- Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde tutulan ve İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla tahliyesi engellenen siyasi tutsak Berrin Sarı, rehin tutulduklarını söyledi.
Sincan Kadın Kapalı Cezaevi, “tahliye etmeme” politikasını en yoğun uygulayan ve çok sayıda hak ihlalinin yaşandığı cezaevlerinden biri. Şimdiye kadar aralarında gazeteci Dilan Oynaş’ın da bulunduğu Rojdan Erez, Hanım Yıldırım, Jiyan Ateş, Berrin Sarı, Sabite Ekinci ve Sedef Demir olmak üzere 7 kadının tahliyesi engellendi. Sincan Cezaevi'nde tutulan ve 20 Aralık 2021’de hükmünü bitirerek tahliye edilmesi gereken, ancak İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla tahliye edilmeyen tutsak Berrin Sarı, JinNews'e gönderdiği mektupla maruz kaldıkları hak ihlallerini anlattı.
6 yıldır cezaevinde
Berrin Sarı, 20 Mayıs 2016’da Bitlis’te “Örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla tutuklanarak Bitlis E Tipi Kapalı Cezaevi'ne gönderildi. İki yıl sonra başlayan yargılamasında ise “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla 7 yıl 6 ay hapis cezası verilen Sarı, 6 ay tutulduğu Bitlis Cezaevi'nden Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'ne sürgün edildi. 5 yıldır Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde tutulan Sarı, tahliye olması gereken 20 Aralık 2021’de İdare ve Gözlem Kurulu’nun ‘iyi halli’ olmadığı iddiasıyla verdiği karar gerekçe gösterilerek tahliye edilmedi. Tahliyesini üç ay erteleyen Kurul, Mart 2022’de yeniden toplanarak “iyi halli” olup olmadığı yönünde karar verdi. “İyi halli olmadığına” yönelik ikinci bir rapor veren Kurul, tahliyesini 6 ay daha erteledi.
Yoruma dayalı sorulan sorular ve pişmanlık dayatmasıdan kaynaklı kurula çıkmayı reddeden Sarı hakkında disiplin cezaları da verilmeye devam ediliyor. Hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda bir ay iletişim araçlarından yoksun bırakılma cezası verildi.
Sarı'nın mektubu
Berrin Sarı'nın mektubundan bazı bölümler şöyle: "Siyasi iktidarla iş birliği içinde olan İdare ve Gözlem Kurulu’nun kendi soyut kanaatleriyle rehine tutuluyoruz. Zaten yargılama süreçlerimiz bitmiş olmasına rağmen İdare ve Gözlem Kurulu kendini kanun yerine koyarak bizleri yargısız cezalara tabii tutmak istemektedir. Bu aynı zamanda büyük bir suçtur.
Özgürlük hakkımızı bu kadar kolay ihlal eden bir hapishane idaresinin ihlalleri, elbette bununla sınırlı olmaz. En temel haklarımız olan yaşam ve özgürlük hakkı bu denli ihlal ediliyorken gerisini siz düşünün. Telefon görüşlerimizi haftada 10 dakika olarak telefon kabinlerinden yapıyoruz. Kabinler görüntülü arama için yapılmış olsa da biz siyasi tutsaklara görüntülü arama verilmiyor. Yıllarca görüşmediğimiz ailelerimizle 45 dakika görüştürülmemiz vicdanen kabul edilmemelidir. Bu bile çok görülüyor olmalı ki görüşte arkadaşlarımız ailelerine sarıldıkları için disiplin cezaları almıştır.
Sarılmamız, Kürtçe şarkı söylememiz, halay çekmemiz en doğal hakkımız olan protesto hakkımızı kullanmamız, aramada koğuşlarımızdan alınan eşyalarımız ve daha birçok şey… Yanımda bulunan arkadaşlarım bu haksızlıkların son bulması talebiyle üç günlük açlık grevi eylemine girdi bundan dolayı da disiplin cezası verildi.