Yasa, kategorik ayrımlar içermeden demokratik siyasete katılımı, dönüşleri ve silahların devreden çıkarılmasını hukuki güvenceye bağlamalı
- DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Rêber Apo'nun 27 Şubat çağrısının pratikleşmesinin koşulu olan hukuki ve siyasi zemin tartışmasında artık yeni bir döneme girildiğini söyledi.
- Koçyiğit, 42 yıldır çatışmalı geçen 100 yıllık bir sorunu geride bırakmayı, demokratik ve barışçıl çözümünü konuştuklarını ama tek yasayla da çözülmeyeceğini bildiklerini vurguladı.
- Yasanın önemli bir başlangıç olup bir kapı aralayacağını söyleyen Koçyiğit, "Hep beraber bu kapıyı sonuna kadar açmak, sonrasında bir dizi yasayı da birlikte konuşmamız gerekir" dedi.
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis çatısı altında tüm siyasi partilerin temsil edildiği bir Barış İzleme ve Takip Kurulu'nun oluşturulması önerisini tekrarlayarak, tüm siyasi partilere çağrıda bulundu.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, dün Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, 'çerçeve yasa'nın 50 yıllık bir çatışmanın ardından tarihi bir eşik; yeni bir başlangıcın ilk adımı olacağını söyledi. 100 yıllık Kürt meselesininin tek yasayla çözülmeyeceğini, ancak doğru iradeye yansıyan ilk doğru adımın, çözülmesine ve gerçek anlamda kalıcı barışın tesis edilmesine çok büyük bir katkı sunacağını vurgulayan Koçyiğit, "O anlamıyla yasanın kategorik ayrımlar içermemesi ve barış sürecine katılmak isteyenlere kapsayıcı bir kapı aralaması gerekmektedir. Bu yasa, demokratik siyasete katılımı, dönüşleri ve silahların devreden çıkarılmasını hukuki güvenceye bağlamalıdır" dedi.
Yeni bir döneme giriliyor
Barışın ve sürecin hukukunu aradığını belirten Koçyiğit, 27 Şubat çağrısının pratikleşmesinin koşulu olan hukuki ve siyasi zemin tartışmasında artık yeni bir döneme girildiğini söyledi. Yasanın içeriği kadar hazırlanma ve yapım yönteminin de önemli olduğunu ifade eden Koçyiğit, olabildiğince geniş bir istişare zemini ve uzlaşı arayışı sonucu ortak akılla şekillenerek Meclis'e gelmesini de önemsediklerini vurguladı. Meclis'teki bütün siyasi partilere yeniden seslenen Koçyiğit, "40 küsur yıldır çatışmalı geçen 100 yıllık bir sorunu geride bırakmayı, Türkiye'nin en önemli sorununu demokratik ve barışçıl bir şekilde çözmeyi konuşuyoruz. Bu nedenle güncel tartışmalara, dar parti çıkarlarına hapsetmeden bu sorunu ele almanın önemli olduğunu ifade etmemiz gerekiyor" diye konuştu.
Fırsatı ıskalamamak için
Herkesin kendileri gibi düşünmesini ve süreci ele almasını beklemediklerini söyleyen Koçyiğit, şöyle devam etti: "Farklı görüşler, düşünceler, eleştiriler, öneriler, itirazlar olacaktır, olmalıdır da. Bunların her birinin Meclis zemininde ifade edilmesi ve bu anlamıyla yapıcı bir katkı sunması gerekiyor. Bu tarihi fırsatı herkesin iyi değerlendirmesi ve ıskalamamak için de sorumluluk alıp elini taşın altına koyması gerekiyor. Tabii ki yasa yapımıyla her şey bitecek diye bir şey yok. Yasa önemli bir başlangıç olacak, önemli bir kapı aralayacak ve hep beraber bu kapıyı sonuna kadar açmak, sonrasında da daha fazla çalışmamız ve bir dizi yasayı da birlikte konuşmamız gerekir."
Yasa sonrası kurul
Yasanın uygulama sürecinde de yine Meclis'in sorumluluk alması gerektiğini, Meclis çatısı altında tüm siyasi partilerin temsil edildiği bir 'Barış İzleme ve Takip Kurulu' oluşturulmasını istediklerini kaydeden Koçyiğit, şunları söyledi: "Kurul, sürecin takibini yapan, sorunları erken tespit eden ve diyaloğu kolaylaştıran çoğulcu bir yapıda olmalıdır. O anlamıyla özellikle komisyon aşamasındaki gibi bir yaklaşımın benimsenmesi bizim açımızdan çok kıymetli olacaktır."
Mevzuatta değişiklikler
'Çerçeve yasa'nın ardından İnfaz Kanunu, TCK, TMK başta olmak üzere demokratikleşmeyi engelleyen mevzuatta da köklü değişiklikler yapılması gerektiğini belirten Koçyiğit, "Bu nedenle 'çerçeve yasa'nın bir referans yasa, bir kök yasa olması ve yapılacak bütün değişikliklerin de oraya referansla değiştirilmesi, dönüştürülmesi ya da gerçekten köklü bir şekilde ortadan kaldırılması gerektiğini ifade etmemiz gerekiyor" dedi.
Yeni için cesur olmalı
Eksiklikleri söylemenin, süreci zayıflatmak değil, kalıcı ve onurlu barışı mümkün kılmak için sorumluluk almak olduğunu söyleyen Koçyiğit, şunları ekledi: "Bu tarihi fırsatı değerlendirmek için sabır, cesaret, doğru muhataplık ve güçlü demokrasi iradesi lazım. Siyasetin, var olan kalıpların dışına çıkması, ezberlerini aşması ve yeniyi kurmak için de cesur olup adım atması gerekiyor. Eskinin aklı, zihni ve bakış açısıyla yeniyi kurmamız mümkün değildir. Yeni bir Türkiye'yi konuşuyorsak yeni bir dile, bakış açısına ve yeni güçlü adımlara ihtiyacımız var." ANKARA