Almanya’nın başkenti Berlin’de 18 Eylül’de Eyalet Parlamentosu ve İlçe Belediye Meclisi (Yerel Parlamento) için seçimler yapılacak. Yakın dönemlerde bazı Avrupa ülkelerinde yapılan seçimlerde sağ partiler yükselişe geçmişti. AB’nin lokomotif ülkesi olan Almanya’daki seçim sonuçları Avrupa kamuoyu tarafından merakla bekleniyor. 

Ciddi bir oy potansiyeli olan göçmen adaylar, seçime katılan partilerin listelerinde yer alıyor. Bunlardan biri olan Die Linke (Sol Parti) Berlin Neukölln adayı Ferat Koçak’ın bürosuna yaptığımız ziyaret sırasında seçim afişlerini hazırlıyordu. Ferat Koçak Berlin Neukölln’in kuzeyinde bulunan Gropiusstadt Eyalet Parlamentosu Sol Parti Milletvekili adayı. Berlin genelinde Die Linke’den 12 göçmen aday seçimlere katılıyor. Kürtlerden, 4 aday direkt eyalet Parlamentosu, 2 aday da Yerel parlamento adayı olmak üzere 6 aday yer alıyor. Ferat Koçak’la seçimler üzerine konuştuk.


‘Teklif üzerine aday oldum’

Ferat Koçak, Qoçgirî Kürtlerinden ve ailesi, 70’li yıllarda Almanya’ya gelmiş. Kürt Özgürlük Mücadelesi içinde yer alan köklü bir aile. Espirili deyimiyle ‘Kürdistan’dan gelip Kreuzberg’de doğup, Neukölln’de büyümüş’ bir Kürt genci. Üniversite eğitiminde iktisat okumuş. Öğrencilik döneminde Kürt Öğrenciler Birliği (YXK) içinde, Kürt dernek ve çevrelerinde çalışmalar yapmış. 

Ferhat Koçak Die Linke’den aday olmasına varan süreci şöyle anlatıyor: “Türkiye’de geçen yıl yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimlerinde Berlin Halkların Demokratik Platformu (Berlin HDP) ile birlikte çalışmalara katıldım. Kampanya sırasında Die Linke aktif bir şekilde bize destek vermişti. Die Linke’de Uluslararası Gruplar içinde Berlin HDP temsilcisi olarak yer aldım. Die Linke ile ilişkim böyle başladı. Kendi bölgem olan Neukölln’de aktif olunca, Die Linke’den gelen teklif üzerine aday oldum.”


Yerel yönetimlerde Rojava sistemi

Siyasi partilerin programları ve kampanya sırasında öne çıkardığı mesajlar seçim dönemlerinde önem arz ediyor.

SPD ve CDU/CSU Neoliberal hükümetinin zenginleri kayıran ve yoksul kesimi unutan politikalar izlediğini belirten Koçak, “Die Linke insanların sosyal haklarını güçlendirmek, iş olanaklarını ve yaşam standartlarını arttırmak için mücadele ediyor. Yerel Parlamentoda toplumun tüm kesimlerinin söz hakkını güçlendirmek kampanya sırasında ağırlık verdiğimiz bir konu. Kentlerin hareket alanları sınırlı kalıyor. Yerel Yönetimleri güçlendirerek, onlara daha çok hukuki ve maddi imkanlar vermek istiyoruz. Bu yönüyle Rojava’da uygulanan sistemi örnek alıyoruz.’ diyor.


Irkçılık ve ayrımcılıkla mücadele

Die Linke’nin yabancı düşmanlığına karşı olduğunu, Neonazilere ve ırkçılara karşı ortak mücadelede yer aldığını ifade eden Koçak devamında şunları söylüyor: “Göçmenlerin yaşadığı yabancı düşmanlığı, ayrımcılık sadece bununla sınırlı değil. Mevcut iktidardan kaynaklanan ciddi sorunlar var. Bizim gençlerin iş bulamaması, kontrollerde emniyet güçlerinin agresif tavrı, sosyal, sağlık ve resmi kurumlarda farklı davranışlara ve zorluklara muhatap edilmeleri bu politikalardan ötürüdür.”


Kürtçe-Almanca okul projesi

Almanya’da bir milyona yakın; Berlin’de 70 bin civarında Kürt göçmenin yaşadığını belirten Koçak, “Kürtler en fazla mağduriyet yaşayan halk durumunda. Bir kere kendi kimlikleriyle kabul görmüyorlar. Kürtlerin faaliyetlerine, yasal kurumlarına yönelik baskıların önlenmesi gerekiyor.. Bunun için dil ve eğitim konusu çok önemlidir. Burada doğup, büyüyen bir çok gencimiz anadilini konuşamıyor. Okullarda Kürtçe dil derslerini organize ederek, Alman okullarında anadilin seçmeli ders olarak verilmesine yüklenirsek gerisi gelir. Kreşler açıldı, daha da açılacak. Avrupa okulları statüsünde Kürtçe (tüm lehçeler)-Almanca bir okul çok önemlidir. Kurumlarımızdan bu konuda başlatılacak çalışmalara Die Linke destek veriyor. Bende içinde yer alarak destek vereceğim. 


Oyunuzu kullanın

Parlamentoda bu sorunları dile getirip, takipçisi olacağım. Bu seçimlerin ne kadar önemli olduğu ortadadır. Gazetemiz Yeni Özgür Politika aracılığıyla halklarımıza şu çağrıyı yapıyorum; 18 Eylülde herkes oyunu kullanmaya gitmeli ve oy kullanamayanlarda tanıdıkları seçmenleri gitmeye teşvik etmelidir” dedi.


HIDIR ATEŞ / BERLİN