
Savcının itirazı üzerine hakkında tutuklama kararı çıkarılan ve adliyede işlemleri başlamadan “tutuklandı“ haberi son dakika olarak servis edilen HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, rehin alındı.
Hakkında savcılığın itirazı üzerine tutuklama kararı çıkarılan HDP Kars Milletvekili ve Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen, HDP’li vekiller ile birlikte Diyarbakır Adliyesi’ne geldi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma nedeniyle hafta sonu HDP Milletvekili Meral Danış Beştaş ile birlikte gözaltına alınarak, adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Bilgen, yakalama kararı üzerine Sulh Ceza Hakimliği’ne gitti. Hakimlik işlemlerinin ardından tutuklama kararı yüzüne okunan Bilgen, cezaevine götürülmek üzere adliyeden çıkarıldı.
Avukatları, basın yayın organlarının henüz sorgu işlemlerine başlanmayan Bilgen’in tutuklandığına dair haberler geçmesini de tutanağa geçirdi.
Bilgen, 29 Ocak sabah saatlerinde Ankara Esenboğa Havaalanı’nda gözaltına alınarak Diyarbakır’a getirilmişti. Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki ifade işlemlerinin ardından tutuklama talebiyle sevk edildiği Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nce adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek serbest bırakılan Bilgen de HDP Merkez Yürütme Kurulu’nun (MYK) 6-8 Ekim Kobanê serhildanına ilişkin değerlendirmeleri nedeniyle açılan soruşturma kapsamında “Örgüt üyesi olmak” ile suçlanıyordu.
Aynı soruşturma kapsamında HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş da önceki gün tutuklanmıştı. Beştaş ve Bilgen ile birlikte rehin tutulan vekil sayısı 12’ye çıktı: HDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile HDP Hakkari milletvekilleri Nihat Akdoğan, Abdullah Zeydan ve Selma Irmak, HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encu, HDP Siirt Milletvekili Besime Konca, HDP Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım, HDP Amed milletvekilleri Çağlar Demirel ve Nursel Aydoğan, HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş ve HDP Kars Milletvekili Ayhan Bilgen.
Bilgen: Tavrımızı sürdüreceğiz
Temmuz 2015’ten bu yana HDP ve bileşenlerine dönük gözaltı ve tutuklama operasyonlarında bugüne kadar 9 bin 200 kişi gözaltına alındı, 2 bin 902’si tutuklandı. Eşbaşkanlar, merkez yürütme kurulu üyeleri, parti meclisi, il ve ilçe eşbaşkanları, belediye eşbaşkanları dahil tüm yönetim kademesi etkisiz hale getirilmek isteniyor.
27 vekil gözaltına alındı
Dokunulmazlıkların kaldırılmasının ardından 4 Kasım günü eş zamanlı olarak milletvekillerine dönük operasyonlar kapsamında 3 aylık süre içerisinde Eşbaşkanlar ile birlikte 27 milletvekili gözaltına alındı; 12’si halen tutuklu. Milletvekillerine dönük operasyonlar, referandum tartışmalarının başladığı Ocak ayı sonu itibariyle yeniden yoğunlaştı. Son bir hafta içerisinde Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen ile birlikte 9 milletvekili gözaltına alındı. Bilgen ve Beştaş tutuklandı. Bırakılanlar hakkında “adli kontrol şartı” ve “yurt dışı yasağı“ getirilirken, bu şekilde çalışma alanları da daraltıldı.
Son 6 ayın verileri
HDP Bilgi İşlem Birimi’nin son 6 aya ilişkin tuttuğu veriler göre, 4 bin 966 kişi gözaltına alındı, bin 478 kişi ise tutuklandı. 12 milletvekilinin yanı sıra Temmuz 2015’ten bu yana 35 HDP il eşbaşkanı, 97 ilçe eşbaşkanı tutuklandı. 26 il eşbaşkanı, 82 ilçe eşbaşkanı, 1 belde eşbaşkanı ile 3 MYK, 4 PM üyesi ve 750’yi aşkın il-ilçe yöneticisi halen tutuklu.
Dün tutuklanan HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, tutuklanmadan önce dihaber’e yaptığı açıklamada, operasyonlarla partinin işlevsiz hale getirilmek istendiğini ve referandum sürecinin bu şekilde yürütülmenin amaçlandığını söyledi.
HDP dimdik ayakta
Bilgen, bu kadar baskı ve operasyonlara rağmen HDP’nin halen aktif mücadele yürüttüğünü vurgularken, bunun nedenini şöyle özetledi: “HDP’nin en büyük avantajı siyaseti kişisel hesap ve kaygılar üzerine yapmıyor olması. Sonuçta halkla ilgili bir iddia sahibiyseniz halk kendi partisine seçtiklerine sahip çıkacaktır. Partimize karşı her saldırı daha büyük sahiplenmeyi artırıyor olması aslında tam da bir demokrasi sınavı verdiğimizin göstergesidir. Bu anlamda elbette ki kendi seçtiklerinin tutuklanmış olması çalıştırılamaz pozisyona sürüklenmiş olması karşısında bu kampanyayı, referandum sürecini hem partisine sahip çıkarak hem kendi geleceği ve özgürlüğüne sahip çıkarak halk yürütecektir. Parti plan ve programını belirleyecek ama burada bir görev beklemeden bu durumdan vazife çıkartarak kendi çevresinde nereye ulaşabilirse bu kampanyanın dahil olması gerekir.”
Bilgen, tüm bu baskıların “Evet” kampanyasının bir parçası olduğunun altını çizerek, şunları söyledi: “Burada tabii ki kısa dönem boyutu kısmi gözaltına alınıp, bırakmalarla ya da tutuklu bazı arkadaşlarımızın bırakılmalarıyla halktaki direngen, muhalif kararlı tutumu kırmak gibi bir niyette olabilir, ilerleyen günlerde. Resmi olmasa da bir partiyi fiilen çalışamaz hale getirmenin, kendi derdine düşmüş bir parti örgütü pozisyonu ortaya çıkarmanın arayışı ile de hareket ediyor olabilirler. Hangi ölçekte saldırı gerçekleşirse gerçekleşsin bu mücadeleyi yürütme konusunda direngen bir tavır izleyeceğiz.”
AMED