Bennu yeni bir yaşamın adı

Kadın Haberleri —

2 Şubat 2021 Salı - 23:00

  • “Tanrıçalar öyle benzerdir ki gözü deniz deniz bakan nenelerime... Hatırlamak, hatırlatmak istiyorum. Kadın dilinden, kadına dair, yaşama dair damıttıklarımı ekliyorum şiirime. Böyle düşünce süreçlerinden damıtılır, kaynağı yaşanmışlık ve yürektir” diye dillendiriyor ”Bennu” kitabını anlatırken.

ABİDİN ÇETİN
ZÜRİH

“Bazen beynimde düşünceler kaynama noktasına ulaşıyor, buharlaşırken geriye bir şiir bırakıyor” diyor Elif Yıldırım. 

Elif, büyük ve kalabalık bir ailenin içinde meraklı bir çocuk olarak büyümüş. Samsun’un Çarşamba’sında komşulukların, tanışıklıkların, sevinçlerin acıların ortak olduğu ortamdır ilk hatırladığı.

Yazlık sinemalar, tahta kepenkli dükkanlar, faytonlar ve tahta kepenkleri açık olduğunda gidip camına yapıştığı kitapçı vitrininin yerli yerinde olduğu dönemlerdir.

12 Eylül bir karabasan gibi çöktüğünde memleketin üstüne, çevreden gülen yüzler eksilmiş, cezaevi, gözaltı, mültecilik gibi anlamını merak ettiği kelimeler girmişti artık hayatına. Henüz yedi yaşındaymış Ayşe teyzenin gözlerinin altındaki morluk ve uykusuzluk ifadesi olduğunu sandığı ‘gözaltı’nın gerçek anlamını öğrendiğinde.

  • Üniversite kantinindeki tartışmalar, protesto eylemleri, devrimci mücadele derken, yoldaşının defnedilmeden önce kurşun yaralarını saymasını da önüne çıkarmış hayat Elif Yıldırım’ın. Yirmi yaşında cezaevi, yirmi sekiz yaşında da mültecilikle tanışmış.

Çocuklukta başlamış yazma hevesi

Çocukluktan itibaren başlamış okuma yazma hevesi. Lise yıllarında yazdığı yazıları nedeniyle ödüllendirilmiş de… UNICEF’in düzenlediği bir kompozisyon yarışmasında da…

Elektronik Mühendisliği okuduğu Trabzon’da, üniversite kantinindeki tartışmalar, protesto eylemleri, devrimci mücadele derken, yoldaşının defnedilmeden önce kurşun yaralarını saymasını da önüne çıkarmış hayat. Yirmi yaşında cezaevi, yirmi sekiz yaşında da mültecilikle tanışmış.

Yıllarca yazı ve şiir biriktirmiş

Mültecilik sürecinde yazıyla daha çok yakınlaşmış. Yazmak onun için geçmişi yargılamak, eğriyi ve doğruyu yerli yerine oturtmak olmuş aynı zamanda. Yazı ve şiir biriktirmiş yıllarca.

“Bennu”dan önce iki kitabı daha yayınlanmış. İlk şiir kitabı ‘Aykolik’le anlatmış  “heybemde birikmiş olanları anlattım” dediği yaşanmışlıkları.

Sonrasında elli arkadaşıyla birlikte derledikleri, yazı, şiir ve fotoğraflardan oluşan Karadeniz’den kadın portrelerinin anlatıldığı “Yeşilden Maviye” isimli kitabı yayınlamışlar.  

Bir döngü içindeyiz

Bennu, antik Yunan uygarlığında efsaneleştirilen Phoenix (Zümrüdü Anka) gibi, antik Mısır efsanelerinde anlatılan ve kendi küllerinden yeniden doğuşu anlatan bir metafordur. Hindu geleneğindeki “Garuda” gibi ölümsüzlüğü de simgeler.
Elif Yıldırım, “madem insan en çok öykündüğü iki eylemi barındırıyor; hem ölümsüz hem de uçabilen bir canlı ve yana yakıla bir döngü içindeyiz madem, kitabın adı Bennu olsun” demiş.
Yaşamındaki onlarca olayın kendisine düşündürdüklerini, duygularını bir günce gibi not etmiş şiir hanesine.

Berkin, Roboskî, Sivas…

Kitapta Berkin de var, Roboskî de var, Sivas Katliamı da...

Vakitsiz ölenlerin yasında boğuluyor
Yeni doğanlarımızın çığlığı
Yine de doğum
Haksızlık sarmaşık, sarmış dolanmış
Yollar kapalı
Yine de yolculuk
Haklılıktan çıldırmak mümkün
Yine de akıl” diyor bir şiirinde.
Adalet, özgūrlük, barış, aşk, mutluluk ve sevgi adına...
Ve elbette kadın ve çocuklar…

“Kadınlar hikayemizin temel taşıdır” diyerek, şiir güncesine kadın ve çocukları da işlemiş Elif Yıldırım.

“Siz bilmezsiniz, eskidendi
Tekerrürden kaçtı da tarih
Kadının rahminde mayalandı”

Kadın dilinden kadına dair

Sadece bugünü değil, tarihsel kökenlerinden kadını günümüz sömürüsüne getiren şartlar üzerinde düşünüyor ve yine kendi güncesine not ediyor gerçek hikayeleri. Memleketlisi Eleni’nin hikayesi ile Amazonların hikayesinin benzerliğinde buluyor kendisini. 

“Tanrıçalar öyle benzerdir ki gözü deniz deniz bakan nenelerime.... Hatırlamak, hatırlatmak istiyorum. Kadın dilinden, kadına dair, yaşama dair damıttıklarımı ekliyorum şiirime. Esin olarak gelir şiir, duyumsadığın ve düşündüğünün tortusudur, demidir. Böyle düşünce süreçlerinden damıtılır, kaynağı yaşanmışlık ve yürektir” diye dillendiriyor “Bennu” kitabını anlatırken.

Ekim 2020’de Favori Yayınları’ndan çıkan kitabın kapak tasarımını Leyla Çelik, editörlüğünü ise Fatma Türksoy yapmış.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.