na verilmesi gibi çok sayıda düzenlemenin yer aldığı 75 maddelik torba tasarıyı Meclis'e sundu. "Türkiye Varlık Fonu Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı"nda yer alan düzenlemelere itiraz edilse bile işlem durdurulamayacak. 


Kayyum yolu açılacak


Sunulan torba yasa ile birlikte devletin belediye binalarına el koyabilmesi resmileşecek. Yasa ile yerel yönetimler devletin tek elinde toplanabilecek. Özellikle Kürdistan'da devam eden savaş boyunca öz yönetim ilanlarını savunan belediyeler de hedef alınıyor. Yasaya ilişkin ayrıntılar şu ifadelerle yer alıyor:
* İçişleri isterse alacak: İçişleri Bakanlığı'nın, güvenlik gerekçesiyle ihtiyaç duyduğu kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler ile il özel idareleri dahil mahalli idareler ve diğer kamuya ait taşınmazlar bakanlığa verilecek. Taşınmazın bedeli valiliklerce tespit edilecek.
* Yeni belediye başkanı atanacak: Belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesinin terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları nedeniyle görevinden uzaklaştırılması veya tutuklanması halinde İçişleri Bakanı ya da vali, bu kişilerin yerine bir kişiyi görevlendirebilecek.
* Belediye işlevsizleştirilecek: Belediye hizmetlerinin aksatılmasının terör veya şiddet olaylarıyla mücadeleyi olumsuz etkilediğinin ya da etkileyeceğinin belirlenmesi halinde valilik bu hizmeti Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı, il özel idaresi veya kamu kurum ve kuruluşları aracılığıyla yaptırabilecek.
* Araçlara el konulacak: Terör ve şiddet olaylarına destek amacıyla kullanılan belediye veya bağlı idare araçlarına el konulacak.

Hedep DBP’li belediyeler 

DİHA’ya konuşan Güneydoğu Anadolu Bölgesi Belediyeler Birliği (GABB) Eşbaşkanı ve Şırnak Belediye Eşbaşkanı Serhat Kadırhan, tasarıyla Kürdistan’daki belediyelerin işlevsizleştirilmeye çalışıldığını belirtti. Tasarıyla DBP’li belediyelere kayyum yolununun da açılacağını kaydeden Kadırhan, "Kürt halkının seçilmiş belediye ve temsilcileri için getirilmiş uygulamalardır. Bu uygulamalar belediyeleri işlevsiz kılmaktan çok, belediyeleri hükümetin emrine koymaktır. Halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarının yerine herhangi biri getirilip, belediye meclisi dahi sadece bu atanmış kişinin çağrısı üzerine toplanabilecek. Dolayısıyla belediyeler tek kişinin yönetimine ve eline bırakılmış olacak. Belediyeler Erdoğan'a ve onun valilerine bağlanacak. Belediyeler halkın hizmetinden çıkıp, iktidarın hizmetine girmiş olacak" diye konuştu. 

Yargı yolunun kapatılmasına da tepki gösteren Kadırhan, "Valiler tarafından atanan kayyum atanmasını denetleyen idare kararlarının yargı tarafından denetime tabi tutulması da ortadan kaldırılmış olurken, hukuk devletinin temel ayağı olan yargının denetimi ortadan kalkmış olacak" dedi. 

Kürt halkının iradesine sahip çıkacağını belirten Kadırhan, "Biz halkın iradesiyiz. Halk bunu kabul etmeyecektir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kararlı duruşumuzu sürdüreceğiz. Halkımızla birlikte irademize sahip çıkacağız" diye belirtti. 


HABER MERKEZİ