Yerel seçimlere sayılı günler kalırken BDP, iki dönemdir AKP’li belediye başkanları tarafından yönetilen Bingöl’de seçim çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor. Bingöl’de altyapı başta olmak üzere birçok sorun bulunuyor. Bingöl halkı, yoksulluk ve işsizlik gibi sorunlarla da karşı karşıya. Kentte, BDP “Öz yönetimle, özgür kimliğe” şiarıyla çalışmalarını sürdürüyor. BDP Grup Başkanvekili ve Bingöl Milletvekili İdris Baluken, Bingöl’deki çalışmalarına ilişkin DİHA’ya değerlendirmelerde bulundu. Bingöl'e talip olduklarını belirten Baluken, bu şehrin artık AKP'nin zulmünden kurtulması gerektiğini ifade etti.


'AKP iktidarının zihniyeti de oldu'

Bingöl’ün Şeyh Sait'ten bugüne kadar Cumhuriyet’in özel soykırım politikalarının uygulandığı bir yer olduğunu hatırlatan Baluken, şunları ifade etti: "Fiziki soykırımla, kültürel soykırımla, siyasi soykırımla beraber ciddi bir düzeyde ekonomik soykırımın da uygulandığı bir kentimizdir. O nedenle özellikle son 10 yılda iktidar partilerine oy verme üzerinden ekonomik soykırım dalgasını kaldırabilir miyiz, düşüncesi ile halkımızın bir oy tercihi şekillenmişti. Ama açığa çıktı ki; bugüne kadar soykırım politikalarını yürütenlerin zihniyeti neyse AKP iktidarının zihniyeti de o oldu. Bingöl, 81 il arasında gelişmişlik düzeyi açısından, sosyoekonomik açıdan son beş il arasındaki yerini maalesef hep korumuş oldu. Biz bunun artık Bingöl halkı tarafından değerlendirildiği ve bunun gereğinin yapılacağı bir sürecin içerisinde olduğumuza inanıyoruz."
Bu kenti susuz, yolsuz, kirli, çöp kent haline getirenlerin, 30 Mart'ta Bingöl halkından bu uygulamaların cevabını alacaklarını kaydeden Baluken, zaferin ardından işe en başından başlayacaklarını belirtti. Baluken, şunları söyledi: "Bingöl'de sağlıksız bir şekilde yapılmış olan ve büyük yolsuzlukların da yapıldığı söylenen altyapı çalışmalarını baştan sona kadar teknik bir ekibe teslim ederek, fizibilite çalışmalarını yapacağız. Üstyapı ile de yarım bırakılmış olan projeleri de bitirerek, halkımızın hizmetine sunacağız. Yine kentin temiz hava, su, temiz kanal sorununu çözeceğiz. Bingöl'ün her tarafındaki çöp kent sorununu ortadan kaldıracağız. Tabi bu hizmetleri yaparken halkımızın tarihi değerlerini de koruyacağız ve saygı duyacağız. Onları Bingöl'de Bingöl'ün caddelerinde yaşatmanın gayreti içinde olacağız. Bilindiği üzere Kürt Özgürlük Hareketi mücadelesinde Bingöl halkı 1925 direnişinde Şeyh Sait ile birlikte en önde yürüyen bir halktı. Bu halkın öncü duruşu o günden bugüne kadar Mehmet Hayri Durmuş, Mehmet Karasungur, Halil İncedursun, Gurbetelli Ersöz ve ismini sayamadığım pek çok kahramanın emeği ile bu günlere geldi. Dolayısı ile Bingöl'de onların anılarını, yaratıkları değerleri yaşatmak da bizim ve Bingöl halkının borcudur. Kent meydanında Şeyh Sait efendi ve dava arkadaşlarının anıtını dikeceğiz. Her sokakta bu değerlerimizin adlarını yaşatacak şekilde, bütün mahalle ve sokakların il genel meclislerin çoğunluğunu inşallah alacağız, alırsak da bütün köylerimizin asimile edilmiş isimlerini değiştireceğiz ve asıl isimleri ile buluşturacağız."
Eşbaşkanlık sisteminin de getirdiği avantajlarla Bingöl kadınının kendi sorunlarını bire bir tartışacağını; kadına ek bütçe oluşturacaklarını; kadınla ilgili bu kentin tarihi, kültürel, sosyal dokusuna uygun projeleri ortaya koyacaklarını vurgulayan Baluken, "Bingöl kadını kendi küllerinden yeniden doğacağına inanıyoruz" dedi.

Öcalan'ın Bingöl hassasiyeti
Baluken, Öcalan ile yapılan görüşmelerde yer aldığını hatırlatarak, şunları ifade etti: "Seçim gündemli bazı değerlendirmeler yapılırken, üzerinde en fazla durulan kentlerden biri Bingöl'dür. Sayın Öcalan Bingöl'e ve Bingöl halkına büyük bir önem atfediyor. Özellikle mücadele içerisinde yer almış Hayri Durmuş, Mehmet Karasungur, Ahmet Yıldırım ve büyük kahramanlık yaratan isimsiz kahramanlardan sürekli bahsediyor. O nedenle onların değerlerinin Bingöl'de halk tarafından sahiplenilmesinin çok değerli olduğunu vurguluyor. Biz de Sayın Öcalan'a Bingöl'deki seçim atmosferini yansıtıyoruz. Burada halkla yaptığımız çalışmaları, halkın bakış açısını, halkın süreçle ilgili duruşunu aktarıyoruz. Bingöl'de bu büyük coşkuyu görürken, ben de Bingöl halkına soruyorum; Bu ideanın gereği olacak bir çalışmayı hep beraber ortaya koymaya söz veriyorsak, İmralı Adası’na gittiğimizde Başkan Apo sorduğunda Bingöl'ün ‘işi tamamdır’ diyelim diyorum. Bingöl halkından bunun sözünü aldık."