
MUSTAFA İLHAN / OBERHAUSEN
Türk Başbakanı Binali Yıldırım, Cumartesi günü Almanya’nın Oberhausen kentinde 'Memleket sevdalıları evet diyor' adıyla Avrupa’da 'Evet' kampanyasının startını verirken, Avrupa Hayır Platformu, 1500 kişi eylemciyle Oberhausen Tren İstasyonu önünde protesto mitingi yaptı.
Sivil toplum örgütü aktivistleri ile Almanya Sol Parti ve Yeşiller Partisi üyelerinin eyleme ilgisi bir hayli yoğundu. Elinde Erdoğan ve AKP rejime hayır dövizleri taşıyan eylemciler, yapılan konuşmaların ardından Yıldırım’ın konuşacağı Arena’ya doğru yürüdü. Eylemciler, ellerinde Almanca, Kürtçe ve Türkçe 'Hayır' yazılı dövizleri de taşıdı.
Protestocular neden bu eyleme katıldıklarını gazetemize anlattı.

Eylemcilerden Niema Movassat "Türkiye Cumhuriyeti ve Başbakanı Binali Yıldırım, otoriter ve kirli politikalarını yaymak için Oberhausen’dadır. Eyalet hükümetimiz de bu Yıldırım’ın mitingine izin vermekle kirli savaş politikalarına onay vermiştir. Alman devletinin şunu bilmesi gerekiyor, eğer referandumda evet çıkarsa Türkiye’de demokrasi tam bir çıkmaza girer" dedi.
Almanya’nın Türk devletiyle kesintisiz bir şekilde silah ticaretini sürdürdüğünü dile getiren Movassat "Almanya silah ticaretinde 25’inci sıradan 8’inci sıraya yükseldi. Federal Hükümetin Türkiye ile dostluğu imtiyazlı birinci sınıf ortaklığıdır. Bizim bu ortaklığa karşı çıkmaktan başka yolumuz yok. Esir tutulan HDP’li siyasetçileri görmemiz yeterlidir" ifadesini kullandı.
Niema Movassat, Almanya Başbakanı Angela Merkel’den, mülteciler anlaşmasını feshetmesini, silah ticaretini durdurmasını, İncirlik’teki Alman askerlerinin çekilmesini, imtiyazlık ortaklıktan vazgeçmesini ve AB ile üyelik sürecinin sona erdirilmesini istedi.
Anadolu Federasyonu Başkanı Halit Uzunçelebi ise Türkiye’deki insan hakları ihlalleri ve faşizme karşı olduklarından dolayı eylemde yer aldıklarını söyledi. Uzunçelebi "Bu eylem, Devrimci, demokrat, yurtsever ve halktan her kesimin burada olması gereken bir eylemdir" dedi.
'Destekleyenleri hayretle karşılıyorum'

Adının Kendal olduğunu söyleyen bir aktiviste de "Burada olmamın iki nedeni var. Biri, faşizm ve kirli savaştan mağdur olmuş Kürt halkının yanında olmak. İkincisi ise faşizme karşı olan düşüncemi pratiğe koymaktır" ifadesini kullandı.

Leoni Zieger isimli bir eylemci de "Benim burada olmamın nedeni ülkemdeki Türkler değil. Onların ülkesindeki anti demokratik uygulamalar ve insan haklarının ihlalidir. Türkiye’deki negatif gelişmelere kayıtsız kalmamak için buradayım" dedi.

Aktivistlerden Bernd Schäfer de bu eyleme katılmasının çok sayıda nedeni olduğunu söyledi ve sözlerine şunu ekledi: "Benim eşim Türk. Kızımız ise Alman ve Türk olduğundan hem Türkiye’de hem de Almanya’da ikamet ediyorum. Ondan dolayı buradayım. Binali Yıldırım’ın mitingine katılan insanlara da hayret ediyorum. Çünkü bu insanlar, burada doğup, büyümüş, burada üniversiteye gitmiş ve burada yaşayan insanlar. Orada yaşamamalarına rağmen Türkiye’de tek adam rejimini desteklemeleri hayret verici. Ben sadece Yıldırım’a karşı değil, onu dinlemeye gelen gerici kesimlere karşı olduğum için buradayım. Madem ki, diktatörlüğe, idama ve demokrasisiz bir ülkeye meraklılar, o zaman buyurup gelip Türkiye’de bizimle yaşasınlar."
Suç duyurusu
Öte yandan Binali Yıldırım hakkında, Almanya'da Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) ile bağlantılı ajanlık yaptığı öne sürülen imamlarla ilişkili olduğu gerekçesiyle suç duyurusunda bulunuldu. Artı Gerçek'in yansıttığı Der Spiegel haberine göre Almanya Parlamentosu Yeşiller Milletvekili Volker Beck, ülkedeki makamlara çağrıda bulunarak, Başbakan Yıldırım'ın "DİTİB imamlarının ajanlık soruşturmasıyla ilgili ifadesinin alınmasını ve gerekirse soruşturma boyunca ülkeyi terk etmesine izin verilmemesini" istedi.