ZABEL MİRKAN

16 Mart 2003’te Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı olan Rachel Corrie, Filistin halkına uygulanan zulmün karşısında yek vücut duruyordu. Karşı karşıya kaldığı buldozerin karşısına geçip haykırıyordu Rachel:

Geçemezsin!

Geçmemelisin…

Geçmemen gerekir…

Burada olman bile hata ve yanlış!

16 yıl önce karşısına dikildiği buldozerin onu çiğnemesi sonucu yaşamını yitirdi Rachel Corrie. 24 yıl süren yaşamı boyunca, kararlılıkla barış mücadelesini yürütmüştü. İkinci İntifada’nın sürdüğü yıllarda Refah-Olympia kardeş şehir projesi kapsamında Gazze’ye gitti ve Filistin halkına destek olmaya çalıştı.

Gazze Şeridi’ndeki eylemlere katılan Rachel Corrie, bir eylemde sembolik bir Amerika Birleşik Devletleri bayrağı yakıyordu. Vatandaşı olduğu ülkenin zalimliklerinin yakın tanığıydı. Amerika’da duramamasının en büyük nedenlerinden biri de buydu. Ülkesinin İsrail Devleti’ne verdiği destek, İsrail’in dünyaya yaydığı zehir Rachel’ın uykularını kaçırıyordu.

Gazze’ye geldiğinde ziyarete gittiği evin bir anda camlarının tuzla buz olmasını, yaşanan zulmü ve oradaki çocukların durumunu annesine aktardığı e-postalar onun için son derece önemliydi. Bu e-postalardan birinde şöyle diyordu: “Dünyada böyle bir zulmün kıyamet koparmadan gerçekleştirilebileceğine inanamıyorum. Dünyanın böyle korkunç bir hâle gelmesine göz yumuşumuza tanıklık etmek canımı yakıyor, geçmişte de yaktığı gibi.”

Hepimizin hafızasına kazınan görüntüde Rachel, elinde bir megafonla bir ev yıkımını engellemeye çalışıyor aslında. Evsiz kalan binlerce insana yenileri eklenmesin diye canlı kalkan olarak duruyor şimdi orada.

16 Mart 2003 tarihinde iki İsrail buldozerine karşı 8 ISM aktivisti 3 saatlik bir direniş sergiledi. Rachel, en önde duranlarıydı ve buldozer sürücüsünü geçmemesi için uyarıyordu. Sürücü onu asla dinlemedi. Önce kepçesiyle Rachel’a doğru toprak atmaya başladı. Sonrasında ise aracı üzerine sürdü ve onu iki kez çiğnedi. Buldozer çekildikten sonra Rachel yaralı hâlde yerde yatıyordu. Kafatası kırılmış ve kaburgaları parçalanmıştı. İç organları ağır hasar gören Rachel, kısa bir müddet hayatta kalsa da gözlerini yumdu. Ölümü için İsrail Devleti sadece “kaza” dedi ve ölümünün üzerini kapatmaya çalıştı; ancak Rachel’ı ne Filistin halkı ne de diğer dünya halkları unuttu.