
25. Kürdistan Halk Dansları ve Müzik Festivali Mihrîcan, 26-27 Mayıs tarihlerinde Almanya’nın Bielefeld kentinde düzenlendi. Müzik dalında 23 kişi, halk dansları dalında ise 14 grup yarıştı.
Her sene olduğu gibi bu yıl da Mihrîcan, geleneksel kent yürüyüşü ile başladı. Bielefeld Belediyesi önünde başlayan yürüyüş, bir saat sürdü. Davul-zurna eşliğinde yapılan yürüyüşte, at üzerindeki gelinle birlikte halk dansları ekipleri ve müzik dalındaki yarışmacılar da katıldı. Sarı-kırmızı-yeşil renklerle yürüyen ve Kürtçe şarkılar söyleyen katılımcılar, kentteki insanlardan yoğun ilgi gördü. Yürüyüş ardından toplu olarak etkinliğin yapıldığı Bielefeld Üniversitesi’ne giden Kürdistanlılar, yarışmaları büyük bir heycanla bekledi.
İlk gün müzik yarışması
Etkinliğin sunuculuğunu folklor eğitmenleri Leyla Ekinci ve Weli Botî yaptı. Sanat ve kültür çalışmaları yürütürken yaşamını yitiren sanatçıların anısına yapılan saygı duruşu ardından Tertip Komitesi adına tiyatrocu Amele konuştu. Avrupa’da yaşayan Kürdistanlıların kültürlerine sahip çıkmalarının sevindirici olduğunu belirten Amele, yaşanmayan ve yaşatılmayan kültürün yok olmakla karşı karşıya olduğunu dile getirdi.
İlk gün müzik grupları sahne aldı. Klasik Kürt müziği ve çağdaş Kürt müziği olarak iki dalda yapılan yarışmanın jürisinde Ozan Şemdin, Seyitxan, Eylem, Sosin ve Memo Gül yer aldı.
‘Sömürgecilere inat kültürümüz yaşıyor’
İkinci gün ise TEV-ÇAND adına sanatçı Ozan Seyitxan’ın konuşması ile başladı. „Bugün bir araya gelip kültürümüzü ve sanatımızı, melodilerimizi, avazımızı özgürce söyleyebiliyorsak bunu kahraman şehitlerimize borçluyuz“ diyen Seyitxan’ın konuşması sık sık alkışlarla kesildi. Avrupa’da Kürt kültürünün ve renklerinin yaşatılması gerektiğine dikkat çeken Seyitxan, “Ülkeden uzak sürgünde yaşasak da gençlerimiz renkleriyle böyle kültür çalışmalarını yaparak geleceğe ışık olmaya çalışıyorlar” dedi.
Bielefeld Kürt Halk Meclisi Başkanı Tahir Koçer ise, böylesi bir organizasyona evsahipliği yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi.
TEV-ÇAND temsilcilerinden Sultan Öğer de, sömürgeci güçlere inat Kürt halkının her yerde kültürünü ve sanatını geliştirdiğini ifade etti. Sultan Öger, “Ülke tarih boyunca Kürtleri katliamlarla susturmaya çalıştı. Ancak Kürt halkı, inançlı bir şekilde şehir ve sokaklarda direnmesini bildiler. Kültür soykırımına karşı Mihrîcan’ımız aynı zamanda bir mücadele duruşu, bin yılların açığa çıkarılmayan Kürt kültürünü açığa çıkarmanın bir yoludur” dedi.
Konuşmalar ardından halk dansları yarışmasına geçildi. Yarışmanın jürisi tiyatrocu Amele, Sultan Dicle, Mustafa Lala, Weli Botî, Ulaş Sönmez ve Yılmaz Beyazgül’dü. Mihrîcan’da Yunan Çocuk Grubu da Yunan danslarından örnekler sundu. Dengbêj Xodeda ve Yusuf müzik dinletisi sundu. Ardından 14 halk dansları grubu performanslarını sundu.
Yarışma sonuçları
Yarışmalar sonunda halk oyunları dalında Celle’den katılan Koma Laliş Amed oyunlarıyla birinciliği kazandı. Paris ekibi Koma Ronahî ikinci olurken, Wupertal’dan Govenda Ar ve Basel’den Koma Evina Welat ise üçüncülüğü paylaştı. Centilmenlik ödülü polisin vize vermemesi üzere maceralı bir yolculuktan sonra ancak Mihrîcan’ın son gününe yetişen Londra ekibi Koma Aşitî’ye verildi. Kostüm ödülünü ise, Wan ve Agirî yörelerinin elbiselerini giyen Hamburg’dan Sipan Amara ile Köln’den Govenda Baran arasında paylaştırıldı. Jüri özel ödülü ise otantik oyunlarıyla büyük beğeni toplayan yarışmanın birincisi Koma Laliş’e verildi.
Klasik müzik dalında Berlin’den katılan Nurhayat Xinis birinciliği alırken, Celle’den Hemsa Yavşan ikinciliğe, Emin Hemduni üçüncülüğe layık görüldü. Çağdaş Kürt müziği dalında ise Köln’den Koma Baran birinciliği, Hanover’den Rezzan û Şirin ikinciliği, Berlin’den Zöhre Pazarcık üçüncülüğü kazandı. Rezzan û Şirin ikilisinin küçük bateristi Devran Dal da jüri özel ödülüne layık görüldü.
M. ZAHİT EKİNCİ/MURAT MANG - BIELEFELD