Zindana sığmayan sesler...

Hazırlayan: Tuğçe KARA


“İşkenceden dolayı beynimde oluşan hasar yüzünden iki ayda bir kontrole gitmem gerekiyor. Bu kontrollerim Batman ve Diyarbakır’da düzenli olarak yapılıyordu; ancak Edirne cezaevi idaresi tüm ısrar ve girişimlerime rağmen aylardır beni kontrole çıkarmıyor.”


1985, Rojava doğumlu. 2010 yılında tutuklanmış ve 2014 yılında da ağırlaştırılmış müebbet cezası almış. 7 yıldır cezaevinde olan Ahmet Mamo, gözaltına alındığında yaralıymış. Göğüs ve ayağından vurulmuş, sonra da askerler tarafından işkenceye uğramış. Askerlerin başına taşla vurmasından dolayı beyin kanaması geçirmiş. Hastanedeki doktor seni yarım saat geç getirselerdi ölebilirdin, demiş. Tedavisiyle ilgilenilmeden Batman M Tipi Cezaevi’ne gönderilmiş. Cezaevi koşullarında iyileşmesi mümkün değilken bir de keyfi şekillerde tedavisi engellenmiş. Batman’da 4,5 yıl kaldıktan sonra Diyarbakır’a sürgün edilmiş ve en son Edirne F Tipi Cezaevi’ne konulmuş. 


Tedavisi engelleniyor

İşkenceden dolayı beyninde ağır hasar oluşan Mamo’nun sağlık sorunları ciddi. Doktorlar, dikkat etmezse sağlık durumunun daha da ağırlaşabileceğini belirtmiş. Cezaevi koşullarında neye, nasıl dikkat edeceğini o da bilmiyor. Ayrıca işkenceden dolayı oluşan hasar yüzünden iki ayda bir kontrole gitmesi gerekirken, cezaevi yönetimi aylardır hiçbir şekilde tedavisine izin vermiyor Mamo’nun. Hastaneye gitmek için yaptığı başvuruların tümü sonuçsuz kalmış sekiz aydır. Tabii bir de cezaevinde yaşadıkları var. Geçtiğimiz aylarda parmak izi işlemi için götürülürken, infaz memurları tarafından yere atılıp eline ve kafasına basılmış. 


Hücrede tutulamaz

Mamo’nun tek kişilik hücrede kalması da sağlık sorunları nedeniyle riskli. Bazen bayılıyor. İki kişiyle birlikte kalmak için üçlü cezaevi bölmeleri sistemine başvurmuş; ancak üç kişi aynı yerde kalma isteği Edirne Devlet Hastanesi Kurulu tarafından raporsuz bırakılmış. Raporların doktorlar tarafından bilerek ve isteyerek verilmediğini söyleyen Mamo, doktorlardan şikâyetçi. Elindeki bazı raporlara rağmen sağlığıyla ilgili yasal başvurularının hiçbirinden sonuç alamamış. Ameliyat raporu ise hiçbir zaman verilmemiş Mamo’ya. Sağlık sorunları yaşamaya devam eden Mamo’nun isteği, düzgün bir şekilde tedavi edilmek ve kontrollerine gidebilmek. 


Mektup Adresi:

Ahmet Mamo

Edirne F Tipi Cezaevi / Edirne






Çocukluğundan bu yana tutsak


“Çocuk yaştan beri cezaevindeyim. Cezaevinde büyüdüm. 24 yıldır cezaevindeyim ve daha 6 yıl cezam var. Bizlerin bir gün özgür olacağı umudunu taşıdım ve hep de umutlu olacağım.”


1972, Erzurum doğumlu. Dokuz kardeşler. Babaları 1999 yılında vefat etmiş, Memduh Kılıç’ın çocukluğu ise yatılı okullarda geçmiş. 1990 yılında tutuklanmış. 27 yıldır cezaevinde. Tutuklanmadan önce tam on altı gün gözaltında kalmış ve bu on altı gün boyunca da işkence görmüş. Tutuklanıp Hakkâri cezaevine sevk edilmiş, 4 ay sonra ise sürgün başlamış. Yaklaşık 2 sene de Elazığ cezaevinde kalmış. 1994’de ise Diyarbakır DGM tarafından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış ve yine aynı yıl 1994 Çankırı Cezaevine sürgün edilmiş. Tutuklandığında hiçbir hastalığı olmayan Kılıç’ın maruz kaldığı kötü muamele ve uğradığı fiziksel saldırılar nedeniyle zamanla vücudunda kalıcı hasarlar oluşmuş. Sürgün edildiği Çankırı cezaevindeki kötü koşullar ve günlerce gördüğü işkenceden dolayı, 1997 yılında tüberküloz hastalığına yakalanmış. 


Yoldaşları katledildi

Tüberküloz nedeniyle gelişen pek çok diğer hastalığı olmasına rağmen tedavisi engellenen Kılıç’a, cezaevi yönetimi ilaçlarının hepsini vermiyor. Normal koşullarda ve ilgili doktorlar tarafından muayene edilmediği için sağlıklı bir tedavi süreci görmeyen Kılıç’ta zamanla başka hastalıklar meydana gelmiş. Bir kez doktorlarının hastaneye sevk edilmesi gerektiğini söylemesine rağmen askerler tarafından yeniden cezaevine gönderilmiş. Götürüldüğü cezaevinde durumu ağırlaşınca hastaneye sevk edilmiş ve burada da hastalığına aynı teşhis konulmuş; ama cezaevi yönetimi tarafından verilmeyen ilaçlar nedeniyle tedavisi her zaman yarım kalmış. Sevk edildiği Ulucanlar Cezaevi’nde 9 yıl kalmış. Bu 9 yıl içerisinde Türkiye Sosyalist Hareketi’nden 11 arkadaşının işkenceyle katledilmesine tanık olmuş, 19 Aralık cezaevi operasyonunda aynı cezaevinde kaldığı insanları kaybetmiş.


Hayati tehlikesi var!

Kılıç, “Hayati tehlikesi var” raporuna rağmen tahliye edilmiyor. Toplum için riskliymiş dışarıda olması. Ring aracına bindirilmesi bile işkence, çünkü solunum zorluğu çekiyor. Uzun süre ring aracında havasız kalması Kılıç’ın hastalıklarına sahip olan biri için ölümcül risk taşıyor. Ağır hasta tutsaklardan biri olduğu için Newroz’dan önce tahliye edileceği bildirilmiş kendisine; ancak Barış Süreci sona erdirilince tahliyeleri durdurulmuş. Kılıç’ın en çok şikâyetçi olduğu konulardan biri ise doktorların onlara yönelik tutumları. Hastanedeki doktorların yaklaşımlarını ırkçı ve verdikleri raporları da ideolojik buluyor. Doktorların da onların cezaevinde kalacak durumda olmadıklarını bildiğini ancak onlara hiçbir zaman böyle davranmadıklarını aktarıyor ve doktorların bilime, tıpa, Hipokrat Yemini’ne göre değil; sistemin isteklerine göre hareket ettiklerini ısrarla vurguluyor.


Mektup Adresi:

Memduh Kılıç

Silivri 5 Numaralı Kapalı İnfaz Kurumu / İstanbul