Teatra Jiyana Nû tiyatro topluluğunun politik komedi oyunu Bêrû Şubat ayında Avrupa'da tiyatroseverler ile buluşuyor. Moskova’da düzenlenen 17. Uluslararası Tiyatro Festivali’nde yabancı oyun kategorisinde en iyi oyun seçilen Bêrû'da Dairo Fo İtalyan gladyosunu irdeliyor.
SADİYE ESER MA / İSTANBUL
MKM bünyesinde çalışmalarını sürdüren Teatra Jîyana Nû oyuncularından Cihad Ekinci, 2019 yılında izleyicilerinin olduğu her yerde sahne alacaklarını ifade etti.
Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) bünyesinde çalışmalarını sürdüren Teatra Jîyana Nû, Ocak ayında birçok kentte sahne almaya devam edecek. 10, 11 ve 12 Ocak’ta “Tenê Ez” oyunuyla Amed Şehir Tiyatrosu’nda tiyatro severlerle bir araya gelecek. Aynı oyun 13 Ocak'ta Batman Yeni Sahne'de, 17 Ocak'ta İstanbul’da bulunan Şa Performans'ta, 27 Ocak'ta ise yine İstanbul'da bulunan Su Gösteri Merkezi’nde sahnelenecek.
Zarok TV ile çocuk programı
Teatra Jîyana Nû oyuncusu Cihad Ekinci, 2019'un Ocak ayının daha çok tiyatroların sahne alması ile geçeceğini söyledi. Ekinci, Şubat ayında da "Bêrû" tiyatro oyunuyla Avrupa turnesi yapmayı planladıklarını dile getirdi. Bunun yanı sıra Şubat'ta sıkıştırılmış bir tiyatro atölyesi programlarının olduğunu söyleyen Ekinci, atölye başvurularının Şubat ayına kadar devam edeceği bilgisini verdi.
2019 planlamaları arasında Zarok TV ile birlikte bir çocuk programı yapmak olduğunu vurgulayan Ekinci, "Bu programda Kürt masallarını görsel efektlerle yayınlayacağız. 30 bölümlük bir program olacak. Yine bir diğer planlamamız ise kendi yazdığımız bir oyunla seyirci karşısına çıkmaktır. Neden böyle bir şey istiyoruz. Çünkü tiyatro yazma işini genellikle edebiyatçılar üstleniyor. Fakat maalesef Kürt tiyatrosunda bu sorumluluk sadece oyuncularınmış gibi bir algı var. Kürt edebiyatçılarının bu konuda mutlaka bir katkısı olması gerektiğini düşünüyorum. Kürt edebiyatçılarını bu işin sorumluluk olarak görmesi gerekip el atması gerekiyor. İşte bu nedenle böyle bir çalışmayı önümüze koyduk” diye aktardı.
Kürtçe şartı
Planlamaları içinde yer alan "sıkıştırılmış tiyatro atölyesi" için Ekinci şunları belirtti: "Biz daha önce 6 aylık atölye süreci başlatmak istedik. Ama hem kişisel olarak yoğunluğumuzdan hem de başvuruların yeterli sayıya ulaşamamasından kaynaklı bunu sıkıştırılmış bir program olarak planladık.” "Asıl kriterlerimiz atölyenin Kürtçe olmasıdır" diyen Ekinci, "Kürtçe bilmeyenler atölyeye dahil olamıyor. Oyunculuğa yatkın olması ve derslere yoğun bir şekilde katılım göstermeleri gerekir. Kayıtlar için de internet sitemiz olan teatrajiyananu.com adresinden başvuru formunu doldurarak kayıt yapabilirler” dedi.
Kendi mekanımızı yaratırız
2018'de çok sayıda zorluk ile karşılaştıklarına dikkat çeken Ekinci, 2019'da benzer engeller ile karşılaşabileceklerini ifade etti. Baskılara yabancı olmadıklarını ifade eden Ekinci, “2006’da ‘Mirina Anarşîstekî’ oyunumuz Kızıltepe Kaymakamlığı tarafından yasaklandı ve birçok defa da yasaklamalarla karşılaştık. Daha önce Kürdistan’da kendimize ait sahnelerimiz vardı. Arkadaşlarımızın, dostlarımızın dayanışma amacıyla bize tahsis ettikleri sahneler vardı. Kayyumlardan kaynaklı sahnelerimiz elimizden alındı. Amed’de, Şanoya Bajarê Amedê, Batman’da Yeni Sahne, Van’da arkadaşlarımızın açtığı sahneler dışında çok fazla ulaşabildiğimiz mekanlar yok. İstanbul’da birçok CHP’li belediyeye başvurduk. Bazılarından cevap bile gelmedi. Ankara Çankaya Belediyesi’ne gidebildik. Mekan bulma konusunda bu süreçte çok ciddi sıkıntılar yaşadık. Bize mekan verilmiyorsa biz kendi mekanımızı yaratırız diyerek İstanbul'da kendi mekanımızı kurduk” dedi.
Her şeyi kendimiz yapıyoruz
Mekan sıkıntısı ve yasaklamalar dışında bu süreci, Kürt tiyatrosu olarak kendi lehlerine çevirdiklerini dile getiren Ekinci, “Kolektif bir çalışma biçimimiz var. Biz oyunculuk yaparken aynı zamanda dekor veya oyunun organizasyonuyla da uğraşıyoruz. Sahne temizliği ile uğraşıyoruz. Kısacası her şeyini biz yapıyoruz. Çok büyük bütçelerle çıkan oyunlara göre gelip bizim oyunlarımızı izleyenler bizim oyunumuzu daha samimi görüyor” ifadelerini kullandı.
Ekinci, “Bizim ne sistemden ne de devletten bir beklentimiz var” diyerek, “Beklentimiz kendi kurumlarımızdan ve kendi sanatçılarımızdan. Her konuda güçlü bir şekilde sahip çıkmaya devam etmelerini istiyoruz” dedi.
Berû
1978 yılında İtalya'da Kızıl Tugaylar, Hıristiyan Demokrat Partisine mensup politikacı Aldo Moro'yu kaçırdı. Merkez sağın en etkin kişilerinden birinin yaşamına karşılık 12 hasta siyasi tutuklunun serbest bırakılmasını istediler. Hükümet araya Moro'nun ailesi, arkadaşları ve Papa'nın girmesine rağmen pazarlığı kabul etmedi. Hatta Papa, Moro'ya karşılık kendisinin rehin alınmasını talep etti. Kaçırılmadan 55 gün sonra görüşmelerden sonuç alınamaması nedeniyle Moro'nun cesedi bir parkta bulundu.
Bunun üzerine Dario Fo, “Yüzsüz: Klakson, Borazanlar ve Bırtlar” adlı eserinde bu konuyu ele aldı, ama bir farkla: Kaçırılan Aldo Moro değil, FIAT'ın başkanıydı. Kaçırılan bir siyasi değil de bir sanayici olursa acaba devlet bu kez ne yapardı?
Dario Fo’nun “Yüzsüz: Klakson, Borazanlar ve Bırtlar” adlı oyunu Teatra Jiyana Nû tarafından Kürtçeye “Berû: Klakson Borîzan û Birt” olarak çevrilerek sahneleniyor. Çevirisini Dilawer Zeraq’ın yaptığı, Nazmi Karaman tarafından yönetilen oyunda, Rugeş Kırıcı, Ömer Şahin, Sakina Jir, Nazmi Karaman ve Cihad Ekinci rol alıyor.