Silopi Belediyesi, Êzîdî yurttaşlar için 30 dönümlük bir alanı kapsayan yeni bir kamp alanı oluşturdu. Oluşturulan bu kampa ise Êzîdîlerin terk etmek zorunda kaldıkları yurtları Şengal'in ismi verildi.
IŞİD çetelerinin katliamları nedeniyle topraklarını terketmek zorunda kalan Şengalli Êzîdîlerin Kuzey Kürdistan'a göçü devam ediyor. Güney Kürdistan üzerinden Şırnak'ın Uludere (Qileban) İlçesi'ne bağlı Roboskî Köyü'ne geçen Şengalliler, burada köylüler tarafından karşılanırken, yerleştirilmeleri için gönderildikleri Şırnak ve ilçelerinde de Şırnak halkı seferberlik ruhuyla yardımlarını sürdürerek, Êzîdî yurttaşların ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor.
Önceki gün sınırı geçerek Şırnak'a ulaşan 3 bin civarında Êzîdî, önce Şırnak-Van karayolu üzerinde kurulan kampa yerleştirilerek, daha sonra yoğunluktan kaynaklı Şırnak merkeze aktarıldı. Kent merkezinde halı saha ve parklar kapatılarak, Êzîdîlerin konaklaması için hazırlandı. Kilometrelerce yolu yalın ayak yürüyen Êzîdîler, kent merkezinde belirlenen noktalara yerleştirilirken, haberi duyan Şırnak halkı 7'den 70'e seferberlik ilan ederek gecenin geç saatlerine kadar belediyeye ilaç ve ihtiyaç malzemesi taşıdı. Hasta olanlar, konaklama noktalarında kurulan sağlık kabinlerinde muayene edildikten sonra ilaç tedavisi yapıldı. Kamp, halı saha ve parklara yerleştirilen 4 bin Êzîdînin güvenliği ise Şırnak Belediyesi'ne bağlı zabıta ekipleri ve gençlerin kendi aralarında kurmuş olduğu birimler tarafından sağlanacak.
Şırnak Belediye Eşbaşkanı Eylem Onuk, göç edenlerin barınması için yoğun bir çalışma başlattıklarını belirterek, Êzîdîler için 5 bin kişilik yeni bir kamp hazırlığı yaptıklarını belirtti.

Silopi'de Şengal kampı

Şırnak'ın Silopi İlçesi'nde ise göç eden Êzîdîler için kullanılan AFAD konutları ve boş arazide kurulan çadırların yetersiz kalması ve gelişlerin devam etmesi üzerine belediye tarafından Cumhuriyet Mahallesi'nde yeni bir kamp alanı oluşturuldu. Belediyeye ait yaklaşık 30 dönümlük arazide başlatılan çalışma sonucunda göç edenler için yeni çadırlar yerleştirildi. 50'i aşkın aile tipi çadırın yerleştirildiği kampta, kalabalık aileler için de 10 büyük sahra çadırının yanı sıra bir adet sağlık çadırı yerleştirildi. Kurulan çadır kente Êzîdîlerin terk etmek zorunda kaldıkları Şengal ismi verildi.

Kampa tahliye edilecekler

Silopi Belediyesi eşbaşkanları Emine Esmer ve Seyfettin Aydemir de yapım çalışmaları hala devam eden kampa giderek, denetimde bulundu. Eşbaşkanlar  yeni gelen ailelerle tek tek görüşüp, sorunlarını dinledi.
Denetimin ardından basına konuşan eşbaşkanlar Emine Esmer ve Seyfettin Aydemir, Silopi halkı, belediye ve STÖ'ler olarak girdikleri büyük yükün altından seferberlik ruhu ile kalkabileceklerini belirterek, "Yeni yapılan kamp çalışmalarımız bitme aşamasında. Eski kamp yerini yerleşim yeri olarak kurmamıştık. Bundan dolayı yaklaşık 30 dönüm arazi üzerinde bir kamp yeri oluşturmaya karar vererek, en kısa zamanda Êzîdî yurttaşlarımızın tahliyelerini gerçekleştireceğiz" dedi.
Daha önce AFAD konutlarında yerleştirilen Êzîdî yurttaşlar, iki gün içerisinde tahliye edilerek Şengal adı verilen bu yeni kampa taşınacak.

Amed’e 3 bin kişi yerleştirilecek
Göç eden Êzîdîler’in bir kısmı ise Yenişehir Belediyesi’ne ait sosyal tesislere yerleştirilecek. Amed Büyükşehir Belediyesi ile alt kademe belediyelerin girişimiyle ilk etapta Şırnak ve Silopi bölgesinden yaklaşık bin Êzîdî Amed’de getirilerek Yenişehir Belediyesi sosyal tesislerine yerleştirilecek. Sonraki aşamada, yaklaşık 3 bin kişinin bu tesislere yerleştirilmesi düşünülüyor.




Göç Platformu:  BM sığınmacı kampı kurmalı
IŞİD çetelerinin saldırılarından kaçarak kamplara yerleştirilen Êzîdîlerin durumları hakkında rapor hazırlayan Göç Platformu, Türkiye, Güney Kürdistan hükümeti ve Birleşmiş Milletler'i (BM) göreve çağırarak, acil kod çağrısıyla sığınma kampları oluşturulmasını istedi.
Göç Platformu'nu, 25 Ağustos'ta Silopi, Cizre, Şırnak ve Midyat'a sığınan Êzîdî Kürtlerin durumlarını yerinde inceleyerek bir gözlem raporu hazırladı. Rapor, Diyarbakır Göç-Der binasında düzenlenen basın toplantısı ile açıklandı. Tamamı Şengal ve Şexan bölgelerinden gelen Êzîdîlere ilişkin Amed Göç-Der Şubesi Eşbaşkanı Yılmaz Kan, "Yaşadıkları travma ve acıların ruh hallerinde bir şok etkisi yarattığı, hala yaşamış oldukları şoku atlatamadıkları gözlemlenmiştir" dedi. Gelen ailelerin tamamında parçalanmaların olduğunu tespit ettiklerini dile getiren Yılmaz, "Aile bireylerinin başka bölgelere gittiğini, bir bölümünün kayıp olduğu bir bölümünün ise kendi ailelerindeki bireylerin ölümlerine tanık olduklarını gördük" şeklinde konuştu.

Belediye ve halk seferber

Midyat'ta bulunan kamp dışında sığınmacıların bütün sorunların halk ve yerel yönetimler tarafından çözülmeye çalışıldığına dikkat çeken Yılmaz, "Devletin herhangi bir kurumu bu trajik göçte sorumluluk almamaktadır" dedi. Yılmaz, BM başta olmak üzere uluslararası kurum ve kuruluşların Êzîdî soykırımı ve saldırılarına seyirci kaldıklarını belirterek, "Bu sessiz izleyiş işlenen insanlık suçuna ortak olma anlamı taşımaktadır. Bu nedenle, İŞID tarafından Şengalli Êzîdîlere  yönelik saldırılara sessiz kalınmamalı ve işlenen insanlık suçuna ortak olunmamalıdır" dedi.

Zaxo ya da Kuzey'de

Yaşanan sorunun çözümüne ilişkin ilk olarak atılması gereken adımın, acil kod çağrısıyla BM'nin Zaxo bölgesinde ya da Türkiye sınırları içerisinde güvenli bir alanda Êzîdî Kürtlere yönelik tam teşekküllü bir sığınmacı kampı kurması olduğunu belirten Yılmaz, "AB, ABD ve Avrupa Konseyi yaşanan bu insanlık trajedisi karşısında sessiz kalmamalı ve insani yardım ihtiyaçları hızlı bir şekilde sığınmacılara ulaştırmalıdır. Êzîdî ve diğer halkların kendi topraklarına dönmesi için İŞID karşısında mücadele eden Kürt örgütlerine ayrım yapmadan her türlü destek sunulmalıdır" ifadelerinde bulundu.

Sığınmacı hakları tanınmalı

Güney Kürdistan yönetiminin, Êzîdîlere barınma, güvenlik ve her türlü ihtiyaçlarını çözecek şekilde bir çalışma planlamalısı ve bu çalışma için ciddi kaynak ayırması gerektiğini söyleyen Yılmaz, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti imzaladığı ve taraf olduğu bütün sözleşmelere bağlı kalarak kendi sınırlarını geçen Êzîdîlerin, barınma, beslenme, sağlık vb. bütün sorunları çözmek için acilen harekete geçmelidir. Bugün Suriye'li sığınmacılar için kullanılan bütün imkanlar Êzîdîler için de en kısa süre içinde aynı şekilde kullanmalıdır" diye konuştu.

Yardımlar süreklileşmeli

Uluslararası alanda ve Türkiye'de bulunan insan hakları kuruluşlarını acil olarak göreve çağırdıklarını vurgulayan Yılmaz, "Êzîdîlere yönelik gerçekleştirilen bu ağır insanlık suçuna karşı duyarlı ve sorumlu davranmaya çağırıyoruz. Ayrıca yaşanan bu olaylar esnasında Êzîdî Kürtlerin en büyük destekçisi olan Kürdistan halkı Êzîdî kardeşlerine olan desteklerini arttırarak devam ettirmelidir" dedi.

AMED