Bize ait olanlar ve kendisine ait olduklarımız. Ruhumuzun derinliklerinde bize an be an eşlik edenler. Daha ceni iken bedenlerinde yaşam bulduklarımız. Hesapsız ve süresiz kendisini el pence edip bizi yarına taşımanın mücadelesini veriyorlar. Bedeninde taşıdığı dokuz ayın tüm sancılarını çeken, uykusuz, ağrı dolu bir yola çıkarken severek ve sevinerek hayata bizi taşırlar. Kelimeler yeter mi ki bir anneyi anlatmaya.
Yolumuza kendisini halı eden bu annelerimiz şimdi ateş topuna dünüşen bu cenilerin sesine ses katmanın mücadelesini veriyor. Durmaksızın, uyumaksızın yola düşen annelerimiz beyaz tülbentleriyle yola yoldaş oluyorlar. Yaşamın her alanında kendisinden olana yabancı olmak nedir bilmez. İrmik irmik ördükleri yaşamlar için nerelere kadar gideceğini de en iyi bilen gene onlar. Direnişin kıvılcımını da yakan bir Anne.
Kürt kadınların, annelerin direniş tarihi hep ola gelmiştir. Mina Qazi, Zarife Ana, Rewşen Bedirxan, Besê Ana, Leyla Qasim ve Sakine Cansız ve bugün Leyla Güven. Kürt halkının durmak bilmeyen direniş serüveninde yer alarak özgürlüğe kadın rengini katan Analarımız. Mücadele etmek kadınlar için yaşamın kendisidir. Hayatın her alanında onları fazlasıyla görmek mümkündür. Bir şiir gibi hayatın her alanında akıp giderler. Hisleri, direnişleri, isyanları ve inandıkları davaya sadakatları onları atom parçacıklarına dünüştürür.
Birde yönünüzü şimdi Gebze, Bakırköy, Amed zindanı vb. yerlere çevirin. Birer direniş abidesi olan bu annelere kulak verin ve dinleyin. Amed’deki anne “Anne bedenini eritir ve eriterek yine gider. Ulaşacaktır zafere. Anne çocuklarını kurtaracaktır. Anne erir erir biter ama yine davasından vaz geçmez ve çocuğunu terk etmez…”
Bir direniş kalesi olarak aylardır devam eden bu açlık grevleri eylemi herkese büyük sorumluluklar yüklüyor. İmralı’da sayın Öcalan şahsında tüm Türkiye ve Kürdistan’a dayatılan tecrit politikasına karşı biz dışarıdakilerin sessizliğini kırmak için başlayan ve en son bir grup tarafından ölüm orucuna dünüşen bu direnişlere her yerde ses olmak, onların kendisi olmak, tecridi Kürdistan’ın her tarafından parçalayıp atmanın zamanı çoktan gelmiştir.
Sessizliğin nelere mal olduğunu bir çoğumuz iyi biliyoruz ve sustukça sıranın da bize geleceğini iyi bilmemiz gerekiyor. Kürtler şahsında Anadolu ve Kürdistan’da başlatılan kırım politikasına karşı direniş çanları her sokak, mahalle, şehir ve dört duvarlar arasında dalga dalga yayılıyor. Bizlere düşen bu sele dünüşecek olan yürüyüşe katılıp daha hızlanmasını sağlamaktır.
Baharın çoşkusu Kürdistan’ın her tarafında şahlanmıştır. Karlar sele dönüşmüş ve ışıl ışıl akıyor. Bütün dereler Fırat ve Dicle’ye dünüşmüş durumdadır. Bu seller her adımda bir dahada çoğalıyor. Leyla Güven’in Amed zindanında başlatıp öncülük ettiği bu direniş seline şimdi değilde ne zaman katılacaksın.
Ruhumuz ve bedenimizin taşıyıcıları olan annelere Anne diyebilmek için kendini ve bedenini zincirlerinden kopar…