
Bern Kürt Kültür Merkezi’nde ‘Göçmenler ve Depresyon’ üzerine düzenlenen panele Bern Üniversitesi’nden Nijeryalı psikolog ve hukukçu Celeste Ugochungwu ve İsviçreli psikolog Sanis Roth katıldı.
Panelde konuşan Bern Üniversitesi’nden araştırma görevlisi Sanis Roth: „İsviçre’de istatisliklere göre psikolojik destek talebi en fazla Kürtlerden geliyor. Göçmenlerin çoğu depresyon şikayetleri nedeniyle başvuruyor. Terapilerde dil sorunu yaşayan göçmenler tercüman talebinde bulunabilir. Aynı zamanda terapi ücretinin yüzde 90’nın ise sağlık sigortası ödüyor.“ Dünya nufüsunun yüzde 15, yani her 5 kişiden birinin depresyon sorunu ile karşılaştığını sözlerine ekleyen Roth, „Depresyon en yaygın ve rahatsız edici hastalıklardan biri. İsviçre’de daha çok göçmenlerde görülüyor. Kadınlarda ise daha fazla görülür. Ancak insanlar utandıkları için terapi görmüyor. Yine göçmenler nereye başvurması gerektiği konusunda da bilgi sahibi değil. Eğer kişi devletten aldığı maddi destekle yaşamını sürdürüyorsa tedavi masrafların tamamını bağlı bulunduğu sosyal kurum ödüyor. Çalışanlar ise masrafların yüzde 10’nu ödüyor“ diye konuştu.
Depresyonun belirtileri
Roth depresyonun tanımını ve belirtilerini şu şekilde yaptı: „Depresyona uğramış kişi duygusal açıdan mutsuz, karamsar ve ümitsizdir. Çabuk kızar, agresiftir, sabırsızdır. Eskiden yaptığı işlerde artık zevk almaz. Kişi kendini hüzünlü ve yalnız hisseder. Kendisine ve çevresine olan ilgisi azalır. Dışa kapalı hale gelir. Aile ve yakınları ile görüşmeme, yoğun bir suçluluk duygusu içine girebilir. Herkese yük olduğunü düşünür. Genellikle bir iç sıkıntısı, daralma ve huzursuzluk hali yaşar. Çevresindeki tüm insanları şanslı görür, kendine güveni azalır. Dikkati dağılır, konsantrasyon eksikliği yaşar. Aşırı unutkan olur. Kadınlar daha çok bunu içte yaşarken, erkekler daha çok dışarıya yansıtır. Bu durum bazen kişiyi alkole sefkedebilir. Bu tehlikeli bir yönelmedir. Aile için bir anlam ifade etmediğini düşünür, ölümü bile düşünür.“
Roth, iltica başvurularından sonra kişilerin yaşadığı belirsizlikler, geçmişte yaşadığı savaş durumu, aile, sağlık, iş ya da finans sorunlarının depresyonda önemli risk nedenleri olduğunu söyledi.
Tedavi yöntemleri
Kişinin depresyondan kurtulmasında ailesi ve o kişinin yakınlarının verdiği desteğin çok önemli olduğunu belirten Roth, „Güvendiğiniz insanlarla zaman geçirmek depresyon geçiren kişi için büyük moral olabilir. Diğer kişiler ise depresyondaki bir insanı koruma amaçlı destek vermeli, ama her işini elinden almamalı, aksine kişinin kendisi işlerini halletmelidir. Bu ona güç verir. Kişi devamlı aktif olmalıdır. Yakınları ile gezinti yapmalı, çeşitli spor faaliyetlerine katılmalıdır. Genelde Kürtler ise ilaç kullanmayı reddediyor. Tabii kişinin kendi isteğine bağlı. Mecburi değiller. Bazı depresyon ilaçları bağımlılık yapar. Bu yüzden her antidepresan hapı kullanılmamalıdır. Eğer kişi ilaç tedavisi görmek istiyorsa güvendiği bir doktordan konu hakkında geniş bilgi almalıdır“ dedi.
SERAP BİNGÖL/BERN